Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna uzanan kritik eşikte önemli roller üstlenen Hacı Mustafa Beynamlı, din adamı kimliğiyle siyaseti birleştiren öncü bir şahsiyettir. 1866 yılında Ankara'nın Bala ilçesinde dünyaya gelen Beynamlı, ömrü boyunca ilim yolunda ilerlemiştir. Vatan toprağının işgal edildiği Kurtuluş Savaşı yıllarında ise Ankara'da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında Kuvâ-yi Milliye hareketinin en güçlü destekçilerinden biri olmuştur. Hem Osmanlı Meclis-i Mebûsanı'nda hem de TBMM'nin ilk döneminde Ankara milletvekilliği yaparak tarihimizin en sancılı geçiş süreçlerine doğrudan tanıklık etmiştir.
Medrese Yıllarından Osmanlı Meclisine Uzanan Yolculuk
Bala'da dünyaya gelen Hacı Mustafa Efendi, ilim hayatına ilk adımı kendi köyünde atmıştır. Hacı Halil Efendi'nin evladı olan Mustafa, temel eğitimini köyünde tamamladıktan sonra orta öğrenimini sürdürmek üzere Bala'ya gitmiştir. Dönemin dini ilim merkezlerinde derinleşmek isteyen genç Mustafa, eğitim hayatının en önemli aşamasını Konya medreselerinde geçirmiştir. Burada gösterdiği üstün başarıların ardından müderrislik icazeti alarak memleketine dönmüştür.
Eğitimini başarıyla tamamlayan Hacı Mustafa Efendi, Ankara'da bulunan Kocabey Medresesi'nde müderris olarak göreve başlamıştır. Medresedeki bu eğitimcilik yılları, onun bölgede tanınan ve saygı duyulan bir şahsiyet olmasını sağlamıştır. II. Meşrutiyet'in 1908 yılında ilan edilmesinin ardından Osmanlı Siyasi Hayatında yeni bir dönem başlamıştır. Yaşanan bu demokratikleşme dalgasıyla birlikte, 17 Mayıs 1908 tarihinde toplanan Osmanlı Meclis-i Mebûsanı'na Ankara Milletvekili seçilmiştir. Yasama organındaki görevini, Meclis'in feshedildiği 5 Ağustos 1912 tarihine kadar başarıyla sürdürmüştür. Meclisin kapatılmasının ardından ise Ankara'ya geri dönerek yarım bıraktığı müderrislik vazifesine kaldığı yerden devam etmiştir.
Milli Mücadele ve Birinci Meclisteki Tarihi Görevleri
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Anadolu'nun işgal edilmesi üzerine Hacı Mustafa Efendi, vatan savunmasında aktif rol almıştır. Ankara'da Kuvâ-yi Milliye taraftarlarının yanında durarak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti bünyesinde canla başla çalışmıştır. Milli egemenliğin tecelligahı olan TBMM'nin 1. Dönemi için yapılan seçimlerde Ankara Milletvekili seçilmiştir. 23 Nisan 1920 günü gerçekleştirilen meclis açılışında hazır bulunan kurucu kadro arasında yer almıştır.
Parlamentoda son derece aktif bir profil çizen Beynamlı Hacı Mustafa Efendi, meclis çatısı altında şu önemli komisyonlarda görev almıştır:
- İrşad Komisyonu
- Şeriye Komisyonu
- Evkaf Komisyonu
Kurtuluş Savaşı'nın en sıcak günlerinde, özellikle Sakarya Meydan Muharebesi sırasında cephedeki askerin maneviyatını ve moralini yüksek tutmak amacıyla kurulan İrşad Heyeti'nde vazifelendirilmiştir. Bu görev kapsamında Batı Cephesi'nde cephe hattındaki Mehmetçik'e manevi destek sağlamıştır. Ayrıca saltanatın kaldırılmasından sonra, 20 Kasım 1922 tarihinde yeni seçilen Halife Abdülmecid Efendi'ye kutsal emanetleri teslim eden ve TBMM adına tebriklerini ileten heyetin içinde yer almıştır.
Hacı Mustafa Efendi, meclis kürsüsünü son derece etkin kullanan hatiplerden biri olmuştur. Yasama faaliyeti boyunca kürsüden ikisi gizli oturumda olmak üzere tam 50 konuşma gerçekleştirmiştir. Bunun yanı sıra denetleme yetkisini de kullanarak meclise şu önergeleri sunmuştur:
- Beş adet soru önergesi
- İki adet gensoru önergesi
- Bir adet kanun teklifi
Bu girişimleriyle kurucu meclisin yasama ve denetim faaliyetlerine büyük katkı sağlamıştır.
Cumhuriyet Dönemi, Yeni Görevler ve Vefatı
Milletvekilliği süresi dolduktan sonra, 1 Kasım 1923 tarihinde Ankara Darülhilafe Medresesi'ne müderris olarak tayin edilmiştir. Medreselerin kaldırılması kararının ardından eğitimcilik hayatı sona eren Hacı Mustafa Efendi, 14 Eylül 1925'te Ankara Vaizliği görevine getirilmiştir. Dini alandaki yetkinliği ve tecrübesi sebebiyle 16 Aralık 1926 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı Müşavere Heyeti Azalığı makamına atanmıştır.
Bu önemli kurulda çalışmalarını sürdürürken, 25 Ekim 1931 tarihinde vefat etmiştir. Aile hayatına büyük önem veren Hacı Mustafa Efendi, evli ve üç çocuk babasıydı. Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesinin ardından ailesi 'Beynam' soyadını almıştır. Meclis kayıtlarında ve halk arasında daha çok 'Beynamlı Hacı Mustafa Efendi' ismiyle anılan bu vatansever din adamı, geride Cumhuriyet'in kuruluş harcına katılmış onurlu bir miras bırakmıştır.
