Amerikan sinemasının altın çağını şekillendiren efsanevi yönetmen ve yapımcı Howard Winchester Hawks, 30 Mayıs 1896 tarihinde Goshen, Indiana sınırları içinde, varlıklı bir kağıt üreticisinin ilk evladı olarak dünyaya gözlerini açtı. Gençlik yıllarında mühendislik eğitimi almasına karşın, içindeki sanat tutkusu onu setlerin büyüleyici atmosferine çok erken yaşlarda sürükledi. Beyaz perdeye sessiz film döneminde adım atan usta isim, yarım asırlık kariyerinde Scarface gibi sinema tarihine yön veren kült yapıtlara imza attı. O, stüdyoların baskıcı yapısına boyun eğmeyen, bağımsız ruhlu bir sinema öncüsüydü. Kendine has anlatı tarzıyla 26 Aralık 1977'de Kaliforniya'da, geçirdiği ani bir rahatsızlık sonucu hayata veda edene dek üretmeye ve yeni nesillere ilham kaynağı olmaya devam etti.
Gökyüzünden ve Pistlerden Film Setlerine Uzanan Yol
Genç Hawks, zengin iş insanı Frank W. Hawks ile Helen Howard çiftinin beş çocuğunun en büyüğü olarak dünyaya geldi. Ailesinin desteğiyle mühendislik üzerine eğitim alsa da içindeki görsel sanatlar aşkı çok gençken filizlenmeye başladı. Nitekim 1910 senesinde, sessiz sinemanın dev aktörü Douglas Fairbanks'in modern bir set tasarımı hazırlaması için genç Howard'ı araması, onun hayatındaki en büyük kırılma noktalarından biri oldu. Bu kıymetli başlangıçtan sonra, yaz tatillerinin tamamını film platolarında asistanlık yaparak ve setlerde çalışarak değerlendirdi. Ancak dünyaya yön veren kült yükseliş yolunu bir süreliğine kesintiye uğratacaktı. Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde hava kuvvetlerinde uçuş eğitmeni olarak görev alan Hawks, savaşın hemen ardından ise yarış arabaları tasarlamaya ve pistlerde pilotluk yapmaya başladı. Bu adrenalin dolu yıllar, onun sinema dilindeki o dinamik ve durmak bilmeyen ritmin en büyük kaynağı oldu. Nihayet 1922 yılında Paramount bünyesinde senarist olarak göreve başladı ve profesyonel beyaz perde kariyerine resmi geçişini yaptı.
Türler Arasında Gezinen Özgür Bir Yönetmenlik
Paramount macerasının ardından Fox Film stüdyoları için senaryolar kaleme alan Hawks, 1926 yılında The Road Glory filmiyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturdu. Bu kritik adım, Hollywood genelinde yepyeni bir tarzın doğuşunu müjdeliyordu. Kısa sürede adını duyurmayı başaran yönetmen, sinema tarihinin en çarpıcı gangster filmi olan Scarface dahil pek çok başyapıta imza attı. Onun filmografisi şaşırtıcı derecede geniş bir yelpazeye sahipti. Klasik komedilerden macera filmlerine, westernlerden müzikallere ve kara filmlere kadar hemen her türde ustalık eseri verdi. Sessiz sinemadan sesli ve renkli döneme geçiş sürecini son derece başarılı yönetti. Hawks tarzını özel kılan en önemli detay, olayları doğrudan dramatize etmek yerine gizemli bir anlatıma saklamasıydı. Karakterlerin duygusal, zamansal ve mekansal bilinmezlikleri izleyicinin merak duygusunu sürekli kamçıladı. Quentin Tarantino gibi modern yönetmenlerin de hayran olduğu bu özel anlatı tarzı, hikayeyi hiçbir zaman pornografikleşmeyen zarif bir örtü altında sundu.
Kült Oyuncular ve Ölümsüz Miras
Yönetmenlik koltuğuna oturmadan önce edindiği sahne donanımı ve senaryo yazarlığı tecrübeleri, onun stüdyo sistemine karşı özgür kalmasını kolaylaştırdı. Büyük yapım şirketlerinin baskısından kaçınmak adına bağımsız yapımcılarla çalışmayı tercih etti ve birçok projesinin prodüktörlüğünü kendisi üstlendi. Sinemaya kazandırdığı en büyük değerlerden biri de oyuncu seçimlerindeki benzersiz vizyoner yaklaşımıydı. 'Açık ara en iyisi, onunla karşılaştırılabilecek kimse yok' sözleriyle tanımladığı Cary Grant, onun vazgeçilmez aktörlerinden biri haline geldi. Aynı şekilde perdedeki gücünü diğer tüm oyunculardan çok daha derinden hissettirdiğini her fırsatta dile getirdiği John Wayne ile de sinema tarihine damga vuran western yapıtlarında birlikte çalıştı. Bu iki dev isimle çektiği filmler, bugün dahi sinema okullarında temel ders olarak gösterilmektedir. Usta yönetmen, 1970 yapımı Rio Lobo filmiyle bu görkemli kariyerine nihai bir nokta koydu.
Akademi Ödülleri, Özel Hayatı ve Vefatı
Kariyeri boyunca pek çok kez ödüllere yaklaşan Hawks, 1942 yılında çektiği Sergeant York filmiyle En İyi Yönetmen Akademi Ödülü adaylığı kazandı. Sinema dünyasının bu gümüş saçlı dehası, sektörde The Silver Fox takma adıyla anılıyordu. Akademi, onun sinema sanatına yaptığı devasa katkıları 1975 yılında takdim ettiği Onursal Akademi Ödülü ile taçlandı. Özel hayatında üç kez evlenen Hawks'un bu evliliklerden toplam dört çocuğu oldu:
- Athole Shearer ile gerçekleştirdiği evlilik (1928-1940) döneminde 2 çocuk sahibi oldu.
- İnce Keith ile yaptığı evlilikten (1941-1949) 1 çocuk dünyaya geldi.
- Dee Hartford ile sürdürdüğü evlilikte (1953-1959) ise 1 çocuk sahibi oldu.
Sinema dünyasının bu ulu çınarı, inme ile aterosklerotik damar hastalığı nedeniyle 26 Aralık 1977 tarihinde, 81 yaşındayken Palm Springs'teki evinde hayata gözlerini yumdu. Geride beyaz perdeyi sonsuza dek dönüştüren muazzam bir sanat mirası bıraktı.