Türk sinemasının altın çağında zarafetiyle iz bırakan Devlet Devrim, 7 Aralık 1944 tarihinde Mısır'ın İskenderiye kentinde dünyaya gözlerini açtı. Mısırlı bir baba ile Türk bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelen sanatçı, ebeveynlerinin ayrılma kararının ardından annesiyle birlikte İstanbul Beylerbeyi semtine taşınarak yeni bir hayata adım attı. Çocukluk yıllarını İstanbul'un tarihi semtlerinden Beylerbeyi'nde geçiren Devrim, daha sonra Kadıköy'ün seçkin semtlerinden Moda'da yaşamını sürdürdü. Genç yaşında sergilediği ışıltıyla dikkat çeken isim, Yeşilçam'ın kapılarını aralamak için uzun süre beklemek zorunda kalmadı. 1962 yılında dönemin popüler yayın organı Ses dergisinin düzenlediği yarışmada Tamer Yiğit ile birlikte birincilik kürsüsüne çıktı. Bu başarı onun hayatını tamamen değiştirdi.
Mısır'dan İstanbul Semtlerine Uzanan Gençlik Yılları
İskenderiye'deki doğumunun ardından çocukluk yıllarında İstanbul'a gelen sanatçı, Boğaz'ın eşsiz semti Beylerbeyi'nde büyümenin ayrıcalığını yaşadı. Ebeveynlerinin ayrılığı, onun henüz küçük bir çocukken annesiyle yeni bir hayata başlamasına neden olmuştu. Bu yeni hayatın adresi olan Beylerbeyi, onun sanatçı kişiliğinin gelişmesinde temel rolü oynadı. Hayatının ilerleyen dönemlerinde ise Anadolu Yakası'nın gözde köşelerinden Moda'da ikamet etmeye başladı. Ailesinin dağılması nedeniyle annesinin himayesinde yetişen genç kız, İstanbul'un kültürel dokusuyla yoğrularak büyüleyici bir zarafet kazandı. Sinema dünyasına adım atma kararı aldığında, arkasında bu zengin İstanbul kültürünün birikimi vardı. Ses dergisinin kapak yıldızı yarışmasındaki zaferi, onun için sadece bir başlangıç niteliğindeydi. O dönem bu yarışmayı kazanmak sinemada zirveye giden en önemli yoldu.
Yeşilçam Rüzgarı ve Sahne Deneyimi
Güzel oyuncu, 1963 yapımı Çiçeksiz Bahçe adlı sinema filmindeki rolüyle profesyonel oyunculuk kariyerine adım attı. Ümit Utku'nun yönetmenliğini üstlendiği ve Türk sinemasının efsane isimleri Orhan Günşiray ile Nebahat Çehre'nin başrollerini paylaştığı bu yapım, genç oyuncunun sinema kariyerindeki ilk önemli başlangıç adımı oldu. 1963 ve 1973 yılları arasında geçen on yıllık süreçte, sinema dünyasında adeta fırtına gibi eserek tam 130 filmde rol üstlendi. Özellikle 1969 yılına kadar olan dönemde soluksuz bir çalışma temposu içine girerek seksene yakın filmde kendini gösterdi. Sahnelerin cazibesine kapılan yıldız, yakın dostu Ajda Pekkan'ın da kendisini bu alana teşvik etmesiyle birlikte müzik dünyasına adım atarak yaklaşık iki yıl boyunca sahnelerde şarkı söyledi. Sesinin güzelliğiyle de dinleyicilerin beğenisini kazandı. Müzik careeri kısa ama etkili oldu. Güzel yıldız sergilediği başarılı sahne performanslarıyla da müzikseverlerin gönlünde taht kurmayı başardı.
Evlilik, İdari Sorumluluklar ve Son Yolculuk
1970 yılında Agâh Selçuk ile hayatını birleştiren sanatçı, bu evliliğin ardından sinema ve sahne çalışmalarına son verme kararı aldı. Eşinin soyadını alan güzel oyuncu, evliliğin ardından tüm enerjisini ailesine ve evine harcamaya başladı. Evliliği 2015 yılına kadar devam eden ünlü ismin bu birlikteliğinden bir erkek çocuğu dünyaya geldi. Uzun bir aradan sonra, 1999 yılında Attila İlhan'ın kaleme aldığı eserden uyarlanan Kurtlar Sofrası dizisinde Arap Zehra isimli şarkıcı kadını canlandırdı. Bu rol onun yıllar sonra ekrana dönüşünü sağlayan özel bir çalışma oldu. Sanat dünyasına katkılarını idari alanda da sürdüren başarılı aktris, Engin Çağlar'ın başkanlık ettiği, müdürlüğünü ise Kıvanç Terzioğlu'nun üstlendiği Film Sanayii ve Tüm Sanatçıları Güçlendirme Vakfı (FİLM-SAN) bünyesinde ikinci başkan olarak görev yaptı. Bu prestijli kurum bünyesinde sinema emekçilerinin haklarını korumak amacıyla uzun yıllar boyunca yoğun çaba sarf etti.
Devlet Devrim'in Kariyerindeki Önemli Kilometre Taşları
- Ses Dergisi Birinciliği (1962)
- 130 Sinema Filmi (1963-1973)
- FİLM-SAN İkinci Başkanlığı
Yeşilçam'ın unutulmaz siması, 27 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul'da yaşlılığa bağlı doğal sebeplerden dolayı 80 yaşında aramızdan ayrıldı. Sanatçının ansızın aramızdan ayrılması, Yeşilçam camiasında ve tüm sevenleri arasında büyük bir üzüntüyle karşılandı. Vefatının ardından sinema sektörü derin bir yasa boğuldu. Törene katılan dostları onun sıcak kişiliğini ve sanata olan tutkusunu bir kez daha dile getirdiler. Sanatçı için ilk tören Beyoğlu Sineması'nda yapıldı. Daha sonra Şişli Camii'nde cenaze namazı kılındı. Devlet Devrim'in naaşı, kılınan cenaze namazının ardından Ayazağa Mezarlığı'nda ebedi istirahatgahına tevdi edildi. Onun sinemaya kazandırdığı değerler ve bıraktığı zengin miras her zaman saygıyla anılmaya devam edecektir. Bu büyük oyuncunun anısı Türk sinema tarihinde silinmeyecek bir iz olarak kalacaktır. Sanatseverler onu her zaman sevgiyle hatırlayacak.
