İçeriğe Atla
Fidel Castro fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Fidel Castro Kimdir?

Fidel Castro, Küba'nın Mayari kentinde 1926'da doğan ve 1959'da gerçekleştirdiği devrimle ülkeyi yarım asır yöneten efsanevi politikacı ve liderdir.

Diğer adlar: Fidel Castro Ruz

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Fidel Castro Hakkında

Küba'nın yakın tarihine yön veren efsanevi devrimci lider Fidel Castro Ruz, 13 Ağustos 1926 tarihinde Mayari kasabasında dünyaya gözlerini açtı. Varlıklı ailesinin şeker kamışı tarlası sayesinde rahat bir çocukluk geçiren Castro, ilk eğitimini özel katolik okullarında aldıktan sonra 1945 yılında Havana Üniversitesi'ne adım attı. Üniversitede, okuduğu tüm kitapları ezberleyen muazzam hafızasıyla öğretmenlerinin dikkatini çekmeyi başardı. Hukuk eğitimi alırken, ülkedeki mevcut düzene karşı olan çeşitli muhalif gruplara aktif olarak katıldı.

Moncada Baskını ve Devrime Giden Yol

Hükümetin bu grupları 1947 yılında dağıtmasının ardından, genç lider arkadaşlarıyla birlikte Bogota kentindeki büyük protesto eylemlerinde aktif rol üstlendi. Hukuk fakültesinden 1950 yılında dereceyle mezun oldu. Siyasetin gücünü keşederek Ortodoks Parti saflarına katıldı. Parlamentoda bir sandalye kazanmak amacıyla yoğun çalışmalara başladı. Ancak Ortodoksların yükselişini engellemek isteyen askeri lider Flugencio Batista'nın darbe yaparak yönetimi ele geçirmesiyle bu çalışmaları yarıda kaldı. Batista rejimi altında birçok politikacı öldürüldü ve halk üzerinde yoğun baskı kuruldu.

Bu durum karşısında Castro, yaklaşık 200 kişiden oluşan inançlı bir gerilla birliği kurarak silahlı direniş kararı aldı. Tarihler 26 Temmuz 1953'ü gösterdiğinde, gerilla birliği Santiago de Cuba'da bulunan Moncada askeri kışlasına baskı düzenledi. Saldırıda bolca mühimmat ele geçirilse de hükümet güçleri gerillaların neredeyse tamamını öldürdü ve yakalanan Castro 15 yıl hapis cezası aldı. Batista, sadece bir yıl sonra tüm siyasi mahkumları kapsayan genel bir af çıkararak Castro'yu serbest bıraktı.

Özgürlüğüne kavuşan lider, mücadelesine devam etmek için Meksika'ya geçerek yeni bir gerilla örgütlenmesi başlattı. Meksika'da, o sıralarda sağlık hizmetleri sunan genç Arjantinli doktor Che Guevara ile yolları kesişti. İkili, kurdukları 82 kişilik gerilla grubuna sıkı bir askeri eğitim vermeye başladı. 2 Aralık 1956 tarihinde Küba kıyılarına ulaşan devrimciler, ordu güçlerinin yoğun saldırısı nedeniyle ağır kayıplar verdi. Çatışmadan sağ kurtulmayı başaran Castro ve Che Guevara, Sierra Maestra dağlarına çekilerek saklanmayı başardılar. Dağlardaki sığınaklarından yönettikleri küçük vur-kaç operasyonlarıyla propaganda yürüttüler. Böylece kısa sürede halkın büyük desteğini kazandılar. İki yıl süren mücadelenin ardından güçlenerek 1 Ocak 1959'da Batista hükümetini devirdiler.

Havana'da Yeni Bir Dönem ve ABD ile İlişkiler

Zaferin ardından Havana'ya giren Fidel Castro, kendisini ülkenin cumhurbaşkanı ilan ederek yeni yönetimin başına geçti. Yeni liderin ilk ulusa sesleniş konuşması sırasında omzuna konan beyaz bir güvercin, inançlı Küba halkı tarafından onun tanrının elçisi olduğuna dair bir işaret olarak yorumlandı. Konuşmasında yolsuzlukların tamamen sona erdiğini ve halka karşı dürüst bir yönetim sergileyeceğini vurgulayan Castro, 1940 Küba Anayasası'nın temel ilkelerini de oluşturdu. Yeni yönetim, devrimin hemen ardından eski rejimin destekçisi olan pek çok ordu mensubu ve bürokratı idam etti.

Castro, 1959 yılında uluslararası ilişkileri güçlendirmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ni de içeren geniş kapsamlı bir dış gezi düzenledi. Dönemin ABD Başkanı Dwight David Eisenhower görüşmeyi reddetse de Başkan Yardımcısı Richard Nixon kendisini kabul etti, fakat sonrasında onu devrilmesi gereken komünist bir diktatör ilan etti. Daha sonra Birleşik Milletler Genel Konseyi'nde konuşma yapmak üzere tekrar Amerika'ya giden Castro, orada da soğuk bir kabulle karşılaştı.

Ülkesine dönen lider, toprakların yaklaşık yüzde yetmişini kontrol eden yabancı sermayenin gücünü kırmak amacıyla sosyalist bir ekonomi modeli kurma kararı aldı. Bu doğrultuda tüm Amerikan şirketlerini kamulaştırarak ABD ile olan tüm bağları kopardı. Bu radikal adıma misilleme olarak Amerika Birleşik Devletleri, 31 Ocak 1961 tarihinde Küba'ya yönelik ağır bir ticari ambargo başlattı. Kamulaştırma kararları nedeniyle Amerikan iş dünyasının adadaki kaybı bir milyar doları aştı.

Soğuk Savaş Sonrası Dönem ve Siyasi Miras

Kendi ülkesindeki devrimi başarıyla tamamlayan Castro, bu ideolojiyi dünya genelinde yaymak için aktif destek sağladı. Küba'dan ayrılarak Bolivya'ya giden eski yol arkadaşı Che Guevara'nın mücadelesine lojistik katkı sundu. Che'nin 1967'deki ölümünden sonra da Latin Amerika'da istikrarsızlık yaşayan birçok ülkedeki sosyalist hareketlere askeri yardım gönderdi. Ancak komünist sisteme geçişin ardından Küba ekonomisi yapısal sorunları aşamadı. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte gelen ekonomik yardımların kesilmesi, adadaki ekonomik krizi daha da derinleştirdi.

Yaşadığı ağır sağlık sorunları nedeniyle Castro, 31 Temmuz 2006'da mide ve bağırsak ameliyatı geçirdi. Bu süreçte yetkilerini geçici olarak kardeşi Raul Castro'ya devretti. Raul Castro, bu geçici liderlik görevini 19 Nisan 2011'e kadar başarıyla yürüttü. Bu tarihte resmen ülkenin ikinci cumhurbaşkanı oldu. Fidel Castro ise 19 Şubat 2008 tarihinde yaptığı açıklamayla, 1976 yılından beri yürüttüğü Devlet Konseyi Başkanlığı görevini bıraktığını bildirdi.

Neredeyse yarım asır boyunca Küba'yı yöneten efsanevi lider, 26 Kasım 2016 tarihinde 90 yaşında vefat etti. Naaşı, kendi vasiyeti uyarınca yakılan Castro, yaşamı boyunca bu ideoloji uğruna kanının son damlasına kadar savaşacağını her fırsatta dile getirmişti. Küba, onun liderliğinde günümüzde bu rejimi sürdüren beş ülkeden biri haline geldi. Bu ülkeler şunlardır:

  • Kuzey Kore
  • Vietnam
  • Çin
  • Laos
  • Küba
Fidel Castro Kimdir? Küba'nın Efsanevi Devrimci Lideri | Haberlendin