Türkiye'de din eğitimi ve İslam hukuku alanında derin izler bırakan Prof. Dr. Hayrettin Karaman, 1934 yılında Çorum'da dünyaya gözlerini açtı. Akademisyen, yazar ve din adamı kimliğiyle tanınan Karaman, fıkıh alanındaki çalışmaları ve akademik başarılarıyla yarım asrı aşan bir kariyere imza atmıştır. Gençlik yıllarından itibaren ilim yoluna baş koyan yazar, telif ettiği onlarca eserle geniş kitlelere ulaşmıştır. Çeşitli üniversitelerde akademisyenlik yapan ve köşe yazılarıyla fikir hayatına yön veren Karaman, günümüzde de katılım bankacılığı danışma kurullarında aktif görev almaktadır.
Gençlik Yılları ve Eğitim Hayatı
Çocukluk ve ilk gençlik dönemi oldukça hareketli geçen Hayrettin Karaman, babası Nurettin Karaman'ın demircilik mesleğinde çalışmasını istemesine rağmen farklı bir geleceğin hayalini kurdu. Ortaokulun ilk senesinin sonunda okuldan ayrılıp evden kaçarak Kırıkkale'deki akrabalarının yanına gitti. Babası tarafından geri getirildikten sonra bir süre terzi ve demirci çırağı olarak çalıştı. Ancak bu uğraşlardan mutlu olmayınca, 18 yaşında gönüllü jandarma olarak askere gitmeyi planladı. Yaşını mahkeme kararıyla büyüterek askere gitmeye hazırlandı. Bu bekleme sürecinde de evden kaçarak Ankara'da üç ay boyunca işportacılık yaptı.
Ankara'da bir tanıdığıyla karşılaştıktan sonra ailesinin endişelendiğini öğrenip memleketi Çorum'a döndü. Burada Kur'an kursuna başlayan Karaman, ardından yeni açılan Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'ne kaydoldu. İmam Hatip okuluna yaşını küçülterek giren Karaman, lise birinci sınıfta okurken evlendi ve mezuniyete kadar iki çocuk sahibi oldu. Toplamda Latife Kılavuz, Lütfullah Karaman ve İhsan Karaman adlarında üç çocuğu dünyaya geldi. 1959'da liseden, 1963 yılında ise İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından iki sene boyunca İstanbul İmam Hatip Okulu bünyesinde öğretmenlik yaptı.
Akademik Yükseliş ve Fikir Hayatı
Öğretmenlik deneyiminin ardından, 1965 yılında mezun olduğu İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'ne fıkıh asistanı olarak atandı. Hazırladığı kapsamlı tez çalışmasıyla 1971'de fıkıh öğretmenliği unvanını elde etti. Aynı yıl İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'ne tayin edilse de, 1975 yılında yeniden İstanbul'a geri döndü. Okulun İlahiyat Fakültesi'ne dönüştürüldüğü 1980 senesinden itibaren akademik basamakları hızla tırmanarak sırasıyla doktor, doçent ve profesör unvanlarını aldı. Bu süreçte fakültede İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı ile Fakülte Kurulu üyeliği gibi idari sorumluluklar da üstlendi.
Akademik çalışmalarının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlendi. Aydınlar Ocağı ve MÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu üyeliklerinde bulundu. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) bünyesinde danışmanlık ve meclis üyeliği görevlerini üstlendi ve bu kurumun hazırladığı İslam Ansiklopedisi projesine maddeler yazarak önemli katkılar sağladı. 1976-1980 yılları arasında yayımlanan Nesil dergisinin kurucu kadrosunda yer aldı. Çıktığı ilk günden itibaren 2019 yılına kadar Yeni Şafak gazetesinde düzenli olarak köşe yazıları kaleme aldı.
Emeklilik, Ödüller ve Kamuoyundaki Yeri
Marmara Üniversitesi'ndeki görevinden 2001 yılında emekli olan Prof. Dr. Hayrettin Karaman, ardından Hollanda'da bulunan Avrupa Uluslararası İslam Üniversitesi bünyesinde üç yıl boyunca misafir öğretim üyesi olarak dersler verdi. Arapça ve Farsçaya hâkim olan din adamı, Fransça dilindeki metinleri de anlayacak düzeyde dil bilgisine sahiptir. Günümüzde Türkiye Finans ve Vakıf Katılım bankalarının danışmanlık komitelerinde aktif olarak üyelik yapmaktadır. Kendisi, yarım asırlık çalışma yaşamında sayısız konferans, seminer ve eğitim programı düzenlemiş, pek çok fikir insanının yetişmesine vesile olmuştur. Bu çabalari neticesinde Türkiye Yazarlar Birliği tarafından kültür adamı ödülüne, 2022 yılında ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında İlim-Kültür ödülüne layık görülmüştür.
Görüşleri ve fetvaları nedeniyle zaman zaman kamuoyunda yoğun tartışmalara konu olan Karaman, özellikle kaleme aldığı kitaplar ve makaleler ile dikkat çekmiştir. Ortak yazarlı olan Polemik değil, diyalog isimli çalışmasında günümüz Hristiyan ve Yahudilerinin de cennete gidebileceğini öne sürmesi üzerine, kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca adıyla bilinen Ahmet Mahmut Ünlü tarafından sert eleştirilere uğramış ve fasık olarak nitelendirilmiştir. Bunun yanı sıra, evlilik süreçlerinde abladan vazgeçilerek kız kardeşin de istenebileceğine yönelik fetvası ile baldızla evlilik konusundaki açıklamaları da çeşitli eleştiriler almıştır. Aile fertlerinin devlet kademelerindeki görevleri de gündemde yer bulmuştur. Oğlu İhsan Karaman'ın Medeniyet Üniversitesi rektörlüğüne getirilmesi, yazarın hükümete yönelik bazı yazıları ve TÜRGEV'e verilen bağışlar hakkında sunduğu fetvalarla ilişkilendirilmiştir. 2019 yılında oğlunun rektörlük görevinden alınmasıyla birlikte, Karaman'ın damadı Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü görevine tayin edilmiştir.
Önemli Eserleri
Hayrettin Karaman'ın yarım asrı aşan entelektüel hayatı boyunca kaleme aldığı önemli kitaplar şunlardır:
- İslam Hukukunda İçtihad
- İslam'ın Işığında Günün Meseleleri
- Günlük Hayatımızda Haramlar Helâller
- İslam'da Kadın ve Aile
- Anahatlarıyla İslam Hukuku
- Bir Varmış Bir Yokmuş - Hayatım ve Hatıralar