Fridtjof Nansen, 10 Ekim 1861'de o zamanlar Christiania adıyla anılan Oslo'da dünyaya geldi. Norveç'in en tanınmış keşifçilerinden biri olan Nansen; kutup araştırmacılığı, bilim insanlığı ve insancıl diplomatlığıyla 1922 Nobel Barış Ödülü'nü kazandı. Annesi Adelaide Johanne Thekla Isidore Bølling Wedel-Jarlsberg, babası Baldur Fridtjof Nansen'dir. Oslo Üniversitesi'nde zooloji eğitimi aldıktan sonra kariyerini keşif, bilim ve diplomasi üzerinden şekillendirdi.
Kutup Keşifleri ve Bilimsel Serüvenler
Mezuniyetinin hemen ardından, 1882'de araştırma amacıyla Grönland'a gitti. Dönüşünde Bergen'de Doğa Tarihi Müzesi'ni kurdu. 1888'de ise tarihe geçecek bir adım attı: Grönland Adası'nı uçtan uca geçen ilk keşif ekibini yönetti. O kışı adada geçirdi; yaşadıklarını daha sonra Eskimo Hayatı adlı kitabında aktardı.
1893-1896 yılları arasında gerçekleştirdiği Fram seferi, kutup araştırmacılığın sınırlarını fiilen yeniden çizdi. 13 mürettebatıyla birlikte 24 Haziran 1893'te yola çıktı. Eylülde Yeni Sibirya Adaları yakınlarında buz dolu sulara girdi. Gemisini okyanus akıntılarının kuzey kutbuna taşıyacağını hesaplayarak 13 Mart 1895'te denizde buzın içine bıraktı. Kızakla kuzey kutbuna ulaşmayı denedi; sert hava koşulları geri dönmşesini gerektirdi, ama o güne kadar hiçbir keşifçinin ulaşamadığı 86° kuzey enlemine ulaşmayı başardı. Bu seferin anılarını En Uzak Kuzey adlı kitabında yayımladı. Norveçli keşifçi Roald Amundsen de aynı gemi olan Fram'la 1910'da Güney Kutbu'na açıldı.
Çeyrek asır boyunca Kuzey Kutbu ve Atlantik'te bilimsel araştırmalar sürdürdü. 1900'de Kuzey Atlantik'teki deniz araştırmalarına katıldı; 1901'de Milletlerarası Deniz Araştırması Komisyonu'na başkan seçildi. 1910-1914 arasında da okyanus coğrafyası üzerine pek çok sefere iştirak etti. Gezilerinden derlediği bilgileri Buz ve Sibirya adlı eserlerinde bir araya getirdi.
Diplomasi ve İnsancıl Çalışmalar
Nansen, bilim dünyasından siyaset sahnesine geçişini de kararlılıkla yaptı. 1905'te Norveç'in İsveç'ten bağımsızlığını kazanmasında etkin bir rol üstlendi. 1906-1908 yılları arasında Norveç'in Londra Büyükelçisi olarak görev yapıp İngiltere'den döndükten sonra Christiania Üniversitesi'nde okyanus bilimleri profesörü kadrosuna geçti.
Birinci Dünya Savaşı sonrasında diplomat kimliğiyle öne çıktı. Milletler Cemiyeti'nde Norveç'i temsil ederek savaş esirlerinin iadesi için yoğun çaba gösterdi. 1921'de Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne atandı ve 1923'e değin Rusya'daki açlık krizine karşı yürütülen yardım operasyonlarını koordine etti. 1922'de kişisel çabalarıyla vatansız mülteciler için Nansen Pasaportu adıyla anılan kimlik belgesi sistemini hayata geçirdi. Aynı yıl elde ettiği Nobel Barış Ödülü'nün maddi karşılığını mülteciler için örnek çiftlikler kurulmasına aktardı. 1924'te ise Almanya'nın Milletler Cemiyeti'ne kabul edilmesini sağladı. 1925'te St. Andrews Üniversitesi'ne rektör seçildi.
Kişisel Yaşamı ve Son Yılları
1889'da Eva Nansen ile evlendi; bu birliktelikten Liv (d. 1894), Kåre (d. 1897), Irmelin (d. 1900) ve Odd (d. 1901) adlarında dört çocuk dünyaya geldi. Eşi Eva, 9 Aralık 1907'de hayatını kaybetti. Nansen, 1909'da Sigrun Munthe ile ikinci evliliğini yaptı. 13 Mayıs 1930'da Oslo yakınlarındaki Polhøgda mülkünde geçirdiği kalp krizi sonucu 69 yaşında hayatını yitirdi. Dini inançtan uzak bir ateist olarak yaşayan Nansen için dini unsur taşımayan bir devlet cenaze töreni düzenlendi; külleri Polhøgda'daki bir ağacın dibine serpildi. Ölümünün ardından, 1931'de çalışmalarının sürdürülmesi amacıyla Milletlerarası Nansen Mülteci Bürosu kuruldu.
