İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Ebubekir Pamukçu Kimdir?

Ebubekir Pamukçu, 1946 Çermik doğumlu öğretmen ve yayıncıdır. Zazaca ve Zaza kültürü üzerine yürüttüğü öncü çalışmalarıyla toplumsal hafızada yer edinmiştir.

Diğer adlar: Ebubekir Pamukcu

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Ebubekir Pamukçu Hakkında

Türk edebiyat ve fikir dünyasında Zaza kültürü denince akla gelen en önemli isimlerden biri olan Ebubekir Pamukçu, 2 Nisan 1946 tarihinde Çermik'in Budaran köyünde dünyaya gelmiştir. Yazar, öğretmen ve yayıncı kimliğiyle öne çıkan Pamukçu, Zaza halkının kültürel haklarını ve dilsel varlığını savunmak adına hayatı boyunca çetin mücadeleler vermiştir. Kemal ve Havva çiftinin on çocuğundan biri olarak kalabalık bir ailede büyüyen aydın, ömrünü Zazacanın bağımsız bir dil olarak kabul görmesine adamıştir. Fikirleri ve çıkardığı dergilerle bu bilinci kuran öncü isim, yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 18 Temmuz 1991 tarihinde Stockholm'de yaşamını yitirmiştir.

Eğitimcilik Yılları ve Anadolu'daki Görevleri

Ebubekir Pamukçu, gençlik yıllarından itibaren toplumu aydınlatma gayesiyle öğretmenlik mesleğine yönelmiştir. Öğretmenlik kariyeri boyunca Anadolu'nun farklı bölgelerinde ve İstanbul'da görev alan Pamukçu'nun çalıştığı okullar şu şekildedir:

  • 1964-1966 yılları arasında Uşak ilinde sınıf öğretmenliği yapmıştir.
  • 1966-1967 yıllarında Erzincan Er Eğitim Okulu bünyesinde eğitim hizmeti vermiştir.
  • 1967-1969 döneminde Şehren İlkokulu üzerinde mesleğini sürdürmüştür.
  • 1969-1976 yılları arasında ise İstanbul-Karamandere İlkokulu çatısı altında çalışmıştır.

İstanbul'daki bu yoğun mesai sırasında mesleki formasyonunu geliştirmek için İstanbul Eğitim Enstitüsü yaz okuluna devam etmiştir. Nihayetinde 1976 yılında bu enstitüden başarıyla mezun olarak Türkçe öğretmenliği diplomasını almaya hak kazanmıştir. Bu diploma onun dile olan sevgisini taçlandırmıştir.

Hukuki Baskılar, Tutukluluk ve Sürgün Dönemi

Türkiye'nin siyasi çalkantılar yaşadığı ve askeri müdahalelerin gerçekleştiği 12 Mart döneminde Pamukçu, yazdığı cesur yazılar ve savunduğu görüşler sebebiyle güvenlik güçlerinin hedefi haline gelmiştir. İstanbul'da kaleme aldığı makalelerden ötürü bu hassas süreçte iki kez tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Fikirlerinden ödün vermeyen yazar, 1974 yılında gerçekleştirilen üçüncü yargılamasında daha ağır bir yaptırımla karşı karşıya kalmıştir. Mahkeme heyeti, Pamukçu'ya 7,5 yıl hapis ve Afyon ilinde 2 yıl süreyle zorunlu sürgün cezası vermiştir. Bu ağır cezaya rağmen, 27 Nisan 1974 tarihinde yürürlüğe giren genel af kanunu sayesinde özgürlüğüne yeniden kavuşmuştur. Cezaevinden çıktıktan sonra kültürel alanda çalışmalarını sürdürün yazar, kısa süreliğine Aşiyan Müzesi Müdürlüğü görevine atanmıştir. Bu resmi görevin sonrasında ise kendi bağımsız kürsüsünü kurmak adına PİYA Yayınevi'ni faaliyete geçirmiştir. Yayıncılık faaliyetleri onun sesini duyurmuştur. Ancak ülkedeki siyasi baskılar durulmamış ve aydın isim 1981 yılında bir kez daha gözaltına alınmıştir. Bu baskılar dayanılmaz bir boyuta ulaştığında, 1983 yılında doğup büyüdüğü ülkesini terk etmek zorunda kalmıştir.

İsveç Sürgünü ve Zaza Aydınlanma Hareketi

Bir yıllık arayışın ardından 1984 yılında İsveç'e sığınan Ebubekir Pamukçu, burada yeni bir yaşam kurmuştur. Gelişinden birkaç ay sonra ise Türkiye'de kalan sevgili çocuklarını da yanına aldırmayı başarmıştir. Dört çocuk sahibi bir babaydı. Çocuklarının isimleri Mertcan, Orhan Kemal, Özgür Fırat ve Pınar'dı. Sürgün yılları Pamukçu için sadece bir sığınma dönemi değil, Zaza kimliği üzerine yapacağı büyük çalışmaların başlangıcı olmuştir. İsveç'te Zaza dili, tarihi ve kültürü üzerine yoğunlaşan aydın yazar, bu dilin bağımsızlığını kanıtlamak adına gece gündüz çalışmıştır. O dönemde "Zazaca ayrı bir dildir ve Zazalar ayrı bir halktır" tezini savunan ilk Zaza aydını olmuştur. Bu iddialı fikirler dönemin siyasi çevrelerinde büyük yankı uyandırmıştır. Zaza varlığının tanınması amacıyla 1985 yılında İsveç'te "Ayre" ve "Piya" isimli iki önemli dergiyi yayın hayatına kazandırmıştır. Bu mecmualar sayesinde Zaza kimliği ve varlığı entelektüel çevrelerde çok daha güçlü bir biçimde tartışılmaya başlanmıştır. Söz konusu yayınlarda Zazalar, kimlikleri uzun zamandan beri hem Türk devleti hem de Kürt siyasi çevreleri tarafından kabul edilmeyip reddedilen, kendi başına var olan ayrı bir halk olarak tanımlanmıştır. Bunun yanı sıra, Zazaların yaşadığı coğrafyayı tanımlamak adına ilk kez "Zazaistan" terimi bu dergilerin sayfalarında önerilmiştir. Bu kavram tarihi bir dönüm noktasıdır.

Hastalık ve Vasiyetine Uygun Son Yolculuk

İsveç'teki yoğun edebi ve kültürel faaliyetleri esnasında Ebubekir Pamukçu, amansız bir hastalık olan kansere yakalanmıştir. Hastalıkla geçen zorlu sürecin ardından, 18 Temmuz 1991 tarihinde Stockholm'de hayata gözlerini yumuştur. Onun ani gidişi Zaza toplumu için çok büyük bir kayıp olmuştur. Vefat etmeden önce en büyük arzusu, doğduğu topraklara gömülmekti. Ailesi ve sevenleri onun bu son arzusunu yerine getirmek için harekete geçmiştir. Büyük fikir adamının cenazesi, hayata gözlerini yummadan önce dile getirdiği vasiyeti doğrultusunda, doğup büyüdüğü Çermik'in Budaran köyünde toprağa verilmiştir. Geride bıraktığı eserler ve yaktığı kültürel meşale bugün de Zaza aydınlanmasına ışık tutmaya devam etmektedir. Mirasını yaşatmak hepimizin görevidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ebubekir Pamukçu kimdir?

Ebubekir Pamukçu, 1946 Çermik doğumlu öğretmen ve yayıncıdır. Zazaca ve Zaza kültürü üzerine yürüttüğü öncü çalışmalarıyla toplumsal hafızada yer edinmiştir.

Ebubekir Pamukçu ne zaman doğdu?

Ebubekir Pamukçu, 2 Nisan 1946 tarihinde doğdu.

Ebubekir Pamukçu nerede doğdu?

Ebubekir Pamukçu Budaran, Çermik, Türkiye doğumludur.

Ebubekir Pamukçu ne zaman vefat etti?

Ebubekir Pamukçu 18 Temmuz 1991 tarihinde hayatını kaybetti.

Ebubekir Pamukçu hangi alanda tanınır?

Ebubekir Pamukçu, öğretmen olarak tanınır.