İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Mehmet Rauf Kimdir?

Mehmet Rauf, 1875 İstanbul doğumlu Türk romancıdır. Edebiyatımızın ilk psikolojik eseri Eylül'ü yazarak adını tarihe altın harflerle kazımayı başarmıştır.

Diğer adlar: Rauf Vicdani, Besim Rauf, Cemil Jüpon, Ali Necdet

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Mehmet Rauf Hakkında

Mehmet Rauf, 12 Ağustos 1875 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen, Türk edebiyatının en seçkin romancı ve hikâyecilerinden biridir. Küçük yaşlardan itibaren edebiyata her zaman büyük ilgi duymuş ve edebi hayata atılmıştır. Edebiyat dünyamıza ilk psikolojik romanı kazandıran usta kalem, 23 Aralık 1931'deki vefatına dek üretken ve seçkin bir yazın yaşamı sürmüştür. Yabancı diller öğrenerek beslendiği realizm akımını kendi hayal gücüyle harmanlayan sanatçı, İstanbul sınırları içerisindeki seçkin ilişkileri derinlemesine incelemiştir.

Bahriyeli Bir Kalemin Edebi Yolculuğu

Balat semtinde bulunan Defterdar Mahalle Mektebi'ni başarıyla bitiren yazar, sonrasında Mekteb-i Bahriye sıralarında geleceğini şekillendirmiştir. Defterdar Mahalle Mektebi'nden mezun olduktan sonra Mekteb-i Bahriye'de eğitimine devam eden yazar, burada kazandığı İngilizce ve Fransızca dil yetkinliği sayesinde Batı'nın edebi değerlerini doğrudan kaynağından analiz etme şansı yakalamıştır. Yabancı dil eğitiminin ardından Fransız edebiyatı onun en büyük ilham kaynağı haline gelmiştir. Yazar Fransız romancı Paul Bourget'nin eserlerini okuyarak ondan yoğun derecede etkilenmiştir. Eserlerinde realizm akımının ve ünlü yazar Halit Ziya Uşaklıgil'in derin etkileri gözlemlenen Mehmet Rauf, Servet-i Fünûn topluluğunun getirdiği sanatsal hassasiyetle harmanladığı bu realist çizgiyi kendine has tahlilci bir üslubla eserlerine kusursuzca yansıtmıştır. Genç yetenek, sanata olan bağlılığını göstermek ve farklı üsluplarla denemeler yapmak adına pek çok takma ad da kullanmıştır. Yazarın dönem dönem tercih ettiği imzalar şunlardır:

  • Rauf Vicdani
  • Besim Rauf
  • Cemil Jüpon
  • Ali Necdet
  • Mehmet Nafiz

Bu müstear isimler altında farklı yazı denemeleri yapan yazar, 1896 yılından itibaren Servet-i Fünûn dergisinde aktif şekilde yazmaya başlamıştır.

Eylül ile Gelen Edebi Zirve

Mehmet Rauf, yazı yaşamı boyunca romanlarıyla tanınırken aynı zamanda hikaye, şiir ve tiyatro türlerinde de yetkin eserler sunmuştur. Sanatçının karakter dünyası oldukça dardır. Psikolojik tahlillere olağanüstü derecede önem vermesi nedeniyle yapıtlarındaki kişi sayısını sınırlı tutmayı tercih etmiştir. Romanlarında genellikle İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin sınıfların ikili ilişkilerini ele almayı tercih etmiştir. Türk edebiyatı tarihinin ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül, yazarın adını altın harflerle yazdırmıştır. İlk olarak 1901 yılında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilen bu eşsiz yapıt, daha sonra kitap olarak yayımlanmıştır. Bu eser büyük ilgi görmüştür.

Tiyatro Sahnesinde Hayatın Çelişkileri

Roman ve hikayelerinin yanı sıra, Mehmet Rauf tiyatro türünde de kalıcı izler bırakmıştır. Yazarın dramatik çalışmaları, toplumsal ve ailevi ilişkilerin çatışmalı yönlerini başarıyla gözler önüne sermektedir. Yazarın 1920 yılında yayımladığı Pençe adlı oyunu, dönemin toplumsal ahlak çelişkilerini sahneye taşır. Bu sahne yapıtında her ikisi de evli olan Vasfi ile Ferdiye'nin yaşadığı yasak ilişki, Ferdiye'nin eşinin bu gizli durumu tesadüfen öğrenip Vasfi'yi öldürmeye kalkışmasıyla sarsıcı ve trajik bir hesaplaşmaya dönüşür. Diğer taraftan Pertev'in Leman ile olan ilişkisi de başka bir çıkar kavgasını barındırmaktadır. Ancak Leman'ın hayatında sadece Pertev yoktur. Leman, onunla evlenebilmek adına çeşitli oyunlar kurar fakat sadık uşak Beşir ile yakalanınca tüm planları bozulur. Pertev, eniştesi Ferit Bey'in öğütlerine uyarak, kendisine iffetli bir eş seçecektir. Kocası tarafından yaralanan Vasfi ise asıl şefkati yine terk ettiği karısında bulur.

Yazarın aynı yıl kaleme aldığı Sansar adlı oyunda da benzer bir trajik kurgu söz konusudur. Teyzesinin oğlu Azmi'yi seven Lamia, ailesinin baskısıyla Refik ile zorla evlendirilir. Evin kahyasının sinsice ürettiği yalanlar ve dedikodular, kıskançlığı körükleyerek Refik'in iki aşığı da katletmesine zemin hazırlar. 1911 yılına ait olan Cidal piyesinde ise Paris'te tahsil görmüş Mecdi'nin yaşamı anlatılır. Mecdi'nin halasının kızı Nesime ile evli olmasına rağmen halasının gelini Behice ile gizli bir aşk yaşaması ve bu tehlikeli ilişkinin, Behice'nin kocasının başka bir yere tayin edilmesiyle gün yüzüne çıkmadan aniden kapanması eserin ana çatışmasıdır. Mecdi sonunda yuvasına geri dönmüştür. Mecdi'nin dramatik ilişkilerini mercek altına alan bu eserde güzel sanatlar da önemli bir yer tutmaktadır.

Diken ise eğlenceli olaylarla bezelidir. 1911 yılında kaleme alınan bu son eserde, eşi ve kızı Bihter'e para yetiştiremeyen Nafi Bey'in yaşadığı otorite yoksunluğu ele alınır. Mahallenin zenginlerinden Hami Bey, yanlışlıkla Bihter'i isteyince işler değişir. Bihter'in ailesi büyük bir zenginlik hayali kurarken durumun aslı anlaşılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Mehmet Rauf kimdir?

Mehmet Rauf, 1875 İstanbul doğumlu Türk romancıdır. Edebiyatımızın ilk psikolojik eseri Eylül'ü yazarak adını tarihe altın harflerle kazımayı başarmıştır.

Mehmet Rauf ne zaman doğdu?

Mehmet Rauf, 12 Ağustos 1875 tarihinde doğdu.

Mehmet Rauf nerede doğdu?

Mehmet Rauf İstanbul doğumludur.

Mehmet Rauf ne zaman vefat etti?

Mehmet Rauf 23 Aralık 1931 tarihinde hayatını kaybetti.

Mehmet Rauf hangi alanda tanınır?

Mehmet Rauf, hikâyeci olarak tanınır.