Artvin'in Şavşat ilçesinde 1885 yılında dünyaya gelen Filibeli Hilmi, Türk siyaset tarihinin ve askeri dönemlerinin fırtınalı şahsiyetleri arasında yer alır. Filibeli Mustafa Efendi'nin oğlu olan Hilmi Bey, Harbiye mezuniyetinin ardından vatan savunmasında etkin görevler almıştır. Ülkenin kaderini tayin eden kritik dönemlerde hem cephede hem de meclis kürsüsünde boy gösteren siyasetçi, özellikle doğu sınırlarındaki kahramanlıklarıyla adından söz ettirmiştir. 26 Ağustos 1926 tarihinde Ankara'da son bulan yaşamı, büyük mücadelelerin ve hazin bir sonun izlerini taşır.
Askerlik Yılları ve İttihat Terakki Dönemi
Askeri eğitiminin ardından Osmanlı Devleti'nin en hareketli günlerinde orduda görev alan Filibeli Hilmi, yüzbaşı rütbesine kadar yükselmiştir. Siyasi arenada da sessiz kalmayan Hilmi Bey, İttihat ve Terakki Cemiyeti bünyesinde son derece aktif faaliyetler yürütmüştür. Bu dönemde gerçekleşen ve tarihe Bâb-ı Âli Baskını olarak geçen hükümet darbesine fiilen katılmıştır. Baskında yakın arkadaşı Mustafa Necip öldürülmüştür. Babı Ali Baskını ve mütareke sürecinin getirdiği askeri değişimlerin ardından yüzbaşı rütbesiyle ordudan emekli olan Hilmi Bey, askeri üniformasını çıkarsa da vatanı için çalışmaktan asla geri durmamıştır.
Ardahan'dan Meclise Uzanan Vatan Savunması
Ordudan ayrılmasına rağmen milli mücadele ruhunu kaybetmeyen Hilmi Bey, bölgesel direniş hareketlerinde öncülük etmeye devam etmiştir. Ocak 1919'da Hamşioğlu Rasim Bey'in Konağı'nda toplanan tarihi Ardahan Kongreleri'nde temsilci sıfatıyla yer almıştır. En parlak başarılarından biri ise 23 Şubat 1921 günü gerçekleşmiştir. Gürcistan işgalinden kurtarılan Ardahan Kalesi'ne tam kırk yıl sonra ilk Türk bayrağını çeken Hilmi Bey, bu zaferin coşkusuyla Ardahan ve Artvin'in kurtuluşunu müjdeleyen tarihi şükran telgrafını doğrudan TBMM Başkanlığı makamına göndermiştir.
Hilmi Bey'in vatan savunması ve siyaset yolundaki başlıca hizmetleri şu şekilde sıralanabilir:
- İttihat ve Terakki çatısı altında üstlendiği aktif siyasi roller,
- Ardahan Kongreleri kapsamında yürüttüğü bölge temsilciği,
- Osmanlı Meclis-i Mebusan'ının birinci döneminde üstlendiği Ardahan milletvekilliği.
İzmir Suikastı Davası ve Hüzünlü Son
Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında yaşanan en sancılı süreçlerden biri olan İzmir Suikastı davasına adı karışan Hilmi Bey, Ankara'da gerçekleştirilen mahkeme oturumlarında yargılanmıştır. Yargılamaların sonucunda suçlu bulunarak idam cezasına çarptırılmıştır. Verilen bu ağır ceza, 26 Ağustos 1926 tarihinde başkentteki Umumi Hapishane önünde asılmak suretiyle infaz edilmiştir. Cenazesi ise infazın ardından cezaevinin avlusuna gömülmüştür.
