Kürt kökenli önemli bir Osmanlı ve Suriyeli siyaset adamı olan Ekrem Cemilpaşa, 22 Şubat 1891 tarihinde ülkemizin köklü şehirlerinden Diyarbakır'da hayata gözlerini açtı. Aristokrat bir ailenin ferdi olarak dünyaya gelen Cemilpaşa, imparatorluğun son yıllarındaki savaşlarda topçu subayı olarak cephelerde boy göstermiş, ardından ise şekillenen yeni dönemde Kürt milliyetçi cemiyetlerinin öncülüğünü üstlenmiştir. Siyasi mücadelesi nedeniyle sık sık soruşturmalara, yargılanmalara ve sürgünlere maruz kalan tanınmış şahsiyet, 1929 yılında Suriye'ye iltica ederek yaşamının geri kalanını burada sürdürmüş ve 31 Ocak 1974'te Şam kentinde vefat etmiştir.
İlk Yılları ve Cepheden Cepheye Uzanan Savaş Yılları
Seçkin bir sülalenin üyesi olan Ekrem Cemilpaşa, Diyarbakırlı Cemil Paşazade Kasım Bey ile Çerkes Hayriye Hanım'ın evladıydı. Küçük yaştayken ev ortamında hususi hocalardan dersler alarak eğitim hayatına adım attı. Ardından 1901'de kaydolduğu Diyarbakır Askerî Rüştiyesi'ni 1908 yılında tamamladı. Ortaöğrenimini sürdürmek amacıyla payitahta yönlendirilen genç Ekrem, 1912 senesinde İstanbul Sultanisi'nden mezuniyeti aldı. Tam da bu yıllarda siyasi ve kültürel faaliyetlere ilgi duyarak İstanbul merkezli ilk yasal Kürt öğrenci oluşumu Kürt Talebe Hêvî Cemiyeti'ne dahil oldu.
Matematik tahsili için ailesi tarafından İsviçre'nin Lozan kentine gönderilen Cemilpaşa, bir yıl sonra Belçika'nın Gent şehrine geçti. Ancak Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İstanbul'a dönmek zorunda kalarak topçu sınıfında silah altına alındı. Önce Çanakkale Cephesi'nde savaşan subay, ardından görevlendirildiği Şark Cephesi'nde yaralandı. Tedavisinin akabinde Diyarbakır'da Mustafa Kemal Atatürk'ün şifre zabiti ve Nihat Anılmış'ın karargah kumandan yardımcısı olarak görev aldı. Daha sonra gönderildiği Filistin Cephesi'nde birliği dağılınca Halep ve Mardin üzerinden tekrar Diyarbakır'a döndü.
Milli Mücadele Dönemi, Tutuklanmalar ve İstiklal Mahkemeleri
Terhis edildikten sonra siyasi çalışmalara yoğunlaşan Ekrem Bey, 1918'de memleketinde kurduğu Kürt Teâli Cemiyeti'nin başkanlığını yaptı. Ertesi yıl İstanbul'daki Kürdistan Teâli Cemiyeti'ne de katıldı. Haziran 1919'da İngiliz istihbarat yüzbaşısı Covbertin Noel ile birlikte bölgedeki Kürt ve Ermeni nüfusunu araştırma bahanesiyle Diyarbakır'a geldi. Fakat İngiliz himayesinde bir yapılanma propagandası yaptığı gerekçesiyle Vali Vekili Mustafa Bey tarafından hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve cemiyet kapatıldı. Tutuklanmamak için süratle Halep'e kaçtı.
Halep'te Yüzbaşı Noel, Celadet Ali Bedirhan ve Kâmuran Bedirhan ile buluşarak Malatya'ya ulaştı. Burada kendilerini karşılayan Mutasarrıf Halil Bey ve emekli Yarbay Ali Galip Bey ile Sivas Kongresi'ni basma planlarına karıştıkları iddiasıyla Atatürk tarafından haklarında tutuklama emri verildi. Kahta yönüne kaçmayı başardılar. Cemilpaşa, 1920'de bağımsızlığı hedefleyen Kürt Teşkilat-ı İçtimaiye Cemiyeti'ni kurdu. 1921'de gizlice Mardin ve Diyarbakır'da beş ay kadar kalsa da Abdülkerim'ê Midyadî'nin ihbarıyla yakalanarak Ankara'ya sevk edildi.
Ankara'da yargılandığı İstiklal Mahkemesi tarafından 1922 yılında beraat ettirildi. Buna rağmen siyasi gerilim dinmedi ve 1925 yılındaki meşhur Şeyh Said İsyanı patlak verdiğinde yeniden tutuklandı. Yine İstiklal Mahkemesi önüne çıkarılan Ekrem Bey, bu kez suçlu bulunarak Kastamonu Cezaevi'ne gönderildi. 1928'deki tahliyesinin ardından İstanbul'a sürülse de altı ay sonra Diyarbakır'a dönmeyi başardı. Ancak gözlerin sürekli üzerinde olması nedeniyle 19 Mart 1929'da kesin olarak ülkeden ayrılıp Suriye'ye sığındı.
Suriye Sürgünü ve Hoybun Yılları
Suriye yıllarında da siyasi faaliyetlerini aynı kararlılıkla devam ettiren Ekrem Cemilpaşa, dönemin aktif yapılarından Hoybun örgütüne katıldı. Örgüt tarafından planlanan askeri hareketlilik kapsamında bir taarruz birliğine komutan olarak atansa da bölgede hakimiyet kuran Fransız yönetimi, oluşumun lider kadrosunu Şam'da göz hapsinde tuttuğu için bu harekata iştirak edemedi. 1932 yılında Cezire bölgesinde yoksul Kürtlere destek olmak amacıyla kurulan yardım derneğinin üyeleri arasında yer aldı. Bu sırada Türkiye Cumhuriyeti tarafından 1933 yılında vatandaşlıktan çıkarıldı.
Fransız otoriteleriyle yaşanan sorunlar nedeniyle 1937 yılında diğer aile üyeleriyle birlikte Tüdmür bölgesine sürgün edildi. Aynı yıl, akrabası Kadri Cemilpaşa ile birlikte başka bir siyasi oluşumun sorumluluğunu üstlendi. 1939 ile 1946 seneleri arasında Hoybun teşkilatının siyasi temsilcisi olarak görev yaptı. Yaşamının son dönemlerini geçirdiği Şam şehrinde 1972 yılında tarihi nitelikteki eserini kaleme alarak yayımladı. Siyasi sığınmacılara kapısını açan ve onlara rehberlik eden Cemilpaşa, 31 Ocak 1974'te hayata veda etti.
Ekrem Cemilpaşa'nın uzun yaşamı boyunca kurucu veya üye olarak yer aldığı başlıca kuruluşlar şunlardır:
- Kürt Talebe Hêvî Cemiyeti (1912)
- Kürt Teâli Cemiyeti (1918)
- Kürt Teşkilat-ı İçtimaiye Cemiyeti (1920)
- Hoybun Örgütü (1929)
- Cezire Yoksul Kürtlere Yardım Derneği (1932)
- Kürtlerin Özgürlüğü ve Birliği Örgütü (1937)
