Türk sinemasının "Kolejli Kız" lakaplı efsane oyuncusu Filiz Akın, 21 Mart 2025 tarihinde tedavi gördüğü İstanbul'daki hastanede 82 yaşında yaşamını yitirdi. Gerçek adı Suna Akın olan sanatçı, güzelliği ve asil duruşuyla Yeşilçam'ın ilk sarışın Avrupai yıldızı olarak adını altın harflerle yazdırdı. Romantik yapımların vazgeçilmez siması haline gelen ünlü aktris, kariyeri boyunca 121 sinema filminde başrol oynayarak milyonların gönlünde taht kurdu. Onun beyaz perdedeki zarafeti, sadece bir oyuncu olmanın ötesinde, Türk halkı için derin bir kültürel simge haline gelmesini sağladı. Zorlu yaşam mücadeleleri, sahne ve yazarlık kariyeriyle de iz bırakan sanatçı, arkasında unutulmaz bir kültürel miras bıraktı.
Çocukluk Yılları ve Sinemaya İlk Adım
Filiz Akın, 2 Ocak 1943 tarihinde hakim Bekir Sami Akın ile terzi Habibe Leman Şaşırmaz'ın evladı olarak Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. Henüz yedi yaşındayken anne ve babasının yollarını ayırmasıyla çocukluk yıllarında zorluklar yaşayan Akın, ilköğrenimini Beypazarı ve Ankara'da sürdürdü. İlköğrenimini Sarar İlkokulu'nda tamamlayan usta oyuncu, 1960 yılında mezun olduğu TED Ankara Koleji'nin ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü'ne kaydolarak eğitim hayatını başarıyla sürdürmüştür. Aslında gönlünde mimarlık okumak yatıyordu. Kolej yıllarında bu hayali kurmuştu. Ancak ailesinin geçim koşulları nedeniyle American Export Lines adlı New York merkezli turizm acentesinde şef olarak çalışmaya başladı. Bu sırada iyi derecede İngilizce ve Fransızca konuşan Akın, çevresindekilerin yönlendirmesiyle sinema dünyasına adım atmaya karar verdi.
1962 yılında Artist dergisinin düzenlediği yarışmada birinci oldu. Bu başarı, ona sinemanın kapılarını açtı. Memduh Ün yönetmenliğinde çekilen ve Göksel Arsoy ile başrolü paylaştığı "Akasyalar Açarken" filmiyle profesyonel oyunculuk macerasına ilk adımı attı. Hemen ardından Ajda Pekkan ile "Şakayla Karışık" filminde rol alarak adını duyurmaya devam etti. Kısa sürede büyük hayran kitleleri edindi. Özellikle "Kadın Berberi" ve "Kadın Terzisi" gibi filmlerde canlandırdığı tiplemeler, onun geniş kitleler tarafından sevilip benimsenmesinde büyük rol oynadı.
Yeşilçam'ın Altın Çağı ve Kare-As Efsanesi
Kđsa sürede Yeşilçam'ın en büyük dört kadın yıldızından oluşan "Kare-As" grubunun vazgeçilmez bir üyesi konumuna yükseldi. Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Fatma Girik ile birlikte Türk sinemasının altın çağında 'Kare-As' olarak nitelendirilen en büyük dört kadın yıldızdan biri kabul edilen usta oyuncu, 121 sinema filminde üstlendiği başrollerle adını efsaneler arasına yazdırmıştır. Ayhan Işık ile birlikte rol aldığı "Kolejli Kızın Aşkı" yapımından sonra sinema dünyasında uzun yıllar "Kolejli Kız" unvanıyla anıldı. Cüneyt Arkın'la başrolü paylaştığı "Çıtkırıldım" ve Kartal Tibet ile kamera karşısına geçtiği ünlü "Reyhan" filmleriyle kariyerinde unutulmaz zirvelere ulaştı. 1971 yılında ise "Ankara Ekspresi" filminde canlandırdığı Hilda karakteriyle Antalya Film Festivali'nde "En Başarılı Kadın Oyuncu" ödülünü kucakladı.
Sanatçının filmografisinde öne çıkan yapımlardan bazıları şunlardır:
- Reyhan
- Utanç
- Umutsuzlar
- Ankara Ekspresi
- Gurbet Kuşları
- İki Gemi Yanyana
Sahnelerden Yazarlığa ve Toplumsal Hizmete
Sanatçının özel yaşamı da oldukça hareketli geçti. 1964 yılında yapımcı Türker İnanoğlu ile dünyaya evine giren Akın'ın bu evlilikten İlker İnanoğlu adında bir oğlu oldu. İnanoğlu ile yollarını 1974 yılında ayıran ünlü aktris, daha sonra Leon Bubi Rubinstein ve ardından Sönmez Köksal ile evlilikler gerçekleştirdi. Sinemaya seksenlerin başında veda eden Akın, 1976 yılında Türk sanat müziği assolisti olarak sahnelerde yeni bir kariyer sayfası açtı. Fransa'da toplam on beş yıl yaşayarak diplomatik ve sosyal bir yaşam sürdüren sanatçı, ömrünün bu döneminde farklı kültürleri yakından tanıdı.
Kariyeri süresince birçok prestijli ödüle layık görülen sanatçının aldığı ödüllerden bazıları şunlardır:
- 1971 Antalya Film Şenliği - En İyi Kadın Oyuncu Ödülü
- 2000 Antalya Film Festivali - Yaşam Boyu Onur Ödülü
- 2009 Altın Koza Film Festivali - Yaşam Boyu Onur Ödülü
- 2006 Süleyman Demirel Üniversitesi - Fahri Doktor Unvanı
2002 yılında nazofarenks kanserine yakalanan ünlü oyuncu, bu amansız hastalığa karşı verdiği örnek mücadeleyle de takdir topladı. Kanseri yenmeyi başaran sanatçı, toplumsal farkındalık oluşturmak adına Türkiye Meme Vakfı yararına "Sarı Bilezik" kampanyasını hayata geçirdi. Ayrıca Starkey İşitme Vakfı onursal başkanı sıfatıyla binlerce işitme engelli çocuğa cihaz kazandırarak önemli sosyal sorumluluk projelerine imza attı. Yazarlık yönüyle de bilinen Akın; "Hayata Merhaba", "Güzelliklere Merhaba" ve "Lezzete Merhaba" gibi kitaplarıyla deneyimlerini okurlarıyla paylaştı. Bodrum'da 2024 yılının eylül ayından itibaren zatürre tedavisi gören usta aktris, Sağlık Bakanlığı'na ait bir ambulans uçakla sevk edildiği İstanbul'daki hastanede 21 Mart 2025 tarihinde seksen iki yaşında vefat ederek tüm sevenlerini derin bir yasa boğdu.