Türk yayıncılık dünyasının en önemli mihenk taşlarından biri kabul edilen İbrahim Hilmi Çığıraçan, 1876 (bazı kaynaklara göre 1863) yılında Romanya’nın Tulça kasabasında dünyaya gelmiş ve ömrünü matbuat dünyasına adamış öncü bir şahsiyettir. İstanbul’a göç eden bir ailenin çocuğu olarak erken yaşta iş hayatına atılan Çığıraçan, kurduğu yayıneviyle ülkedeki kitap basımının kurumsallaşmasında kritik bir rol üstlenmiştir. Fikir kitaplarından ders kitaplarına, dini tefsirlerden edebi serilere kadar binin üzerinde esere imza atan aydın yazar, Türk kültür hayatının şekillenmesine doğrudan katkı sağlamıştir. Matbaacılık faaliyetlerini ömrünün sonuna dek sürdüren İbrahim Hilmi, 12 Haziran 1963 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini yummuştur.
Zorluklarla Başlayan Yayıncılık Serüveni
İbrahim Hilmi Çığıraçan’ın çocukluk ve gençlik yılları, azimle örülmüş bir mücadele hikayesidir. Ailesiyle birlikte 1883 yılında İstanbul’a yerleşen genç İbrahim, henüz on iki ya da on üç yaşlarındayken geçimini sağlamak için terzi çıraklığı yapmaya başlamıştir. Matbuat dünyasıyla ilk ciddi teması ise henüz on beş yaşındayken İkdam gazetesinde abone memuru olarak çalışmaya başlamasıyla gerçekleşmiştir. Eğitim hayatını sürdürmek amacıyla bir yandan Tâli Ticaret Mektebi’ne devam etse de, ailesine destek olmak ve çalışmak mecburiyetinde kaldığından bu okulu yarıda bırakmak zorunda kalmıştir. Ancak bu durum onun öğrenme tutkusunu ve girişimci ruhunu köreltmemiştir. Kendi işini kurma hayaliyle yanıp tutuşan İbrahim Hilmi, 1896 yılında Kitaphane-i İslami adını verdiği kendi yayınevini hayata geçirmiştir. Aynı dönemde dini bilgisini geliştirmek amacıyla cami derslerine de düzenli olarak katılmayı ihmal etmemiştir.
Yayınevinin adını daha sonra Kitaphane-i İslam ve Askeri olarak değiştiren müteşebbis, askeri alanda yapacağı büyük yayın projelerine kaynak oluşturmak için adeta bir seyyah gibi yollara düşmüştür. Doğu ve Batı Trakya topraklarını, ardından Makedonya ve Teselya bölgelerini adım adım gezerek çıkaracağı askeri kitaplar için aboneler toplamıştür. Bu yoğun çabalar meyvesini vermiş ve sadece on beş yıl içinde iki yüze yakın askeri kitap basarak orduya ve askeri literatüre büyük katkı sağlamıştir. II. Meşrutiyet’in ilanının ardından yenilikçi adımlarını sürdüren yayıncı, ülkenin resimli ilk günlük gazetesi olan Millet gazetesini çıkararak basın tarihinde çığır açmıştir.
Kültür Hayatına Yön Veren Yayınlar ve Milli Mücadele
İbrahim Hilmi Çığıraçan, dini yayınlar alanında da döneminin en güvenilir ve en çok talep gören eserlerini toplumla buluşturmuştur. Şeyh Muhsin-i Fânî takma adını kullanan Hüseyin Kazım Kadri başkanlığındaki komisyona hazırlattığı Kur'ân-ı Kerîm Tercüme ve Tefsiri bu eserlerin başında gelmektedir. Ayrıca iki ciltlik dev eser Nûrü'l-beyân-Kur'ân-ı Kerîm Tefsiri ve İzmirli İsmâil Hakkı’nın hazırladığı Meânî-i Kur'ân gibi büyük ilgiyle karşılanan dini kaynakları yayın dünyasına kazandırmıştir. Sadece yayıncı olarak kalmayan Çığıraçan, II. Meşrutiyet döneminde ülkenin karşılaştığı sosyal ve siyasi problemleri ele alan, kendi şahsi görüşlerini sunduğu çeşitli düşünce kitapları da kaleme almıştir. Ayrıca ilkokul düzeyindeki öğrenciler için ders kitapları da hazırlayıp yayımlamıştır.
Vatanperver kimliğiyle de öne çıkan İbrahim Hilmi, Kurtuluş Savaşı’nın zorlu yıllarında da sorumluluk almaktan geri durmamıştir. Anadolu’daki çocukların eğitimden geri kalmaması adına Samsun'da büyük bir kitap deposu kurmuştur. Bu depoya çok sayıda ders kitabı ve alfabe göndererek işgal altındaki topraklarda öğrencilerin kitapsız kalmasının önüne geçmiştir. Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte matbaasını Hilmi Kitabevi ismi altında işletmeye devam eden Çığıraçan, yeni dönemde de Türk edebiyatının dev isimlerini bünyesinde barındırmıştir.
Edebiyat Dünyasına Kazandırılan Değerler
Hilmi Kitabevi, Türk edebiyatının ve düşünce dünyasının gelişiminde adeta bir okul vazifesi görmüştür. İbrahim Hilmi Çığıraçan; yazarların geniş okuyucu kitlelerine ulaşmasında ve tanınmasında büyük pay sahibi olmuştur. Bu kapsamda yayınevi bünyesinde eserleri basılan önemli isimlerden bazıları şunlardır:
- Hüseyin Hilmi, Hüseyin Rahmi ve Ahmed Refik'in toplu eserleri
- Halit Ziya, Mehmet Rauf, Refik Hilit ve Ahmed Cevad'ın seri eserleri
- Abdülhak Şinasi Hisar'ın ilk kitapları
Hem yazarlık hem editörlık hem de yayıncılık yaparak geçen altmış yedi yıllık meslek hayatıyla İbrahim Hilmi Çığıraçan, Türk kültür tarihinin en üretken şahsiyetlerinden biri olarak anılmaktadır.