Türk resim sanatının öncü isimlerinden İbrahim Balaban'ın izinden giden Hasan Nazım Balaban, 1955 yılında Bursa'nın Osmangazi ilçesine bağlı Seçköy'de hayata gözlerini açtı. Babasının izinden giderek tuvalin büyülü dünyasına adım atan sanatçı, çocukluk yıllarında Bursa'nın tarihi dokusuyla iç içe büyüdü. İlköğrenimine doğduğu köyde başlayan yetenekli isim, eğitim hayatının ilk aşamasını Bursa'daki Setbaşı İlkokulu bünyesinde tamamladı. Ardından yine aynı şehirde bulunan İpekçilik mahallesindeki Çelebi Mehmet Ortaokulu'na devam ederek burayı başarıyla bitirdi. Ortaöğreniminin bitmesiyle birlikte rotasını kültür başkenti İstanbul'a çeviren Balaban, lise ve üniversite eğitimini bu metropolde sürdürdü. Bu yeni dönemin kapılarını araladı.
Mühendislikten Sanatın Sonsuzluğuna Uzanan Yol
İstanbul'da aldığı elektronik mühendisliği eğitimiyle teknik dünyaya adım atan Hasan Nazım Balaban, profesyonel iş yaşamına özel sektörde başladı. Çeşitli firmalarda edindiği deneyimlerin ardından, iki ortağıyla el ele vererek makine üretimi ve otomasyon sistemleri üzerine odaklanan bir girişim kurdu. Bu şirketi tam altı sene boyunca başarıyla yönetti. Ancak içindeki sanat aşkı onu durmaksızın çağırıyordu. Ressamlığa daha geniş zaman ayırmak ve tuvalleriyle baş başa kalabilmek amacıyla 1997 yılında mevcut ticari ortaklığına son veren Balaban, o tarihten itibaren tüm enerjisini ve zamanını resim çalışmalarına vakfetti.
Toplumsal Gerçekçilik ve Sanatsal Başarılar
Sanatçının profesyonel sergi geçmişi, 1984 yılında ünlü şair Hasan Hüseyin Korkmazgil'in anısına düzenlenen anlamlı bir etkinlik ile başladı. İstanbul'daki bu karma sergiye iki tablosuyla katılan ressam, sanat dünyasından olumlu geri dönüşler aldı. Bu adımla adını duyurmaya başladı. Hasan Nazım Balaban, resimlerinde babasının toplumsal ve çağdaş yaklaşımını kendine has, farklı bir anlatım dili kullanarak sürdürmeyi seçmiştir. Somut gerçekliğe sıkı sıkıya bağlı kalarak ürettiği özgün yapıtlarında, Anadolu insanının yaşam mücadelesini ve derin toplumsal konuları üstün bir gözlem gücüyle yansıtıp eserlerini çeşitli platformlarda sergilemektedir. Yıllar içinde üretkenliğini artıran sanatçı, seksenin üzerinde tablo ve yüzden fazla desen çalışması ortaya koydu. Sanatçının imzasını taşıyan bu kıymetli eserlerin yetmişten fazlası, bugün prestijli özel ve kurumsal koleksiyonlarda yer almaktadır.
Ortak Sergiler ve Yazınsal Miras
Babası İbrahim Balaban ile birlikte açtığı ortak sergilerin yanı sıra kişisel etkinliklerle de adından sıkça söz ettirdi. Sanat yolculuğunda bugüne dek toplam 17 sergiyi sanatseverlerle buluşturan ressam, pek çok karma organizasyonda da yer aldı. Ayrıca eserleri İstanbul ve Ankara gibi Türkiye'nin en önemli sanat merkezlerindeki prestijli fuarlarda sergilenmiştir. Sanatçı sadece tuval üzerinde değil, yazınsal alanda da önemli bir çalışmaya katkı sağladı. Zafer E. Bilgin ile ortak bir çalışma yürüterek, Türk resim sanatının dev ismi babası İbrahim Balaban'ın sanatını ve yaşamını anlatan başvuru kaynağı niteliğindeki önemli eseri yayıma hazırladı. Balaban-Bir Ressam Yunus Emre adını taşıyan bu prestijli kitap, kültür dünyamıza kazandırılan en değerli arşiv çalışmalarından biridir. Sanatçı bugün hâlâ çalışmalarını sürdürmektedir.
Hasan Nazım Balaban'ın sanatındaki temel nitelikler şunlardır:
- Sosyal Gerçekçilik: Babasından devraldığı çizgiyi çağdaş bir üslupla yorumlaması.
- Somut Anlatım: Gerçekçi figürleri kendine özgü, farklı bir teknikle harmanlaması.
- Sanatsal Çok Yönlülük: Resim çalışmalarının yanı sıra desen tasarımları ve kitap derleme projelerinde yer alması.