Osmanlı'nın son dönemi ile cumhuriyetin ilk yılları arasında köprü vazifesi gören İbnülemin Mahmut Kemal İnal, 1871 yılında İstanbul'un Beyazıt semtinde dünyaya gözlerini açtı. Türk kültür tarihinin unutulmaz isimlerinden biri olan bu çok yönlü şahsiyet; tarihçi, edebiyat tarihçisi, müzeci ve mutasavvıf kimlikleriyle tanınan ve bilinen saygın bir fikir insanıydı. Kültürel hafızanın yok olmasını engellemek amacıyla imparatorluğun ve cumhuriyetin en kritik arşivlerinin başında yer alarak belgelerin korunmasını ve tasnif edilmesini sağladı. Süleymaniye Camii külliyesinde kurduğu Evkaf-ı İslâmiye Müzesi ile Türk müzeciliğine yön veren İnal, ömrünü tamamen ilim ve sanat dünyasına vakfetmişti.
Saray Arşivlerinden Müze Kuruculuğuna Uzanan Bir Ömür
Babası uzun yıllar sadrazam Yusuf Kâmil Paşa'nın mühürdarlığını yapmış olan Mühürdar Mehmed Emin Paşa, annesi ise Hamide Nergis Hanım'dır. Bu özel aile ortamı sayesinde Mahmut Kemal'in çocukluk yıllarının çok büyük bir kısmı, dönemin en gözde mekânlarından biri olan Zeynep Kâmil Hanım'ın konağında geçti. Bu konak ortamı, onun gelecekteki entelektüel kişiliğinin ilk tohumlarını ekti. Eğitim hayatı da İstanbul'da şekillendi. 1885 yılında Şehzade Rüşdiyesi'ni başarıyla tamamladıktan sonra eğitimine Mülkiye ve Hukuk mekteplerinde devam etmeyi çok arzuladı. Ancak yaşadığı ciddi bir rahatsızlık nedeniyle bu yükseköğrenim kurumlarını yarıda bırakmak mecburiyetinde kaldı.
Öğrenim aşkından vazgeçmeyen genç Mahmut Kemal, açığını kapatmak için özel hocalardan dersler aldı ve medrese eğitimlerine katıldı. Kendisini yetiştiren kıymetli hocaları arasında, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un babası İpekli Mehmet Tahir Efendi de bulunuyordu. Devlet hizmetine 1889 senesinde Sadaret Mektubî Kaleminde adım atan İnal, otuz üç yıllık parlak bürokrasi kariyerinde pek çok mühim makamda görev yaptı. Osmanlı Devleti'ne tam otuz üç yıllık parlak bir vazife bilinciyle çok farklı idari ve kültürel kadrolarda hizmet sundu. Teftiş-i Islahat Komisyonu Başkitabeti bunlardan biridir. Bu önemli görevler onun devlet işleyişine vakıf olmasını sağladı. II. Abdülhamit devrinde Yıldız Sarayı'nın devasa arşivlerinde çalışarak tarihi evrakın tasnifinde kilit bir rol üstlendi. Cumhuriyetin ilanından sonra ise bu paha biçilemez saray arşivinin düzenli bir biçimde Başbakanlığa devredilmesi sürecini yöneten komisyona başkanlık etti. Ayrıca İstanbul'daki müzenin bir benzerini Kahire'de de inşa ederek uluslararası bir başarıya imza attı.
Osmanlı Mirasını Biyografilerle Yaşatan Kalem
İbnülemin Mahmut Kemal İnal, toplumun radikal ve son derece hızlı bir kabuk değişimi yaşadığı tarihi bir geçiş dönemine bizzat şahitlik etti. Bu fırtınalı süreçte dönemin önde gelen entelektüelleri, devlet adamları ve sanatçılarıyla yakın dostluklar kurdu. Bu zengin çevre onu derinden etkiledi. Bu zengin çevre, onu kaybolmaya yüz tutmuş Osmanlı değerlerini yazılı hale getirmeye sevk etti. Kaleme aldığı biyografik eserlerle şu önemli sınıflara mensup şahsiyetlerin unutulmasını önledi:
- Osmanlı şairleri
- Klasik Türk müzisyenleri
- Dönemin sadrazamları
- Üstat hattatlar
Biyografi sahasında ortaya koyduğu bu devasa külliyatın yanı sıra aynı zamanda şiir, roman ve hikaye gibi farklı edebi türlerde de eserler üreterek Türk kütüphanelerine kalıcı birer hazine bırakmıştır.
Kendi konağında düzenli olarak organize ettiği ve adeta bir akademi vazifesi gören edebiyat meclisleri, İstanbul'un kültür hayatının kalbi konumundaydı. Konağında gerçekleştirdiği bu düzenli ve prestijli toplantılarda dönemin en saygın ilim, sanat ve siyaset erbabını bir araya getiren İnal, toplumsal geçiş sürecinin getirdiği kültürel tıkanıklıkları aşmak adına entelektüel bir canlılığı daima diri tutmayı başarmıştır. Hayatını adadığı bu tarihi ve kültürel misyonu 24 Mayıs 1957 yılındaki vefatına kadar büyük bir aşkla sürdürdü. Ardında bıraktığı kütüphane dolusu eser ve kurduğu müzeler, onun Türk kültür dünyasındaki sarsılmaz yerini ebedileştirdi.
