Amerikan tarihinin en sıra dışı figürlerinden biri olan Al Capone, 17 Ocak 1899 tarihinde Brooklyn'de dünyaya gözlerini açtı. Büyük Buhran yıllarında tüm ülkeyi sarsan ekonomik kriz ortamında, kurduğu yasa dışı alkol ağı sayesinde Chicago Outfit suç kartelinin zirvesine yerleşti. Tam adı Alphonse Gabriel Capone olan ve yeraltı dünyasında 'Scarface' olarak tanınan bu İtalyan asıllı lider, gençlik yıllarından itibaren sokak çetelerinde yoğruldu. Yasakların getirdiği boşlukları profesyonelce dolduran ünlü isim, gücünü korumak için ayrıca yerel otoritelerle sıkı bağlar kurdu.
Sokaklardan Mafya Liderliğine Uzanan İlk Yıllar
Brooklyn sokaklarında berber bir baba ve terzi bir annenin dokuz çocuğundan biri olarak büyüyen Capone, genç yaşta disiplin sorunlarıyla karşılaştı. Katolik okulunda okurken bir öğretmene şiddet uyguladığı gerekçesiyle on dört yaşında eğitim hayatına son vermek zorunda kaldı. Bunun üzerine çeşitli gündelik işlerde çalıştı. Johnny Torrio ile tanışması hayatının dönüm noktası oldu. Harvard Hanı isimli mekanda barmenlik yaparken karıştığı bir kavgada aldığı bıçak darbeleri, ona ömür boyu taşıyacağı ve 'Scarface' olarak bilinen o ünlü yara izlerini bıraktı. New York sokaklarındaki tehlikeli çete savaşlarında hızla sivrilen genç adam, karıştığı şiddet olaylarının ardından güvenliğini sağlamak ve işleri sakinleştirmek amacıyla 1920 yılında Chicago'ya gönderilerek Johnny Torrio'nun korumalığını yapmaya başladı.
İçki Yasağı ve Chicago Outfit İmparatorluğu
Amerika Birleşik Devletleri'nde 1920 yılında yürürlüğe giren alkol yasağı, Chicago Outfit için milyar dolarlık bir pazarın kapılarını araladı. Torrio'nun emekliye ayrılarak ülkesine dönmesinin ardından çetenin tek lideri haline gelen Capone, yıllık yüz milyon dolarlık devasa bir bütçeyi yönetti. Devasa bütçe tamamen yasa dışı yollardan sağlandı. Kendi otoritesini kurmak amacıyla yerel siyasetçileri ve emniyet birimlerini rüşvetle kontrol altına aldı. İçki yasağı döneminde yasalardaki açıkları ve bu durumun sunduğu fırsatları son derece profesyonel yöntemlerle değerlendiren efsanevi lider, kolluk kuvvetleriyle kurduğu yakın ilişkiler sayesinde koruma kalkanı elde etti. Bu dönemde halk gözünde kendisini bir iş insanı olarak konumlandırmaya gayret etti. Yoksullara yönelik açtığı aşevleri ve yaptığı bağışlar sayesinde kamuoyunda geçici bir sempati topladı.
Gücünü artırmak amacıyla geniş bir suç ağı kuran Al Capone, şu isimlerle stratejik ortaklıklar yürüttü:
- Johnny Torrio: New York'tan Chicago'ya geçişinde öncülük eden ve çeteyi ona devreden akıl hocası.
- Meyer Lansky: Suç organizasyonunun bağlarını güçlendiren ve devlet başkanı ile tanışmasını sağlayan ortak.
- Blaise Diesbourg: Kanada üzerinden ülkeye yasa dışı viski girişini organize eden önemli kaçakçı.
Sevgililer Günü Katliamı ve Çöküş Dönemi
Kariyerindeki en sarsıcı olay, rakip çete üyelerinin hedef alındığı 14 Şubat 1929 tarihli Sevgililer Günü Katliamı oldu. Bu kanlı baskının ardından medya tarafından '1 Numaralı Halk Düşmanı' ilan edilen mafya lideri, yasal kıskaca alınmaya başlandı. Federal dedektifler titiz çalışmalarla vergi kaçakçılığı suçlamasını mahkemeye taşıdı. Çamaşırhane zincirleri üzerinden kara para aklayan ünlü isim, aynı zamanda devletin vergi kıskacına takılarak 1931 yılında on bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. Güvenlik önlemlerinin en üst düzeyde olduğu Alkatraz Hapishanesi'ne sevk edildiğinde dış dünya ile olan tüm irtibatı kesildi. Hapishane yılları onun için çok zorluydu. Hapiste geçirdiği zorlu yılların ardından sağlık durumu hızla kötüleşen Capone, 1939 yılında tahliye edilse de eski gücüne hiçbir zaman kavuşamadı.
Özel Yaşamı ve Vefatı
Genç yaşta Mae Josephine Coughlin ile dünya evine giren ünlü ismin bu evlilikten Albert Francis isminde bir oğlu oldu. Yaşamının son döneminde nörosifiliz belirtileriyle mücadele eden ve sağlık durumu giderek kötüleşen eski çete lideri, 25 Ocak 1947 tarihinde Palm Island'daki evinde felç geçirmesinin ardından kalp durması nedeniyle hayata gözlerini yumdu. Dönemin en etkili suç figürlerinden biri olan Al Capone, arkasında derin izler bırakan bir mafya mirası bıraktı.
