Türk basınının ve spor dünyasının en etkili köşe yazarlarından biri olan Hıncal Uluç, 1 Kasım 1939 tarihinde Kilis'te dünyaya geldi. Gazetecilik kariyeri boyunca kendine has üslubuyla geniş kitlelere ulaşan usta yazar, 20 Kasım 2022 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Yazıları ve televizyon programlarıyla toplumsal hafızada derin izler bırakan Uluç, çok yönlü entelektüel kimliğiyle tanınıyordu. Kendisi, hem spor hem de kültür-sanat alanındaki özgün yorumlarıyla Türk medyasının şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Renkli kişiliğiyle her zaman gündemdeydi.
Çocukluk Yılları ve Eğitim Hayatı
Hıncal Uluç'un kökenleri, baba tarafından Ubıh kültürüne, anne tarafından ise Kilis ve Rumeli göçmenlerine uzanmaktaydı. Subay olan babası Fuat Uluç'un mesleki görevleri nedeniyle çocukluğunun ilk yılları farklı şehirlerde geçti. İkinci Dünya Savaşı'nın devam ettiği yıllarda Bulgaristan sınırında görevli olan subay babasından ayrı düşen Uluç, üç yaşına gelene kadar anneannesi ve teyzesi tarafından büyütülmüştü. Aile, babanın Van Çaldıran'a tayin edilmesiyle tekrar bir araya geldi. Bu hareketli yaşam sebebiyle ilköğrenimine Bandırma'da adım atan Uluç, bu süreci 1950 yılında Kilis'te tamamladı. Dönemin zorlu koşullarında aile farklı bölgelerde yaşamak durumunda kalmıştı. Ardından Antakya'da 1952 yılında ortaokula başladı ve lise eğitimini Ankara Kurtuluş Lisesi'nde nihayete erdirdi.
Yükseköğrenim sürecinde yabancı dilini geliştirmek amacıyla İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne kaydolsa da buradaki eğitim sadece bir sömestr sürdü. Ankara'ya dönen Uluç, ertesi yıl Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazanarak eğitim hayatını burada sürdürdü. Gençlik yıllarında aldığı bu eğitimler, onun entelektüel altyapısını güçlendiren en önemli unsurlar arasındaydı.
Gazeteciliğe İlk Adım ve Yankı Dönemi
Uluç'un yazı hayatına girişi henüz on yedi yaşındayken, kuzeni Mehmet Ali Kışlalı'nın yönlendirmesiyle gerçekleşti. Demokrat Parti'den ayrılan grubun kurduğu Hürriyet Partisi'nin yayın organı olan Yenigün gazetesinde çalışmaya başladı. Dönemin sıkıyönetim koşullarında altı sayfa basılan bu gazetenin spor sayfasını hazırlayarak mesleğe ilk adımını attı. Liseden mezun olmasının ardından Mamak Muhabere Okulu'nda iki yıllık askerlik vazifesini yerine getirdi. Vatani görevinin ardından, eski Yenigün çalışanlarının kurduğu Yankı dergisinde görev aldı.
Bu dönemde Oktay Kurtböke'nin Cumhuriyet gazetesindeki pozisyonu sayesinde Uluç, Yankı dergisine paralel olarak bu gazetede haftada iki gün spor yazıları yazdı. TRT'nin kurulmasıyla birlikte Cumhuriyet bünyesinde pazartesi günleri tam sayfa televizyon eki hazırlayarak yeni bir soluk getirdi. Meslek hayatının ilk yıllarında çok sayıda değerli gazeteciyle omuz omuza çalıştı.
Sektörde birlikte çalıştığı bazı önemli isimler şunlardır:
- Oktay Kurtböke
- Güneş Tecelli
- Başkurt Okaygün
- Kurthan Fişek
- Güngör Sayarı
- Ercan Tan
Sabah Gazetesi ve Son Yılları
İstanbul macerası, 1980 yılında Gelişim Yayınları'nın sahibi Ercan Arıklı ile ortak bir dergi projesi hazırlığıyla başladı. Başarılı yazar, 1990 yılına gelindiğinde Zafer Mutlu'dan aldığı daveti kabul ederek, uzun seneler boyunca köşe yazarlığı yapacağı ve geniş kitlelere sesleneceği Sabah gazetesinin kadrosuna katıldı. Medya dünyasındaki aktif rolünün yanı sıra televizyonda A Spor ekranlarında izleyicilerle buluştu. Burada "Hıncal Uluç ile Baş Başa" programında futbol gündemini yorumlayarak spor haberciliğine yön verdi. Kendine has tarzıyla spor basınında derin izler bıraktı.
Meslek hayatının çeşitli dönemlerinde silahlı saldırıya uğrayan ve topuğundan yaralanan yazar, 1994 yılındaki bu olayın ardından da farklı polemiklerle gündemde kaldı. İlerleyen dönemlerde köşesinde kaleme aldığı eleştirel yazılar nedeniyle çeşitli yargı süreçleriyle karşı karşıya kalan gazeteci, hapis cezasına çarptırılmanın yanı sıra tazminat ödemeye de mahkûm edildi. Defne Joy Foster'ın vefatının ardından kaleme aldığı köşe yazısı ve Antalya Valisi Alaaddin Yüksel hakkındaki görüşleri bu hukuki süreçlerin odağındaydı. Sağlık sorunlarının baş göstermesiyle 8 Temmuz 2022'de hastaneye kaldırılan duayen gazeteci, 83 yaşında Florence Nightingale Hastanesi'nde vefat etti. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilerek son yolculuğuna uğurlandı.
