Türk sinemasının altmışlı yıllardaki büyüleyici ve ışıltılı atmosferine adım atan Figen Say, asıl ismiyle Meri Özbıyıklıyan, 4 Mayıs 1946 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini açtı. Yeşilçam'ın unutulmaz dönemlerinde derin izler bırakan Türkiye Ermenisi sanatçı, genç yaşlarda adım attığı beyazperdede kısa sürede büyük bir çıkış yakalamayı başardı. Lise ikinci sınıfta okurken eğitim hayatını yarıda bırakarak farklı bir yön çizen oyuncu, 1965 yılında katıldığı prestijli bir dergi yarışmasıyla adını tüm Türkiye'ye duyurdu. Sanatçı bu dönemde büyük bir popülarite elde etti. Hem oyunculuğunun hem de fiziksel zarafetiyle sinemaseverlerin beğenisini kazanan isim, kariyeri boyunca 49 sinema eserinde farklı karakterlere hayat vererek Yeşilçam'ın üretken isimleri arasında yer aldı.
Artist Dergisi ile Başlayan Yeşilçam Serüveni
Genç yaşta eğitimini sonlandırarak geleceğini sanat dünyasında arayan Meri Özbıyıklıyan için 1965 yılı adeta bir dönüm noktası oldu. O dönemin en prestijli yayınlarından biri olan Artist Dergisi'nin düzenlediği yarışmada birincilik ödülüne layık görülen yıldız, bu zaferle birlikte Yeşilçam yapımcılarının dikkatini çekti. Yarışmanın hemen ardından, yine aynı yıl içerisinde çekilen Horasan'ın Üç Atlısı adlı sinema filminde başrolü üstlenerek oyunculuk kariyerine görkemli bir başlangıç yaptı. Bu onun ilk başrolüydü. Figen Say sahne adını kullanarak profesyonel kariyerini şekillendiren oyuncu, dönemin popüler sinema akımlarında yer alarak toplamda 49 filmde rol aldı ve seyircinin hafızasında yer edindi.
Gazinolardan Evliliğe Uzanan Sahne Yılları
Beyazperdedeki başarılı serüveninin ardından, takvimler 1970 yılını gösterdiğinde sanatçı kariyerinde önemli bir makas değişikliğine gitti. Sinema oyunculuğunun yanına müzisyen kimliğini de ekleyen Figen Say, dönemin eğlence kültüründe çok önemli bir yeri olan gazinolarda şarkıcı olarak sahne almaya başladı. Sanatçı yeni rolüne çabuk alıştı. Hem oyunculuk yeteneği hem de sahne duruşuyla dikkat çeken sanatçı, gazino sahnelerinde de dinleyicilerden büyük ilgi gördü. Ancak bu hareketli ve göz önündeki yaşam, evlilik kararı almasıyla birlikte tamamen farklı bir yöne evrildi. Evlendikten sonra sanat dünyasına veda etme kararı alan ünlü isim, kariyer zirvesinde olmasına rağmen hem sinemayı hem de sahne çalışmalarını bırakarak gözlerden uzak ve sakin bir aile hayatı sürmeyi tercih etti.