Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kuşak hukukçularından olan Feyzullah Uslu, 1905 yılında Manisa'da dünyaya gelmiş, hem adalet dünyasında hem de siyaset sahnesinde iz bırakmış saygın bir devlet adamıdır. Eğitimini tamamladıktan sonra Anadolu'nun farklı ilçelerinde savcılık ve hâkimlik yaparak mesleğe adım atan Uslu, edindiği derin tecrübeyle parlamentoda milletvekilliği görevini de üstlenmiştir. Cumhuriyetin kuruluş yıllarının getirdiği milli sorumluluk bilinciyle hareket eden bu tecrübeli şahsiyet, 1979 yılındaki vefatına kadar ülkesine hizmet etmiş ve mesleki kariyerini yargının en üst merci olan Anayasa Mahkemesi asil üyeliğiyle noktalamıştır.
Darülfünun Yılları ve Anadolu'da Hukuk Mücadelesi
Eğitim hayatındaki başarısıyla dikkat çeken Feyzullah Uslu, yükseköğrenimini tamamlamak üzere dönemin en prestijli eğitim kurumu olan İstanbul Darülfünunu Hukuk Fakültesi'ne (bugükü adıyla İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi) girdi. Zorlu bir eğitim sürecinin ardından 1929-1930 öğretim yılında bu köklü fakülteden mezun olmayı başardı. Diplomasını alan çiçeği burnunda hukukçu, kamu hizmetine vakit kaybetmeden atılarak ilk görev yeri olan Şanlıurfa'nın Birecik ilçesine Savcı Yardımcısı olarak atandı. Birecik'te geçirdiği dönem, onun genç bir hukukçu olarak mesleğin pratik yönlerini kavramasında son derece belirleyici bir rol oynadı.
Anadolu topraklarında adaletin tesisi için gayret gösteren Uslu, mesleki kariyeri boyunca pek çok farklı il ve ilçede aktif görev aldı. Farklı bölgelerdeki adliyelerde yürüttüğü savcılık ve hâkimlik görevlerinin yanı sıra, ticari ihtilafların çözülmesinde kritik öneme sahip olan Ticaret Mahkemesi Üyeliği sorumluluğunu da başarıyla üstlendi. Yıllar boyu taşrada edindiği bu zengin deneyim birikimi, ona yüksek yargı kapılarını açacak olan anahtar oldu. Nihayet 1939 yılına gelindiğinde, Ankara'da Yargıtay Raportörü sıfatıyla çalışmaya başlayarak kariyerini ulusal düzeye taşıdı.
Yasama Yollarında Bir Hukukçu: Parlamento Dönemi
Mesleki birikimini yasama organında değerlendirmek ve doğup büyüdüğü topraklara daha geniş bir çerçevede hizmet etmek isteyen Feyzullah Uslu, adliyedeki çalışmalarına bir süre ara vererek siyasete adım attı. Katıldığı genel seçimlerde hemşehrilerinin teveccühünü kazanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altına girdi. Siyasi hayatı boyunca parlamento çatısı altında üstlendiği görevler şunlardır:
- 7. Dönem Manisa Milletvekilliği (1943 - 1946 yılları arasındaki yasama faaliyetleri)
- 8. Dönem Manisa Milletvekilliği (1946 - 1950 yılları arasındaki yasama faaliyetleri)
Milletvekilliği sürecince TBMM genel kurulunda ve komisyonlarda hukukçu kimliğiyle ön plana çıkan Uslu, yedi yıl boyunca Manisa temsilcisi olarak yasama çalışmalarına katkıda bulundu. Siyasi tecrübesiyle meclis çalışmalarına değer katan devlet adamı, 1950 yılında parlamento görevini tamamlayarak yeniden çok sevdiği asli mesleğine yöneldi.
Yargının Zirvesine Tırmanış ve Anayasa Mahkemesi
Siyaset arenasından ayrıldıktan sonra yeniden adalet teşkilatına dönen Feyzullah Uslu, 1955 yılında Ankara Hâkimliği görevine atanarak başkentte kürsüye geri döndü. Kürsüdeki tarafsızlığı ve hukuka bağlılığıyla meslektaşlarının güvenini kazanan tecrübeli isim, 1960 yılına gelindiğinde ise mesleki olgunluk döneminin en önemli duraklarından biri olan Yargıtay Üyeliği makamına terfi etti. Burada yüksek yargıç olarak önemli içtihatların oluşmasına katkı sağlayan Uslu, dürüst meslek hayatının en büyük ödüllerinden birine kavuşmak üzereydi.
Yüksek yargı kurumlarının en üst düzey temsilcilerini bir araya getiren Yargıtay Büyük Genel Kurulu, 10 Ekim 1966 tarihinde gerçekleştirdiği oylamayla Feyzullah Uslu'yu Anayasa Mahkemesi Asil Üyeliği görevine seçti. Türkiye'nin anayasal düzenini ve temel hakları korumakla yükümlü olan bu en yüksek yargı organında dört yıl boyunca onurla görev yapan Uslu, yaş haddinin dolması sebebiyle 14 Temmuz 1970 tarihinde emekliliğe ayrıldı. Emeklilik günlerini huzur içinde geçiren bu örnek hukuk insanı, 1979 senesinde hayata gözlerini yumarak geride tertemiz bir isim bıraktı.