Hayatı
Ebû Hanîfe, tam adıyla Ebû Hanîfe Numân bin Sâbit bin Zûtâ bin Mâh, 5 Eylül 699'da zamanının önemli bilim merkezlerinden Kufe'de doğdu ve 18 Haziran 767'de Bağdat'ta öldü. Sünnilikteki dört fıkıh mezhebinden biri olan Hanefi mezhebinin kurucusu, fıkıh ve hadis bilginidir; İmâm-ı Â'zam unvanıyla da anılır. Dedesi Zûta'nın Afganistan civarında yaşarken Arapların fethi sırasında esir düştüğü, sonra özgürlüğüne kavuştuğu ve Ali bin Ebu Talib zamanında Kâbil'den gelerek Kufe'ye yerleştiği aktarılır. Babası Sâbit, Kufe'de kumaş ticaretiyle uğraşan varlıklı ve dindar bir kişiydi. Ailenin Arap olmadığı kesindir; Fars olduğu yönündeki görüşler yaygındır.
Eğitimi ve Yetişmesi
Küçük yaşta Kur'an'ı ezberledi, o dönemde sistemleştirilmekte olan Arapça sarf, nahiv, şiir ve edebiyatı öğrendi. Gençliğinde Enes bin Mâlik gibi sahabeleri görüp onlardan hadis dinlediği için tâbiînden sayılır. İlimle uğraşmadan önce başarılı bir tüccardı. Hammâd bin Ebu Süleyman'ın ders halkasına katılarak fıkıh öğrenimine başladı ve onun derslerine on sekiz yıl devam etti. Mekke ve Medine'deki âlimlerle görüşerek hadis rivayeti dinledi, fıkıh müzakereleri yaptı. Zeyd bin Ali ve Muhammed el-Bâkır gibi Ehl-i beyt'ten isimlerden ilim öğrendi.
Fıkıh Yöntemi ve Görüşleri
Ebû Hanîfe, fıkıh meselelerinin çözümünde belli bir usul belirleyen ve bunu sistemleştiren ilk İslam bilgini olarak anılır; kurduğu sistem ilk mezhebin doğuşuna yol açmıştır. Kitap, sünnet, kıyas ve icma olarak sayılan delillere beşinci bir yöntem olan istihsanı ekledi. Kur'an ayetlerinde zahirden çok hükmün ardındaki illete bakmayı, hadisleri ise geliş yollarına göre titizlikle değerlendirmeyi savundu; mürsel hadisleri kabul etti. Kıyasla özdeşleşen ismi, bazı hadisleri kıyasa uymadığı gerekçesiyle delil almaması nedeniyle Ehl-i Hadis'in eleştirilerine yol açtı. İstihsan yöntemi ise Şafii başta olmak üzere bilginlerin şiddetli muhalefetiyle karşılaştı. Kelam alanında Kur'an'ın yaratılmış olmadığını, Arapça metnin ise yaratılmış olduğunu savundu.
Ölümü ve Mirası
Emevî ve Abbâsî yöneticilerine boyun eğmediği, yönetim anlayışını onaylamadığı için Abbasi halifesi Mansûr'un onu Bağdat'ta hapsettirdiği, işkence ettirdiği ve zehirleterek öldürttüğü aktarılır. Mezhebi İslam dünyasının büyük bir kısmına yayıldı. Selçuklu Sultanı Melikşah'ın vezirlerinden Ebu Sa'd-i Harezmî, mezarı üzerine bir türbe ve çevresine bir medrese yaptırdı.
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Ebu Hanife maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.