Türk futbol tarihinin unutulmaz isimlerinden biri olan ve Beşiktaş camiasının efsaneleri arasında yer alan Hüseyin Saygun, yeşil sahalarda sergilediği üstün performansla her zaman derin izler bırakmış bir sporcudur. İstanbul'un köklü semtlerinden Kadırga'da dünyaya gelen ve burada meşin yuvarlakla tanışan ünlü futbolcu, kariyeri boyunca hem savunmadaki geçilmez duruşu hem de centilmenliğiyle hafızalara kazınmıştır. Futbolculuk yıllarının ardından teknik direktörlük koltuğuna da oturarak kulübüne hizmet etmeye devam eden Saygun, Türk spor dünyasında "Çengel Hüseyin" lakabıyla anılmaktadır. O, siyah-beyazlı kulübün en önemli sembollerindendi.
Kadırga'dan Beşiktaş'a Uzanan Yıldızlaşma Hikayesi
İstanbul'un futbolcu yetiştiren tarihi semti Kadırga'da büyüyen Hüseyin Saygun, spora da bu mahallede adım attı. Kısa bir süre Kurtuluş takımında forma giyerek yeteneklerini sergileyen oyuncu, daha sonra Türk futbolunun devlerinden Beşiktaş'a transfer oldu. 1936 yılından 1947 senesine kadar siyah-beyazlı formayı başarıyla terleten futbolcu, sahadaki çalışkanlığı ile kısa sürede taraftarın sevgisini kazandı. 1947-1948 sezonunda kısa süreliğine Vefa takımının kadrosuna dahil olsa da, yalnızca bir yıl sonra yuvasına geri döndü. Bu dönüş onun futbola vedasıydı. Aktif spor yaşantısını, kariyerinin en parlak dönemlerini geçirdiği Beşiktaş çatısı altında sonlandırarak yeşil sahalara veda etti.
Savunmanın Aşılmaz Sol Kanadı ve Derbi Kahramanı
Beşiktaş savunmasında adeta bir duvar ören Saygun; Eşref, Ali İhsan ve Nusret ile birlikte efsanevi defans hattını oluşturdu. Sol kanattaki yüksek enerjisi, mücadeleci yapısı ve rakiplerine nefes aldırmayan markaj yeteneği sayesinde dönemin en çok çekinilen savunmacılarından biri haline geldi. Oyun zekasıyla orta sahayı da yönlendirme kabiliyetine sahip olan başarılı sporcu, sadece defansif görevleriyle kalmadı. Büyük derbilerde de kritik roller üstlenerek ezeli rakipler Galatasaray ve Fenerbahçe ağlarına dörder gol göndermeyi başardı. Bu goller taraftarları coşturmuştu.
Millî Takım Başarıları ve Teknik Direktörlük Dönemi
Ay-yıldızlı formayı kariyeri boyunca tam 13 kez sırtında taşıyan Hüseyin Saygun, uluslararası arenada da ülkesini başarıyla temsil etti. Türkiye'nin dördüncülük başarısı elde ettiği 1948 Olimpiyat Oyunları kadrosunda yer alarak bu tarihi dereceye doğrudan katkı sundu. Aktif sporculuk kariyerini noktaladıktan sonra da futboldan asla kopmayan Saygun, 1959 yılında kulübün 14. teknik direktörü Remondini'nin görevden ayrılmasının ardından Beşiktaş'ın teknik direktörlük sorumluluğunu gururla üstlendi. Bu efsane isim, 30 Mart 1993 tarihinde sevgili İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Geride büyük bir miras bıraktı.
Hüseyin Saygun'un Kariyer Dönüm Noktaları
Hüseyin Saygun'un futbol kariyerindeki önemli istatistikler ve kilometre taşları şunlardır:
- Beşiktaş Efsanesi: 1936-1947 yılları arasında kesintisiz olarak siyah-beyazlı formayı giymiş, ardından kısa bir Vefa deneyiminden sonra tekrar Beşiktaş'a dönmüştür.
- Derbi Golcüsü: Savunma ve orta saha oyuncusu olmasına rağmen, Fenerbahçe ve Galatasaray derbilerinde dörder gol kaydederek derbi tarihine adını yazdırmıştır.
- Olimpiyat Dördüncüsü: 1948 Olimpiyat Oyunları'nda Türkiye'yi temsil eden ve turnuvayı dünya dördüncüsü olarak tamamlayan millî kadroda yer almıştır.
- Siyah-Beyazlı Kulüpte Hocalık: 1959 senesinde teknik direktör Remondini'nin ardından kulübün teknik direktörlük vazifesini üstlenmiştir.
