İçeriğe Atla
Eşref Sencer Kuşçubaşı fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Eşref Sencer Kuşçubaşı Kimdir?

Eşref Sencer Kuşçubaşı, 1873 İstanbul doğumlu efsanevi Osmanlı istihbaratçısıdır. Teşkilat-ı Mahsusa'nın kurucu başkanı olarak tarihe adını yazdırmıştır.

Diğer adlar: Kuşçubaşı Eşref, Şeyh-it Tuyyur, Uçan Şeyh

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Eşref Sencer Kuşçubaşı Hakkında

Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş döneminde, 1873 yılında İstanbul'da doğan Eşref Sencer Kuşçubaşı, askeri dehası ve gizli operasyonlardaki rolüyle yakın tarihin en gizemli figürlerindendir. İmparatorluğun kaderini belirleyen istihbarat faaliyetlerini yöneten bu gerilla savaşçısı, Harbiye sıralarından sürgünlere, çöl savaşlarından Malta zindanlarına uzanan maceralı bir yaşam sürmüştür.

Saray çevrelerinde büyüyen Eşref Sencer'in babası, Sultan Abdülaziz'in istihbarat başkanlığını yürüten Çerkes Mustafa Nuri Bey'dir. Ailesinin kökleri baba tarafından Ubuh koluna, anne tarafından ise Selçuklu hükümdarı Sultan Ahmed Sencer'e dayanır. Hem dedesinin hem babasının saraydaki unvanı olan 'kuşçubaşı', genç Eşref için bir soyadına dönüşür. Kuleli Askeri İdadisini 1891 yılında bitiren Kuşçubaşı, ardından Harp Okuluna girerek askeri eğitimine devam etmiştir.

Sürgünden Doğan Teşkilat-ı Mahsusa Liderliği

Harp Okulunun son sınıfındayken Jön Türkler ile ilişkisi nedeniyle II. Abdülhamid tarafından babasıyla birlikte Hicaz'a sürgün edilir. Taif'teki zindandan kaçmayı başaran Eşref Bey, kardeşi Selim Sami ile beraber padişahın başyaverinin oğlunu üç tabur korumanın arasından kaçırır. Arabistan genelinde isyan hareketleri başlatarak tüm bölgeyi dolaşır. Topladığı genç subaylarla üzerine gönderilen askeri birlikleri yenilgiye uğratır, silah ve mühimmat ele geçirir. Yerel şeyhlerle kurduğu dostluklar ve çölde sergilediği hız nedeniyle kendisine 'Şeyh-it Tuyyur' yani 'Uçan Şeyh' lakabı verilir.

İkinci Meşrutiyet'in ilanıyla çıkan aftan yararlanan Kuşçubaşı, İzmir'de İttihat ve Terakki'nin ilk hücresini kuran isimler arasında yer alır. Sürgündeyken tanıştığı Miralay Rasim Bey'in telkiniyle 1898 yılında Teşkilat-ı Mahsusa adındaki gizli istihbarat örgütünü kurar ve ilk başkanı olur. Bu teşkilat 1910'da resmiyet kazanarak başkumandanlığa bağlanır. Hoca kılığında Makedonya'ya geçen Eşref Bey; Enver, Niyazi ve Eyüp Sabri beylerle ortak çalışmalar yürütür. 1911'de Trablusgarp direnişine katılır. İkinci Balkan Savaşı'nda ise Edirne, Çorlu ve Tekirdağ'ın kurtarılmasında büyük rol oynayarak 1913 yılında Batı Trakya Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşuna öncülük eder.

Cihan Harbi ve Lawrence'a Karşı Direniş

Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle görev alanı genişleyen Kuşçubaşı, Said Nursi ile birlikte Kuzey Afrika'ya geçerek Libya, Cezayir ve Fas'ta İslam birliği propagandası yapar. Teşkilat-ı Mahsusa başkanı sıfatıyla Hindistan üzerinden Türkistan'a geçerek Rusları zor durumda bırakan Yedisu-Kırgız ayaklanmasını örgütler. Süleyman Askeri Bey'in vefatı üzerine 1915'te tüm örgütün genel başkanı olur ve bu görevi 1918'e dek sürdürür. Kanal Harekatı'nda İngiliz kuvvetlerine karşı çarpışan efsanevi komutan, savaşın en aktif liderlerinden biri haline gelir.

Tarihler 1917'yi gösterdiğinde Hayber'de kuşatılan Osmanlı ordusuna para ve mühimmat taşırken pusuya düşer. Kırk kişilik birliğiyle yirmi bin kişilik İngiliz destekli Şerif Hüseyin kuvvetlerine karşı beş saatten fazla kahramanca savaşır. Yaralı olarak esir düşen Kuşçubaşı, Malta Adası'na sürülür. Yakalandığında İngiliz casusu Lawrence'a hitaben sarf ettiği tehditkar sözler, onun İrlanda Kurtuluş Ordusu'nun (IRA) örgütlenmesinde rol oynadığı iddialarını doğurur.

Kurtuluş Savaşı ve Hüzünlü Sürgün Yılları

Malta sürgünündeyken anılarını kaleme alan Eşref Bey, esir değişimiyle serbest kalınca derhal Anadolu'ya geçerek Milli Mücadele'ye katılır. Yunan işgaline karşı Çerkes Ethem ile beraber Rauf Orbay ve Ali Fuat Cebesoy'a bağlı olarak savaşır. Ancak Çerkes Ethem'in Türk kuvvetlerine karşı başlattığı isyanın ardından onunla birlikte hareket etmek zorunda kalarak 1921'de Yunanlılara sığınır. Bu karar hayatını tamamen değiştirir. Cumhuriyetin kurulmasının ardından, 1 Haziran 1924 tarihli 150'likler listesine dahil edilerek vatandaşlıktan çıkarılır.

Vatanından uzakta geçen uzun gurbet yıllarında Mısır'daki Mehmet Akif Ersoy ile mektuplaşmaya devam eder. Celal Bayar hükümetinin çıkardığı 1938 tarihli genel af sayesinde 1955 yılında vatanına geri dönen Kuşçubaşı, son yıllarını Salihli ve Söke'deki çiftliklerinde geçirir. Türk istihbarat tarihinin bu dev ismi, 1964 sonbaharında Aydın Söke'deki çiftliğinde 91 yaşında hayata gözlerini yumar. Mezarı Söke-Kuşadası yolu üzerinde bulunmaktadır.

Eşref Sencer Kuşçubaşı, imparatorluğun son dönemindeki büyük mücadeleleri anlatan önemli yazılı eserler bırakmıştır. Onun kaleme aldığı hatıralar yakın tarihe ışık tutan başlıca kaynaklar arasındadır. Yayımlanan başlıca kitapları şunlardır:

  • Hayber'de Türk Cengi
  • Teşkilat-ı Mahsusa Arabistan, Sina ve Kuzey Afrika Müdürü Eşref Bey'in Hayber Anıları
  • Eşref Kuşçubaşı - Tarih-Anı Dizisi

Basılmayan ancak tarihi önemi büyük olan 'Tarihe Benden Haberler' adlı hâtıratı ise Celal Bayar'ın 'Ben de Yazdım' isimli eserine kısmen kaynaklık etmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşref Sencer Kuşçubaşı kimdir?

Eşref Sencer Kuşçubaşı, 1873 İstanbul doğumlu efsanevi Osmanlı istihbaratçısıdır. Teşkilat-ı Mahsusa'nın kurucu başkanı olarak tarihe adını yazdırmıştır.

Eşref Sencer Kuşçubaşı nerede doğdu?

Eşref Sencer Kuşçubaşı İstanbul doğumludur.

Eşref Sencer Kuşçubaşı hangi alanda tanınır?

Eşref Sencer Kuşçubaşı, Asker olarak tanınır.

Eşref Sencer Kuşçubaşı Kimdir? Teşkilat-ı Mahsusa Lideri | Haberlendin