Ankara'da 1997 yılında dünyaya gelen genç piyanist Can Çakmur, kazandığı prestijli ödüller ve uluslararası başarılarla klasik müzik dünyasında ülkemizi temsil eden en parlak yeteneklerden biri haline geldi. İlkokul yıllarından itibaren başladığı müzikal yolculuğunu konservatuvar eğitimi almadan, dünyaca ünlü ustalarla çalışarak ve önemli yarışmalarda dereceler elde ederek taçlandırdı. Klasik müzik sahnesindeki yerini sıra dışı eğitim serüveni ve üstün yeteneği sayesinde edinen sanatçı, genç yaşına rağmen dünyanın dört bir yanındaki seçkin orkestralarla birlikte konserler veriyor.
Eğitim Hayatı ve İlk Başarılar
İlk öğrenimine başladığı günden itibaren ODTÜ Geliştirme Vakfı Lisesi çatısı altında eğitim gören Çakmur, piyano ile ilk tanışmasını Leyla Bekensir ve Ayşe Kaptan rehberliğinde gerçekleştirdi. Geleneksel konservatuvar eğitimi yerine özel hocalardan ders alarak ilerlemeyi tercih eden sanatçı, 2009 ile 2015 yılları arasında Emre Şen, Jun Kanno ve Paris'te yer alan söz sahibi eğitim kurumlarından Schola Cantorum'da Marcella Crudeli ile yoğun bir çalışma sürecine girdi.
Bu özel eğitim yılları, genç yeteneğe uluslararası alanda ilk önemli takdirleri getirdi. Uluslararası Roma Piyano Yarışması'nda 2011 yılında ikincilik derecesi elde eden Çakmur, hemen ertesi yıl aynı yarışmada birincilik kürsüsüne çıktı. Ülkemiz sınırları içerisinde ise 2013 yılında Mersin'de düzenlenen Kamuran Gündemir Yarışması'nda ikinci olmayı başardı.
Küresel Arenaya Geçiş ve Prestijli Burslar
Sanatını daha ileriye taşımak adına ihtiyaç duyduğu desteğe, Güher ve Süher Pekinel kardeşlerin hayata geçirdiği TÜPRAŞ sponsorluğundaki Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler projesine seçilerek ulaştı. Bu değerli burs programı sayesinde temin edilen Yamaha C3X kuyruklu piyano ile çalışma imkanı buldu. 2014 yılında Almanya'nın Fulda şehrinde gerçekleştirilen Pianale Junior Akademi kapsamındaki yarışmada 16-18 yaş grubunda birinci oldu. Aldığı bu başarıyla birlikte, Avrupa Gençlik Müzik Yarışmaları (EMCY) listesine girmeye hak kazanan Türkiye kökenli ilk piyanist unvanını elde etti ve Avrupa genelinde seçkin ustaların sınıflarına katılma şansı yakaladı.
Genç yaşta gelen başarı zinciri, 18 yaş altı piyanistler için dünyanın en zorlu sınavlarından kabul edilen Franz Liszt Genç Piyanistler Yarışması ile devam etti. Üç yılda bir gerçekleştirilen bu dev organizasyonda üçüncülük derecesinin yanı sıra Bartók Özel Ödülü'nü de hanesine yazdırdı. Türkiye'de de yankı uyandıran bu başarılar, sanatçıya 2014 Donizetti Klasik Müzik Ödüller'inde "18 Yaş Altı Genç Müzisyeni Özel Ödülü" kazandırdı. Aynı yıl Viyana'da yer alan Schola Cantorum Konservatuvarı'ndan Virtüözlük Ödülü (Diplome de Virtuosite) almaya hak kazandı. Yükseköğrenimini sürdürmek üzere Almanya'daki Weimar Franz Liszt Müzik Okulu'nda Grigory Gruzman ile yollarını birleştirdi ve Belçika'da Diane Andersen ile özel olarak çalışmaya devam etti.
Uluslararası Arenada Zirve Dönemi
Ülkemizde 43. İstanbul Müzik Festivali'nin açılış konserini şef Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde gerçekleştiren Çakmur, 2016 yılında düzenlenen 10. Balys Dvarionas Genç Piyanistler Yarışması'nda "laureate" unvanını ve iki ayrı özel ödülü müzesine götürdü. Kariyerindeki en önemli zıplamalardan biri, 2017 yılındaki İskoçya Uluslararası Piyano Yarışması'nda elde ettiği birincilikle başladı. Bu başarıyı, 2018 yılında Japonya'da organize edilen 10. Hamamatsu Uluslararası Piyano Yarışması'ndaki birincilik ödülü takip etti.
Japonya'daki bu büyük başarı, sanatçının kariyerine çok önemli bir ivme kazandırdı. Çakmur'un 2019-2020 konser döneminde Tokyo'daki Sumida Triphony Hall sahnesinde verdiği resital, Japon yayın kuruluşu NHK tarafından kayda alınarak pek çok farklı ülkede radyo ve televizyon ekranlarına taşındı. Ülkemizdeki etkinliklerin dışında, dünyanın en seçkin konser salonlarında sahne aldı. Bu salonlardan bazıları şunlardır:
- İngiltere'de Wigmore Hall
- İskoçya'da Glasgow Konser Salonu ve Edinburgh'daki Usher Salonu
- Hollanda'da Eindhoven Muziekgebouw
- Japonya'da Tokyo Opera City ve Muza Kawasaki Salonu
Albüm Çalışmaları ve Oda Müziği Projeleri
Müzikal üretimini kayıt altına almayı sürdüren Can Çakmur, ışık tutan ilk solo çalışmasını 2019 yılında BIS Records etiketiyle yayınladı. Sanatçı, 2023 yılı itibariyle başladığı ve 2028 yılına kadar sürecek olan 12 albümlük geniş kapsamlı bir projenin içerisindedir. Bu dev albüm dizisinde, besteci Schubert'in tamamlanmış olan tüm önemli piyano yapıtları ile bu değerli besteciyle bağlantılı on farklı sanatçının eserleri yer alacaktır.
Solistlik kariyerinin yanı sıra oda müziğine de büyük önem veren Çakmur, bu alanda da yetenekli sanatçılarla ortak projeler yürütmektedir. Birlikte sahne aldığı isimler ve kurduğu topluluklar arasında şunlar bulunmaktadır:
- Çello sanatçıları Alexandre Castro-Balbi ve Friedrich Thiele
- Kontrbas sanatçısı Dominik Wagner
- Keman sanatçısı Veriko Tchumburidze ve çellist Dorukhan Doruk (Trio olarak)
Sanatçının 2019 yılında çellist Jamal Aliyev ile gerçekleştirdiği, Orkney St. Magnus Müzik Festivali bünyesindeki konseri, BBC Radio 3 kanalı tarafından kaydedilip dinleyicilerle buluşturulmuştur.