Türk basınının ve radyoculuğunun efsane isimlerinden biri olan Eşref Şefik Atabey, Türkiye'de radyo yayıncılığının başlamasına öncülük eden ve ilk sesli anonsu gerçekleştiren gazeteci ve radyo spikeridir. 1894 yılında İstanbul'da dünyaya gelen bu çok yönlü şahsiyet, hem cephede vatan savunmasında yer almış hem de gazete sayfalarında ve radyo dalgalarında ülkenin spor ve medya tarihine yön vermıştir. Dinleyicilerin hafızalarında boks ve güreş maçlarındaki heyecan dolu anlatımlarıyla yer edinen spiker, modern Türk gazeteciliğinin gelişimine de büyük katkılar sunmuştur.
Cepheden Londra Sürgününe Uzanan Gençlik Yılları
Osmanlı mebusu Şefik Bey'in oğlu olan Eşref Şefik, seçkin bir eğitim hayatı geçirdi. İstanbul'un köklü okulları Galatasaray ve İstanbul liselerinde eğitim gördükten sonra Fransa'da Siyasi Bilimler Okulu'na girdi. Ancak Avrupa'da patlak veren siyasi krizler genç Eşref'in eğitim hayatını yarıda bırakmasına yol açtı. Bir süre Londra'da, Sevr Antlaşması'na muhalif kalan tek Divan-ı Hümayun üyesi olan amcası Rıza Paşa'nın yanında kaldı. Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine Türkiye'ye döndü. Vatanperver hislerle gönüllü olarak cepheye koşan genç adam, Çanakkale Savaşı'nda en ön saflarda yer alarak kahramanca mÊdele etti.
Mikrofonun Başındaki Ses ve Kalem Ustalığı
Çanakkale cephesindeki mücadelenin ardından 1918 yılında İleri gazetesinde muhabirliğe adım atarak profesyonel meslek hayatına başladı. Yazı işlerinden spor muhabirliğine kadar basının her kademesinde çalışan deneyimli kalem, zaman içinde Türkiye'nin en prestijli gazetelerinde önemli sorumluluklar üstlendi. Bu dönemde imza attığı başarılı işler, onu dönemin en çok okunan spor yazarlarından biri haline getirdi. Mesleki birikimlerini sergilediği başlıca çalışmalar şunlardır:
- Tercüman, Akşam ve Son Saat gibi popüler yayınlarda fıkra yazarlığı ve muhabirlik,
- Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinde spor yazarlığı ve sekreterlik görevleri,
- Tan gazetesinin Orta Avrupa temsilciliği.
Yazılı basındaki bu büyük tecrübesini, Cumhuriyet tarihinin en önemli yayıncılık adımıyla taçlandırma fırsatı buldu. Kuruluşuna öncülük ettiği İstanbul Radyosu'nda tarihi bir rol üstlendi. Büyük bir heyecanla kurulan bu istasyonda ilk radyo anonsunu bizzat yaparak tarihe geçti ve kurumda genel sekreterlik vazifesini yürüttü.
Spor Yayıncılığının Öncüsü ve Son Yılları
Eşref Şefik ismini Türk halkının zihnine adeta kazıyan asıl gelişme ise spor müsabakalarından yaptığı canlı yayınlar oldu. Özellikle güreş ve boks karşılaşmalarını radyodan kendine has akıcı ve coşkulu bir üslup eşliğinde naklen anlatması ona muazzam bir şöhret kazandırdı. Ses tonundaki samimiyet ve detaylı anlatım gücü sayesinde dinleyicileri radyo başına kilitlemeyi her defasında başardı. Radyoculuğunu bir sanat haline getiren efsanevi spiker, 1960'lı yıllarda TRT çatısı altında hazırladığı "Eşref Şefik ile Beş Dakika" programıyla dinleyicileriyle bağını taze tuttu. Ömrünü basına ve radyoculuğa adayan bu büyük çınar, 6 Eylül 1980 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Cenazesi ise huzur dolu Marmara Adası'nda toprağa verildi.