İçeriğe Atla
Hüseyin Rahmi Gürpınar fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Hüseyin Rahmi Gürpınar Kimdir?

İstanbul'da 1864 yılında doğan Hüseyin Rahmi Gürpınar, gözleme dayalı gerçekçi romanları ve toplumsal mizahı işleyen benzersiz eserleriyle tanınan yazardır.

Diğer adlar: Hüseyin Rahmi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Hüseyin Rahmi Gürpınar Hakkında

Türk edebiyatının en özgün kalemlerinden biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar, 19 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Gözleme dayalı gerçekçi üslobuyla toplumun aksayan yönlerini mizahi bir dille ele alan yazar, aynı zamanda kalemiyle geçimini sağlayan ender edebiyatçılardandır. Küçük yaşlardan itibaren yazmaya büyük ilgi duyan Gürpınar, döneminin insan ilişkilerini ve batıl inançlarını eserlerine başarıyla taşıyarak geniş kitlelerce tanınan bir isim haline geldi. Yaşamının son yıllarını Heybeliada'da geçiren usta sanatçı, arkasında altmışa yakın roman ve hikaye bırakarak Türk kültür tarihinde silinmez bir iz bıraktı.

Acılarla Başlayan Çocukluktan Edebi Uyanışa

Padişah yaveri Mehmed Said Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, henüz üç yaşındayken anne acısıyla sarsıldı. Bu kaybın ardından Girit'te görev yapan babasının yanına gönderilen küçük çocuk, ilköğrenimine bu adada adım attı. Ancak babasının yeniden evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a dönmek zorunda kaldı. Teyzesi ve anneannesinin himayesinde büyüyen Gürpınar, eğitim hayatını Yakubağa Mektebi ve Mahmudiye Rüştiyesi'nde sürdürdü. İdadi yıllarında özel dersler alarak Fransızca diline hakim oldu. 1880 yılında Mülkiye Mektebi'ne kaydolsa da yaşadığı ağır bir rahatsızlık nedeniyle ikinci sınıfta bu okuldan ayrıldı.

Eğitimini yarıda bıraktıktan sonra memuriyet hayatına yönelen genç yazar, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde çalışmaya başladı. Ardından Ticaret Mahkemesi'nde azâ mülazımı olarak görev yaptı. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte devlet memurluğundan tamamen istifa ederek tercüme çalışmalarına yoğunlaştı. Edebi üretimini çocukluk yıllarından beri sürdüren sanatçının henüz 12 yaşındayken kaleme aldığı "Gülbahar" isimli tiyatro oyunu maalesef bir yangında yok olmuştu. İlk matbu yazısı ise 1884 yılında Ceride-i Havadis gazetesinde yayımlanan "Bir Genç Kızın Avaze-i Şikayeti" oldu. Bu ilk adımlar, onun gelecekteki parlak kariyerinin habercisiydi.

Gazetecilik Yılları ve Edebi Şöhret

Yazarın edebiyat dünyasında tanınmasını sağlayan en büyük dönüm noktası, "Şık" (Ayine) adlı ilk romanı oldu. Bu başarılı eserin Ahmet Mithat Efendi tarafından beğenilmesi, genç yazara Tercüman-ı Hakikat gazetesinin kapılarını açtı. Eserin 1886'da bu gazetede tefrika edilmesinin ardından Gürpınar, gazetenin kadrolu yazarları arasına katıldı. Daha sonra İkdam gazetesine geçerek burada arka arkaya yayımladığı altı büyük romanla şöhretini tüm ülkeye duyurdu. İkinci Meşrutiyet döneminde durmaksızın yazan Hüseyin Rahmi, Sabah gazetesinde de mütercim ve yazar olarak çalıştı. Ahmet Rasim ile birlikte çıkardığı "Boşboğaz" (Boşboğaz ve Güllâbi) adlı mizah dergisi ise mahkemelik olmasına sebep oldu. Beraat etse de dergisi kapatıldı. İbrahim Hilmi Bey ile ortaklaşa yayımladığı "Millet" gazetesi de ne yazık ki uzun ömürlü olamadı.

Hayatını tamamen kalemiyle kazanan Hüseyin Rahmi Gürpınar, edebiyat serüveni boyunca Sabah, Ziya, Zaman İleri, Son Telgraf, Tevhit-i Efkar, Vakit, Milliyet, Cumhuriyet ve Yeni Sabah gibi dönemin önde gelen pek çok yayın organında romanlar tefrika etti, dergilere yazılar gönderdi. Yazı hayatının en verimli dönemi olan 1921-1924 yılları arasında eser üretmeye aralıksız devam eden romancı, gözleme büyük önem vererek yaşadığı devrin insanlarını, inançlarını ve toplumdaki komik durumları olağanüstü bir doğallıkla sayfalarına aktarmıştır. Cumhuriyet'in ilanından sonra, 1924 yılında yayımladığı "Ben Deli miyim?" romanı nedeniyle mahkemeye sevk edildi ancak yargılama sonunda beraat kararı aldı.

Heybeliada'da Sükunet ve Meclis Yılları

Hüseyin Rahmi Gürpınar, hayatı boyunca hiç evlenmedi ve vaktinin büyük kısmını yazılarına adadı. İstanbul'un çeşitli semtlerinde uzun yıllar ikamet ettikten sonra Heybeliada'ya yerleşen usta sanatçı, hayatının son otuz bir yıllık dilimini bu adada, kendi köşesinde yazarak geçirmeyi tercih etti. Ayrıca edebi kimliğinin yanı sıra siyasi hayatta da rol üstlenen yazar, TBMM'nin 5. ve 6. dönemlerinde (1935-1943) Kütahya milletvekili olarak görev yaptı. Hayatının son anına kadar edebiyattan kopmayan usta yazar, 8 Mart 1944 tarihinde Heybeliada'daki hanesinde zatürre nedeniyle yaşama veda ederek adadaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.

Romanlarının yanı sıra pek çok hikaye, oyun ve tartışma türünde eser bırakan Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın zengin külliyatından öne çıkan bazı önemli çalışmalar şunlardır:

  • Şık (1889)
  • İffet (1896)
  • Mürebbiye (1899)
  • Şıpsevdi (1911)
  • Gulyabani (1913)
  • Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (1912)
  • Ben Deli miyim (1925)
  • Cadı (1912)
  • Kadınlar Vaizi (1920 - Öykü)
  • Hazan Bülbülü (1916 - Oyun)