Türkiye'nin çoraklaşan topraklarını korumak amacıyla ömrünü doğaya adayan iş insanı ve aktivist Hayrettin Karaca, 4 Nisan 1922 tarihinde Balıkesir'in Bandırma ilçesinde dünyaya geldi. Kırmızı kazağı ve hiç bitmeyen enerjisiyle toplumsal hafızalara kazınan ünlü doğa dostu, kuruculuğunu üstlendiği TEMA Vakfı öncülüğünde yurt genelinde çölleşmeye karşı adeta bir seferberlik ilan ederek sayısız ağaçlandırma çalışması başlattı. Halk arasında 'Toprak Dede' lakabıyla anılan bu özel isim, 20 Ocak 2020'de Yalova'da yaşamını yitirene dek doğal yaşamın savunuculuğunu üstlendi.
Sanayicilikten Doğa Tutkusuna Uzanan Yolculuk
Hocazade Halil Efendi ve Zehra Hanım'ın oğlu olan Karaca, göçmen bir ailenin ferdi olarak büyüdü. Gençlik yıllarında Nurettin, Fahrettin ve Muzaffer adındaki kardeşleriyle paylaştığı sıcak ev ortamı, onun karakterini şekillendirdi. Orta öğrenimini İstanbul'daki Boğaziçi Lisesi'nde tamamladıktan sonra, babasının kurduğu trikotaj işletmesinin idaresini devraldı. Ticari zekası sayesinde Karaca markasını küresel bir güce dönüştürmeyi başardı ve ülkenin ilk triko ihracatını yaptı.
Edebiyat dünyasına ve yeşil doğaya beslediği sevgi, elli yaşlarına geldiğinde hayatının rotasını bütünüyle değiştirdi. İşlerini tamamen oğluna bırakarak Anadolu yollarına düştü. Ülkenin dört bir yanını karış karış gezdi. Bu yolculuklarda bitki türlerini fotoğrafladı, tohum örnekleri derledi. Gözlemlediği manzara ise iç açıcı değildi. Kuruyan şelaleler, yok olan meralar ve hızla ilerleyen çölleşme tehdidi onu derin bir endişeye sevk etti.
Yeşil Bir Miras: Yalova Karaca Arboretum
Yalova'daki meşhur yeşil alanın temelleri, 1948 yılında babası tarafından satın alınan kavaklık arazisiyle atıldı. Aile bu toprağı ıslah ederek verimli bir meyve bahçesine dönüştürdü. Babasının ölümünden sonra kardeşleriyle birlikte tarımsal faaliyetleri büyüterek yola devam ettiler. 1975 yılındaki miras paylaşımında Hayrettin Karaca'nın payına altmış beş dönümlük arazi düştü. Burada 1980 yılında tamamlanan evinin çevresini nadide bitkilerle donatmaya başladı.
Yurt dışındaki botanik bahçelerinden ilham alarak dünyanın her yerinden benzersiz türler topladı. Bu özel alanı kısa sürede Türkiye'nin ilk özel arboretumuna çevirdi. Karaca'nın 2004 yılında kurumsal bir kimlik kazandırarak ülkemize armağan ettiği bu eşsiz arboretum, bugün bünyesinde barındırdığı on dört bin farklı bitki türüyle adeta canlı bir laboratuvar niteliği taşımaktadır. Aynı zamanda ülkemizin nesli tükenmekte olan florası için hayati bir gen koruma merkezidir. Yılda iki defa neşredilen bilimsel dergi ise uluslararası düzeyde araştırmacılara rehberlik etmektedir.
TEMA Vakfı ve Toprak Dede'nin Ödülleri
Çevre sorunlarının çözümü için harekete geçen ünlü iş adamı, 1992 yılında sanayici dostu Nihat Gökyiğit ile bir araya geldi. Birlikte TEMA Vakfı'nı kurarak erozyon tehlikesine karşı toplumsal bir seferberlik başlattılar. Karaca, vakfın onursal başkanlığını üstlenerek halkı ve karar alıcıları sürekli uyardı. Ülkenin geleceğini tehdit eden erozyon gerçeğine dikkat çekebilmek adına yurt genelinde yoğun bir eğitim kampanyası başlatan Karaca, televizyon ekranlarında hazırladığı programlar ve verdiği yüzlerce konferansla halkı bilinçlendirmeye çalıştı. Hayatı boyunca sırtından çıkardığı kırmızı kazağı ise sadeliğin ve doğaya bağlılığın sembolü oldu.
Karaca'nın hem ulusal hem de uluslararası düzeyde kazandığı önemli unvanlar ve ödüller onun mücadelesini taçlandırdı. O başarılardan bazıları şunlardır:
- 1992: Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından takdim edilen 'Global 500 Roll of Honour'
- 1997: Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü
- 2012: Right Livelihood Award (Alternatif Nobel Ödülü)
- 2013: Birleşmiş Milletler Orman Kahramanı Ödülü
Özel yaşamında büyük acılar da yaşayan doğa dostu, ilk eşinin vefatının ardından Mergube Sevim Hanım ile hayatını birleştirdi. Atay, Halil, Kına ve Elif adında dört evlat sahibi oldu. Ancak evlatları Halil'i genç yaşta Fransa'da, Atay'ı ise İstanbul'da kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadı. Toprak Dede, doksan sekiz yıllık ömrünün ardından geride yemyeşil bir vatan mirası bırakarak aramızdan ayrıldı.
