İçeriğe Atla
Gotthold Ephraim Lessing fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Gotthold Ephraim Lessing Kimdir?

Gotthold Ephraim Lessing, 1729'da Kamenz'de doğan ve Alman edebiyatını Shakespeare esinli dramalarıyla dönüştüren, Aydınlanma'nın öncü yazar ve filozofudur.

Diğer adlar: Lessing, Gotthold Lessing

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Gotthold Ephraim Lessing Hakkında

Almanya'nın Kamenz kentinde 22 Ocak 1729 tarihinde dünyaya gelen Gotthold Ephraim Lessing; tiyatro kuramları, felsefi açılımları ve keskin kalemli eleştirmenliğiyle Alman edebiyatı sahnesini kökten değiştiren öncü bir Aydınlanma Çağı düşünürüdür. Babasının izinden gitmek yerine kendi bağımsız entelektüel yolunu çizen Lessing, Fransız etkisindeki durağan sahne kurallarını yıkarak Alman ulusal tiyatrosunun temellerini atmayı başarmıştır. Shakespeare estetiğini rehber edinerek kaleme aldığı oyunları ve hoşgörü temelli felsefi duruşuyla tanınan deha yazar, yaşamı boyunca dogmatik zihniyete karşı çetin bir mücadele yürüterek her alanda samimi düşünce özgürlüğünü savunmuştur. 52 yaşında Braunschweig'de hayata gözlerini yuman bu büyük deha, ardında bıraktığı entelektüel mirasla bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir.

Teoloji Eğitiminden Tiyatro Dünyasına Geçiş

Genç Lessing’in eğitim serüveni Kamenz’de başladı. Ardından eğitimine Meissen kentindeki saygın Fürstenschule St. Afra okulunda başarıyla devam etti. Dini yazılar yazan bir papaz olan babası, onun da kendi yolundan giderek ilahiyat eğitimi almasını çok arzuluyordu.

Bu doğrultuda genç adam, 1746-1748 yılları arasında Leipzig’de ilahiyat ve tıp eğitimi aldı. Ancak Leipzig günlerinde tanıştığı ünlü Alman aktris Karoline Neuber, onun hayatının akışını tamamen değiştirdi. Karoline Neuber ile kurduğu yakın ilişki Lessing'in tiyatroya ilgisini artırırken, onun için Fransızca oyunlar çevirerek dramaturji dünyasına ilk adımlarını atmasını sağladı. Bu heyecanlı süreçte ilk oyunu olan Genç Akademisyen (Der junge Gelehrte) eserini 1748 yılında kaleme aldı.

Tıp öğrenimine devam etme kararıyla aynı yıl Wittenberg Üniversitesi bünyesine dahil oldu. Fakat sahne aşkı ağır basınca Berlin’e yerleşmeye karar verdi. 1748 ile 1760 yılları arasında Leipzig ve Berlin şehirleri arasında adeta mekik dokudu. Aynı zamanda Vossische Zeitung isimli popüler gazetede editör olarak çalıştı.

Geçimini de bu yolla sağlamayı başardı. Bu dönemde kuzeni Christlob Mylius ile yakın bir dostluk kurdu. Kuzenini takip ettiği Berlin'de ortak çalışmalara imza atarak tiyatro dünyasında ses getiren ortak bir dergi yayımladı. Sadece dört sayı basılmasına rağmen okurların ilgisini çekmeyi başaran bu ortak yayın, genç yazarın tiyatro kamuoyunda son derece yetenekli bir drama eleştirmeni ve aynı zamanda yetkin bir kuramcı olarak tanınmasının önünü açtı.

Yazar, 1751 yılında öğrenimine devam etmek üzere Wittenberg’e geri dönerek felsefe, tarih, matematik, retorik, şiir ve antik Yunanca dersleri aldı. Wittenberg'deki akademik ihtisasını 1752'de tamamladıktan sonra, 1760-1765 yılları arasında Breslau’da General Tauentzien’in sekreteri olarak çalıştı.

Hamburg Yılları ve Shakespeare Devrimi

Daha sonra Berlin’e dönse de, 1767’de Hamburg Ulusal Tiyatrosu’nda dramaturg ve danışman olarak görev aldı. Hamburg günleri yazarın hayatında yepyeni bir sayfa açtı. Burada, gelecekteki eşi Eva König ile tanıştı. Hamburg’da kaleme aldığı eleştirilerle, Alman tiyatrosunun klasik Fransız modellerinin etkisinden kurtulmasına doğrudan yardımcı oldu.

Aydınlanma düşüncesini sahneye taşıyarak muhafazakar dogmatizm ve iki yüzlülükle kalemiyle kararlı biçimde mücadele etti. Antik Yunan ve Roma eserlerini körü körüne taklit etmek yerine, William Shakespeare’in dramatik yapısını örnek aldı. Hamburg Dramaturjisi başlığı altında topladığı denemelerinde yarı-klasik sahne kurallarına sertçe karşı çıkarak antik kalıpların modern döneme uymadığını savundu. Ayrıca bu teorik yazılarıyla milli Alman edebiyatının gelişimine hız kazandıran güçlü bir zemin hazırladı.

Tiyatronun 1770 yılında kapanmasının ardından Wolffenbüttel’deki Dük August Kütüphanesi’nde kütüphaneci olarak çalışmaya başladı. Kütüphane sessizliği, ona harika bir çalışma ortamı sundu. Dönemin ünlü Yahudi filozofu Moses Mendelssohn ile kurduğu derin ve köklü dostluk sayesinde güncel dini tartışmalara ilgi duymaya başlayan Lessing, bu entelektüel etkileşimle dinsel konulardaki felsefi fikirlerini daha da olgunlaştırdı.

Bu ünlü dostluk, yazarın zihninde dinsel hoşgörü fikrinin en somut ve canlı örneğini oluşturuyordu. Ancak inanç özgürlüğünü hararetle savunan broşürleri nedeniyle egemen güçler tarafından sürgün edildi. Bu sürgün cezası onun zihnini köreltmek yerine adeta canlandırarak, insanlık tarihinin en önemli hoşgörü metinlerinden biri olan Bilge Nathan'ı yazmasını sağladı.

Akıl, Hoşgörü ve Lessing Hendeği

Yazar, 1776 yılında sevgilisi Eva König ile evlendi. Ancak dünyaya gelen oğulları Traugott kısa sürede öldü. Aynı yıl sevgili eşi Eva’nın da doğum sırasında hayatını kaybetmesi, Lessing’i adeta derin bir yasa boğdu. Bu ani ve sarsıcı kayıp, yazarın son yıllarını yalnızlık ve hüzün içinde geçirmesine neden oldu.

Bu büyük insani trajediler, yazarın dini ve metafizik sorgulamalarını daha da keskinleştirmesine yol açtı. Sadık Hristiyanların düşünce özgürlüğünü savunurken, İncil'in dogmatik ve birebir yorumlanmasına cesurca karşı çıktı. Ortodoks din adamı Johann Melchior Goeze’ye karşı kaleme aldığı Anti-Goeze risalesiyle tartışmaları zirveye taşıyan yazar, dinsel sorgulamalarında öne sürdüğü özgün kavramlarla akıl ile inanç arasındaki geleneksel köprüleri sarsıcı bir biçimde sorguladı. Tarihsel mucizelerin şüpheli kanıtlar olduğunu ve bunların metafizik gerçekleri ispatlamak için kullanılamayacağını savundu.

Bu düşünsel ayrımı açıklarken kullandığı "Lessing Hendeği" kavramı, felsefe tarihine altın harflerle yazıldı. Kendi ifadesiyle bu hendek, ne kadar denerse denesin bir türlü atlayamadığı çirkin büyük bir uçurumdu. Ömrünün son demlerinde, 1779 yılında tamamladığı başyapıtı Bilge Nathan’da, Haçlı Seferleri dönemindeki Kudüs'ü sahneye taşıdı.

Eserdeki meşhur "üç halka" öyküsüyle İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik dinlerinin eşitliğini savundu. Bu güçlü yapıt, yazarın yaşamı boyunca savunduğu hoşgörü felsefesinin en büyük anıtı oldu. Eser, dinlerin ötesinde insan sevgisini ve aklın rehberliğini yücelten evrensel bir çağrı niteliği taşıyordu. Değerli yazar, 15 Şubat 1781 tarihinde Braunschweig'de dostu Angott'u ziyaret ederken 52 yaşında hayata veda etti.

En Önemli Eserleri

Alman edebiyatının gelişimini hızlandıran ve tiyatro kuramlarını değiştiren Lessing'in kaleme aldığı başlıca yapıtlar şunlardır:

  • Genç Akademisyen (Der junge Gelehrte - 1748)
  • Özgür Düşünen (Der Freigeist - 1749)
  • Yahudiler (Die Juden - 1749)
  • Bayan Sara Sampson (Miss Sara Sampson - 1755)
  • Barnhelm'li Minna (Minna von Barnhelm - 1767)
  • Laokoön (Laokoön oder Über die Grenzen der Malerei und Poesie - 1767)
  • Hamburg Dramaturjisi (Hamburgische Dramaturgie - 1767-1769)
  • Emilia Galotti (1772)
  • Anti-Goeze (1778)
  • Bilge Nathan (Nathan der Weise - 1779)
  • İnsan Irkının Eğitimi (Die Erziehung des Menschengeschlechts - 1780)

Aile, Kariyer ve İlişkiler

Gotthold Ephraim Lessing hakkında bilinen ilişkiler

İlişkili Kişiler