Ferruha Güpgüpoğlu, modern Türkiye'nin kuruluş yıllarında kadınların siyasi temsiliyetinde öncü bir rol üstlenerek Kayseri'den meclise giren ilk kadın milletvekili olmuştur. 1891 yılında Kayseri'de dünyaya gelen Güpgüpoğlu, kentin köklü ve hayırsever ailelerinden birinin ferdi olarak, Cumhuriyet öncesi dönemde aldığı üst düzey eğitim sayesinde güçlü liderlik nitelikleriyle donanmıştır. Yaşamı boyunca karşılaştığı trajik olaylara rağmen pes etmeyen bu cesur cumhuriyet kadını, yerel yönetimlerdeki başarılı çalışmalarının ardından V. dönem milletvekili seçilerek Ankara'da Kayseri halkını temsil etmiştir.
Kayseri'den İzmir'e Seçkin Bir Eğitim Hayatı
Ahmet Midhat Bey ile Talia Hanım'ın kızı olan Ferruha, Kayseri'nin merkezinde yer alan tarihi Güpgüpoğlu Konağı'nda çocukluğunu geçirdi. Güpgüpoğlu ailesinin soyu Şeyh İbrahim Tennuri'ye uzanır. Bu köklü aile, şehirde hayırseverliğiyle tanınıyordu. Mekteb-i Mülkiye mezunu bir Osmanlı devlet adamı ve Türk Sanat Musikisi bestecisi olan babası Ahmet Midhat Bey, kızının eğitimine büyük önem verdi. İlkokul eğitimini tamamladıktan sonra evde özel dersler alarak eğitim hayatına devam etti. Genç yaşta özel öğretmenlerden aldığı derslerle kendisini geliştiren Güpgüpoğlu, şu alanlarda kapsamlı eğitimler almıştır:
- Piyano çalma ve Türk sanat musikisi
- Arapça ve Farsça dilleri
- Muhasebe ile biçki-dikiş teknikleri
Kadınların eğitim imkanlarının son derece kısıtlı olduğu o dönemde, donanımlı ve vizyoner bir birey haline geldi. Babasının Şam Valiliği görevinden emekli olmasıyla birlikte aile yeni bir döneme adım attı. Ahmet Midhat Bey, ticaret hayatına atılarak halı ve mobilya işiyle uğraşmak amacıyla ailesini İzmir'e taşıdı. Yaz tatillerini memleketleri Kayseri'de geçiren aile, iki şehir arasında düzenli olarak seyahat ediyordu.
Savaşın Gölgesinde Yaşanan Trajedi ve Milli Mücadele
Bir yaz mevsiminin ardından Kayseri'den İzmir'e dönmek üzere yola çıkan ailenin hayatı, savaş yıllarında yaşanan feci bir tren kazasıyla altüst oldu. Tren, Ermeni komitacılar tarafından bombalandı. Bu korkunç saldırıda Ferruha'nın annesi Talia Hanım ile yirmi altı yaşındaki ağabeyi Feridun hayatını kaybetti. Ağır yaralanan genç kız, Konya Askeri Hastanesi'nde tam altı ay boyunca tedavi gördü. Kazanın ardından bir ayağı aksak kaldı. Eşini ve oğlunu kaybetmenin derin acısını yaşayan baba Ahmet Midhat Bey, kızının kurtuluşuyla teselli bularak meşhur bestesini kaleme aldı. Acılı babanın güftesinde yer alan "Ayrılmam artık bir lahza senden, yandım tutuştum can u ciğerden" dizeleri bu dönemin derin izlerini taşımaktadır.
Uğradığı bu feci saldırı, Ferruha'nın içindeki mücadele azmini körükledi. Kısa sürede Milli Mücadele'ye katılmaya karar verdi. Mücadele günlerinde, kaybettiği ağabeyi Feridun'un hatırasını yaşatmak için "Feride" kod adını benimseyerek faaliyet yürüttü. İzmir'e babasının yanına dönen Ferruha, burada Yunan işgal güçlerinin Türk esnafa yönelik tacizleriyle karşılaştı. İşgal altındaki İzmir'de kalmak istemeyen baba ve kız, Kayseri'deki aile konaklarına dönerek mücadelelerine oradan devam etti.
Belediye Meclisinden Parlamentoya Uzanan Siyasi Kariyeri
Kurtuluş yıllarının ardından kurulan yeni devlette Ferruha Güpgüpoğlu, toplumsal alanda aktif görevler üstlendi. Kayseri'de yerel siyasetin önemli figürlerinden biri haline gelerek Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl İdare Heyeti'nde görev aldı. Kentin belediye meclisi üyesi olarak yerel yönetim çalışmalarına katkıda bulunan Güpgüpoğlu, kadınların yerel siyasetteki sesini yükseltti. Gösterdiği üstün gayret ve sahip olduğu liderlik vasıfları sayesinde, 1935 yılındaki seçimlerde V. dönem Kayseri milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) girmeyi başardı. Böylece memleketinin ilk kadın milletvekili unvanını alarak adını Türk siyasi tarihine altın harflerle yazdırdı.
Siyasi yaşamındaki bu başarılarıyla kadın hakları ve yerel kalkınma konularında önemli adımlar atan öncü siyasetçi, 18 Nisan 1951 tarihinde hayata gözlerini yumdu.
