Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde bürokraside uzun yıllar hizmet veren Hacı Mehmet Önay, milli mücadelenin meşalesini Bayazıt milletvekili olarak Birinci Meclis'te taşımış son derece saygın ve değerli bir devlet adamıdır. 1844 yılında Doğubayazıt'ta dünyaya gelen bu tecrübeli isim, medrese tahsilinin ardından memleketinin işgali üzerine Ankara'daki kutlu yürüyüşe katılmıştır. Vatan sevgisini her şeyin üstünde tutmuştur. Meclis çatısı altında ülkenin bağımsızlıgı için gecesini gündüzüne katarak çalışmış ve geride büyük bir onur vesikası bırakmıştır. Kendisi, adalet ve yönetim kahramanıdır.
Medreseden Bürokrasiye Ulaşan Başarı Hikayesi
Muharremzade Musa Ağa'nın evladı olan Mehmet Efendi, çocukluk ve gençlik yıllarını doğduğu topraklarda geçirmiştir. İlk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra ilim tahsil etmek amacıyla medreseye yönelmiştir. Medreselerde verilen klasik eğitim, onun mantık, hukuk ve idare konularında güçlü bir altyapı kazanmasını sağlamıştır. Buradaki derin eğitim sürecinin sonunda müderrislik icazetini alarak genç yaşta saygın bir akademisyen konuma erişmiştir. Bilgi birikimini pratikle birleştirmek isteyen genç müderris, vergi idaresinde görev alarak devlet hizmetine ilk adımını atmış ve hemen ardından Liva İdare Heyeti üyeliğine seçilerek yörenin idari işlerinde aktif sorumluluklar üstlenmiştir. Yerel idaredeki bu kıymetli çalışmaları, onun halkın sorunlarına yakından tanıklık etmesine vesile olmuştur. Bürokrasideki bu uzun soluklu tecrübe, onun gelecekteki siyasi vizyonunu şekillendiren en önemli etkenlerden biri olmuştur. Halkın güvenini kazanmayı başarmıştır.
İşgal Yılları ve Ankara'da Parlamento Mücadelesi
Birinci Dünya Savaşı'nın getirdiği yıkımla birlikte, memleketi Bayazıt düşman çizmeleri altında ezilince ailesiyle birlikte İstanbul'a göç etmek mecburiyetinde kalmıştır. Doğu Anadolu'daki Rus işgali, o yıllarda binlerce ailenin evini barkını terk ederek batıya sığınmasına yol açmıştır. Bu zorunlu göç onu durduramamıştır. İstanbul'un payitaht havasında geçen sürgün günleri, onun vatanın kurtuluşuna dair inancını ve kararlılığını daha da artırmıştır. Mondros Mütarekesi imzalandıktan hemen sonra doğup büyüdüğü topraklara dönen tecrübeli bürokrat, vakit kaybetmeden yerel halkı organize ederek ulusal direniş hareketine katılmıştır. Milli mücadele ruhu bölgede hızla yayılmıştır. İşgal altındaki vatan topraklarında yakılan bu bağımsızlık ateşi, Doğu vilayetlerindeki direnişin en sarsılmaz sütunlarından birini oluşturmuştur.
TBMM Dönemi ve Yasama Çalışmaları
Büyük Millet Meclisi'nin açılış döneminde Bayazıt bölgesinden mebus seçilerek 15 Mayıs 1920 tarihinde Ankara'daki meclis çalışmalarına dahil olmuştur. Meclisin çiçeği burnunda koridorlarında, tecrübeli bir bürokrat olarak herkesin saygısını kazanmayı kısa sürede başarmıştır. Yasama faaliyetlerinde etkin rol oynayan Mehmet Efendi, Adalet Komisyonu bünyesinde görev yaparak hukuki düzenlemelere katkı sağlamıştır. Savaş şartlarında meclisin çalışmalarını aksatmadan sürdürebilmesi için yasal altyapının ne denli kritik olduğunu çok iyi bilen tecrübeli mebus, bu hususta önemli girişimlerde bulunmuştur. Özellikle Meclis'in karar alma mekanizmasını düzenleyen ve 5 Eylül 1920'de yürürlüğe giren Nisab-ı Müzakere Kanunu, onun sunduğu kanun teklifi sayesinde vücut bulmuştur. Bu kanun, savaş döneminin olağanüstü koşullarında parlamentonun demokratik meşruiyetini koruyan en hayati yasal güvencelerden biri olmuştur. Meclis çalışmaları hız kesmeden devam etmiştir.
Hacı Mehmet Efendi'nin üstlendiği başlıca görevler şunlardır:
- Vergi dairesindeki memuriyet hizmeti
- Liva İdare Heyeti bünyesindeki kurul üyeliği
- TBMM 1. Dönem Bayazıt milletvekilliği
- Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu üyeliği
Son Yılları ve Tarihi Mirası
Meclis çatısı altında sürdürdüğü bu yoğun ve yorucu mesai, bir süre sonra sağlığının bozulmasına yol açmıştır. Sağlık sorunları nedeniyle 1921 yılının Ağustos ayından itibaren izin alarak memleketi Doğubayazıt'a dönüş yapmıştır. Ömrünün son günlerini burada tamamlamıştır. Evli ve iki çocuk babası olan mebus, parlamento arşivlerinde Hacı Mehmet Efendi adıyla anılmaktaydı. 25 Ocak 1923 tarihinde vefat eden bu değerli devlet adamının vefatı sonrasında ailesi, Türkiye Cumhuriyeti'nde yeni bir dönemin simgesi olan Önay soyadını kabul etmiştir. Bu soyadı, onun şanlı mirasını yaşatmaktadır. Mehmet Efendi, hem Osmanlı bürokrasisine hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş harcına katkı sunan, milli mücadelenin ve bağımsızlık inancının müstesna şahsiyetlerinden biri olarak hafızalarda her zaman saygıyla anılacaktır.
