Türk sinemasının ve televizyonculuğunun gidişatını kurduğu yapım şirketleri, salonlar ve unutulmaz yapımlarla kökten değiştiren duayen sinemacı Türker İnanoğlu, 18 Mayıs 1936 tarihinde Karabük'te dünyaya gözlerini açtı. Hayatı oyunca yönetmen, yapımcı, senarist ve iş insanı kimlikleriyle kültür dünyamızı şekillendirdi. Usta isim, 2 Nisan 2024 günü İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 87 yaşında aramızdan ayrıldı. Yeşilçam'ın "Bay Sinema" lakaplı bu dev ismi, asistanlıktan medya patronluğuna uzanan serüveninde Türk toplumunun eğlence alışkanlıklarını baştan tanımladı.
Yeşilçam'a İlk Adım ve Erler Film'in Kuruluşu
Gençlik yıllarında Tatbikî Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'nda eğitim alan İnanoğlu, takvimler 1957 yılını gösterdiğinde öğrencilik hayatını sürdürürken sinema dünyasına adımını attı. Sektöre yönetmen yardımcılığı görevini üstlenerek giren genç yetenek, dönemin efsane isimleri Lütfi Ömer Akad ve Nişan Hançer gibi yönetmenlerin yanında asistanlık yaparak işin mutfağında pişti. Kazandığı tecrübelerin ardından 1959 senesinde ilk kez yönetmen koltuğuna oturan İnanoğlu, Senden Ayrı Yaşayamam adlı sinema filmiyle bağımsız kariyerine yön verdi. Bu çıkışın hemen ertesi yılında, Türk sinemasının en köklü ve uzun soluklu markalarından biri olacak Erler Film şirketini 1960'ta faaliyete geçirdi.
Sinema dünyasındaki başarısını farklı alanlara taşımak isteyen İnanoğlu, 1979 senesinde Ulusal Video Film Anonim Şirketi adını verdiği yeni bir girişim başlattı. Bu atılımla birlikte ülkemizi video formatıyla tanıştırarak yerli izleyici için adeta devrim niteliğinde bir dönemin kapısını araladı. Türkiye genelinde ilk defa video kaset dağıtım ağını örgütleyen kurum, eğlence sektöründe yeni bir çığır açılmasına öncülük etti. Vizyoner yapımcı, 1985 yılında kurduğu Ulusal Radyo Televizyon Anonim Şirketi çatısı altında modern bir televizyon stüdyosu açtı. Bu tesiste çok sayıda başarılı televizyon yapımına imzasını atmayı başardı.
Televizyon Tarihine Yön Veren Adımlar ve Kült Eserler
Televizyon yayıncılığında unutulmaz işlere imza atan İnanoğlu, 1987 yılında hayata geçirdiği İcraatın İçinden adlı programla hem siyaset sahnesinde hem de yayıncılık tarihinde kalıcı bir iz bıraktı. Dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın katıldığı bu aylık program, Türk televizyonculuğunda bir mihenk taşı olarak tarihe geçti. Büyük ekranın ve salon işletmeciliğinin de güçlü isimlerinden biri olan ünlü yapımcı, İstanbul eğlence hayatına yön veren prestijli mekanların mülkiyetini elinde bulunduruyordu. İnanoğlu'nun sahibi olduğu ya da kurduğu önemli kültür-sanat durakları şunlardır:
- Beyoğlu'nun simgelerinden Atlas Sineması
- Şişli semtinde yer alan tarihi Kent Sineması
- Kavacık bölgesindeki Boğaziçi Sinemaları
- 2005 yılında Maslak'ta sanatseverlerin hizmetine sunduğu devasa Türker İnanoğlu Maslak Show Center (TİM)
Özel Yaşamı, Efsaneleşen Dizileri ve Vedası
Türker İnanoğlu, beyaz perdeye kazandırdığı yapıtların yanı sıra Türk televizyon tarihinin en çok izlenen, reyting rekorları kıran efsane dizilerine de imzasını attı. Çiçek Taksi, Akasya Durağı ve Türk televizyonlarının en uzun soluklu polisiye serisi olan Arka Sokaklar gibi projeler, onun yapımcılık dehasını yeni nesillere taşıyan başlıca eserler arasında yer aldı. Ünlü yönetmen, 1964 yılında tanınmış aktris Filiz Akın ile evlendi. Bu beraberlikten oğulları İlker İnanoğlu dünyaya geldi. İlk evliliğini sonlandırmasının ardından İnanoğlu, 1975 senesinde Türk sinemasının bir diğer yıldız ismi Gülşen Bubikoğlu ile hayatını birleştirdi. Sanat dünyasında büyük yankı uyandıran bu birliktelikten çiftin Zeynep isminde bir kız çocukları oldu. İş ve sanat hayatındaki başarılarının yanında sıkı bir futbolsever olan duayen isim, Fenerbahçe SK bünyesinde 6452 sicil numarasıyla kayıtlı kıdemli bir kongre üyesiydi. Özellikle hayatının son üç yıllık döneminde yaşlılığa bağlı ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele etti. İnanoğlu, 2 Nisan 2024 tarihinde İstanbul'da kaldırıldığı hastanede yaşama veda etti. Türk sanat dünyasını derin bir yasa boğan vefatının ardından, 4 Nisan 2024 günü Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde kılınan cenaze namazı sonrasında naaşı, sevenlerinin gözyaşları eşliğinde Kanlıca Mezarlığı'ndaki ebedi istirahatgâhına defnedildi. Geride bıraktığı devasa sinema mirasıyla adı Türk kültür tarihinde yaşayacaktır.
