İçeriğe Atla
Hermann Emil Fischer fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Hermann Emil Fischer Kimdir?

Euskirchen 1852 doğumlu Nobel ödüllü Alman kimyager Hermann Emil Fischer, şeker sentezleri ve protein araştırmalarıyla modern biyokimyaya öncülük etti.

Diğer adlar: Hermann Emil Louis Fischer

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Hermann Emil Fischer Hakkında

Tam adı Hermann Emil Louis Fischer olan dünyaca ünlü Alman bilim insanı, 9 Ekim 1852 tarihinde Almanya'nın Euskirchen kentinde Laurenz Fischer ve Julie Poensgen çiftinin oğlu olarak dünyaya geldi. Karbonhidratlar ile fermentler üzerindeki çalışmalarıyla tanınan mühendis ve kimyager, henüz üç yaşındayken özel öğretmen eşliğinde eğitim hayatına adım attı. Okul döneminde üstün başarılar göstermesine rağmen babası onun bir kereste tüccarı olmasını arzuluyordu. Fischer ise kendi hayallerinin peşinden giderek doğa bilimleri alanında eğitim almayı hedefledi. Bu hedef doğrultusunda 1871 yılında Bonn Üniversitesi bünyesindeki kimya bölümünde yükseköğrenimine başladı. Genç araştırmacı, bir yıl sonra Strasburg Üniversitesi'ne geçiş yaparak öğrenimini burada sürdürdü. Strasburg'da ünlü kimyager Adolf von Baeyer ile tanışması, kimyaya olan bakış açısını tümüyle değiştirdi ve bu alana bağlılığını pekiştirdi.

Akademik Yolculuk ve İlk Keşifler

Fischer, 1874 yılında flor-esans ve orcin-fitalin üzerine hazırladığı teziyle doktora derecesini aldı. Aynı yıl mezun olduğu Strasburg Üniversitesi'ne bağlı olarak araştırma görevlisi sıfatıyla göreve başladı. Fischer, Strasburg Üniversitesi'ndeki araştırmaları sonucunda hidrazin bazı ile fenilhidrazin bileşiklerini bulurken, hidrazobenzen ile sülfonik asit arasındaki temel ilişki üzerine Strecker ve Römer olarak tanımlanan derinlikli bir çalışma yürüttü. Kaza sonucunda tesadüfen elde ettiği fenilbenzen bileşiği, gelecekte yürüteceği akademik çalışmaların da adeta temel çekirdeğini oluşturdu. Onun laboratuvarda elde ettiği bu yeni keşifler, ilerleyen yıllarda çeşitli suni boyaların ve ilaçların endüstriyel üretimini mümkün kıldı. 1875 yılında hocası Adolf von Baeyer'in asistanı olarak Münih Üniversitesi'nde çalışmaya başladı. Münih'te doçent olarak akademik hayatını sürdüren Fischer, 1879 yılında aynı üniversitede Analitik Kimya Bölümü Profesörü unvanına layık görüldü. Aynı yıl içerisinde kendisine Aix-La Chapelle'de kimya şefi olması yönünde yapılan cazip teklifi ise doğrudan geri çevirdi. Çalışmalarında bağımsız kalmayı arzuladığı için üniversitedeki akademik ve araştırma odaklı yaşam tarzını her zaman sanayiye tercih ediyordu. Bu yüzden 1883 yılında Badische Anilin ve Soda Fabrikası'ndan gelen cazip iş teklifini de reddetti. Kariyer basamaklarını hızla tırmanarak 1881'de Erlangen Üniversitesi'nde, 1888'de ise Würzburg Üniversitesi'nde profesörlük yaptı. Son durağı olan Berlin Üniversitesi'ndeki görevine ise 1892 yılında A.W. Hofmann'ın davetiyle başladı ve yaşamını yitirdiği güne dek bölüm başkanı olarak burada hizmet verdi.

Şekerlerin Gizemli Dünyası ve Nobel Başarısı

Hermann Emil Fischer, en parlak çalışma dönemini 1882 ile 1906 yılları arasında geçirdi. Özellikle şekerler ile pürin bileşikleri üzerinde gerçekleştirdiği çığır açıcı araştırmalar, onun dünya genelinde tanınan bir otorite olmasını sağladı. Glikoz ve fruktoz gibi doğada sıkça karşılaşılan şekerlerin yapısal açıdan büyük benzerlikler taşıdığını bilim dünyasına kanıtladı. Şeker moleküllerinin uzaydaki üç boyutlu dizilimini ve yapısal formunu ilk kez detaylı şekilde açıklayan araştırmacı unvanını aldı. Ayrıca bu yapıları kağıt üzerinde göstermeye yarayan Fischer Projeksiyonu adlı yöntemi geliştirdi. Doğada serbest halde bulunan şekerlerden biri olan glikozu, 1890 yılında laboratuvar ortamında gliserin maddesinden sentezlemeyi başardı. Bu büyük başarının hemen sonrasında, benzer kimyasal yöntemleri kullanarak otuz farklı şeker türünü daha yapay yollarla sentezledi. Fischer'ın bu çığır açan çalışmalarından önce, diğer kimyagerler doğada ve laboratuvarda yalnızca yedi adet şeker molekülünü tanımlayabilmişti. Şeker bileşiklerinde C=O olarak gösterilen karbonil grubunun varlığını kesin olarak kanıtlayan Fischer, en yaygın şeker türünü altı karbonlu olduğunu ve bu türün tam 16 farklı izomeri bulunduğunu bilim dünyasına gösterdi. Tıbbi alanda da önemli katkılarda bulunarak insan idrarında şeker analizi yapma yöntemini keşfetti.

Bununla birlikte adenin, guanin, ürik asit, kafein ve ksantin gibi maddelerin aynı homojen aileden geldiğini ve birbirlerinden türediklerini ortaya koydu. Fischer, tüm bu yapıların azotlu temel bir sistemin farklı hidroksil ve amino türevlerine ait olduğunu açıklayarak bu temel halkaya Pürin adını verdi. Saf şekerler ile pürinler üzerine gerçekleştirdiği bu benzersiz çalışmalardan dolayı 1902 yılında Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü.

Fischer'ın çalışmaları sırasında aynı aileye mensup olduklarını ve azotlu temel bir yapıdan türediklerini gösterdiği pürin grubu bileşikleri şunlardır:

  • Nükleik asitlerin temel bileşenlerinden olan adenin ve guanin
  • Metabolik süreçlerde karşımıza çıkan ürik asit
  • Günlük yaşamda sıkça tüketilen kafein ile ksantin molekülleri

Proteinler, Peptit Bağları ve Son Yılları

Hayatı boyunca pek çok farklı alana ilgi duyan başarılı bilim insanının bir diğer büyük çalışma sahası ise proteinler olmuştur. 1899 ile 1908 yılları arasında proteinlerin yapı taşı olan amino asitler üzerine yoğunlaştı. Canlıların yapısında bulunan proteinlerin, amino asit adı verilen maddelerin birbirine zincir gibi eklenmesiyle meydana geldiğini kanıtladı. Doğada hazır bulunan amino asitleri birbirinden ayırma, saf hale getirme ve kimyasal yapılarını tayin etme yöntemlerini bizzat kendisi geliştirdi. Bu yoğun araştırma süreci esnasında, daha önce bilinmeyen prolin ve oksipirolin adında iki yeni amino asidi keşfetmeyi de başardı. Kendi geliştirdiği protein hidroliz yöntemi sayesinde on üç farklı amino asit elde etmeyi başardı. Fischer, amino asitlerin birbirlerine nasıl bağlandıklarını yakından incelediği sırada peptit bağını gözlemlemeyi başarmış, ardından tripeptit ve polipeptitleri sentezleyerek polipeptitlerde COHN yapısının protein zinciri boyunca yinelendiğini ortaya koymuştur. Yüze yakın polipeptiti inceleyen Fischer, amino asitleri birleştirerek laboratuvarda yapay protein benzeri maddeler üretti.

Kimya dünyasına yön veren Fischer, likenlerdeki enzimleri, bronzlaşma sağlayan yapıları ve maddeleri de ayrıca araştırdı. Akademik yönü dışında Alman Kimyacılar Derneği'nin başkanlığını yaptı ve Kaiser Wilhelm-I Kimya Enstitüsü'nün kurucuları arasında yer aldı. Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte, Almanya'nın savaş dönemindeki kimyasal madde ve gñda üretimini organize etmek ve düzenlemekle görevlendirildi.

Akademik başarılarla dolu parlak kariyerinin aksine, Fischer özel yaşantısında büyük hüzünler ve telafi edilemez kayıplarla karşı karşıya kaldı. 1888 yılında anatomi profesörü J. Van Gerlach'ın kızı Agnes Gerlach ile evlendi. Büyük bir sevgiyle bağlı olduğu eşi, evliliklerinin üzerinden henüz yedi yıl geçmişken hayata gözlerini yumarak onu derin bir yasa boğdu. Evliliğinden dünyaya gelen üç erkek çocuğundan ikisini, Birinci Dünya Savaşı'nın zorlu cephe koşullarında genç yaşta kaybetmenin acısını yaşadı. Hayatta kalan tek oğlu Hermann Otto Laurent Fischer ise California Üniversitesi'nde biyokimya profesörü olarak onun mirasını sürdürdü. Terazi burcunun özelliklerini taşıyan ve ömrünü bilimin sınırlarını geniştletmeye adayan 67 yaşındaki bu dâhi bilim insanı, 15 Temmuz 1919 tarihinde Berlin'de kendi yaşamına son vererek aramızdan ayrılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hermann Emil Fischer kimdir?

Euskirchen 1852 doğumlu Nobel ödüllü Alman kimyager Hermann Emil Fischer, şeker sentezleri ve protein araştırmalarıyla modern biyokimyaya öncülük etti.

Hermann Emil Fischer ne zaman doğdu?

Hermann Emil Fischer, 9 Ekim 1852 tarihinde doğdu.

Hermann Emil Fischer nerede doğdu?

Hermann Emil Fischer Euskirchen, Almanya doğumludur.

Hermann Emil Fischer ne zaman vefat etti?

Hermann Emil Fischer 15 Temmuz 1919 tarihinde hayatını kaybetti.

Hermann Emil Fischer hangi alanda tanınır?

Hermann Emil Fischer, mühendis olarak tanınır.