Müzik dünyasında “Emre Chopin” lakabıyla tanınan ve İtalyan basını tarafından “piyanonun şeytani meleği” olarak nitelendirilen ünlü Türk piyanist Emre Şen, yurt içinde ve dışında gerçekleştirdiği resitaller, kazandığı prestijli ödüller ve akademiye sunduğu özgün katkılarla klasik müziğe yön veriyor. Halen Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi bünyesinde öğretim üyesi olarak görev yapan başarılı sanatçı, piyano tuşlarındaki yeteneğini psikoterapi kuramlarıyla birleştiren sıradışı kariyer yolculuğuyla dikkat çekiyor.
Genç Yaşta Başlayan Müzikal Yolculuk ve Parlak Eğitim Hayatı
Emre Şen’in müzik serüveni, henüz 13 yaşındayken Nuriye Arıkan’dan aldığı özel derslerle filizlendi. TED Ankara Koleji’nde öğrenim görürken müziğe adım atan genç yetenek, profesyonel eğitim dünyasına adımını 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yarı Zamanlı Piyano Bölümü’ne geçerek attı. Bu kurumda bir yıl boyunca Prof. Nimet Karatekin ile birlikte piyano çalışmalarını sürdürdü. Ardından 1987’de Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Piyano Bölümü’ne geçerek Prof. Ersin Onay ile uzun soluklu bir eğitim dönemine imza attı.
Henüz 17 yaşındayken İstanbul Mozart Yorum Yarışması’nda elde ettiği birincilik, kariyerinin ilk dönüm noktalarından biri oldu. Bu başarısı sayesinde Avusturya Kültür Ofisi desteğiyle Salzburg Mozarteum Yaz Okulu'na gitmeye hak kazanan sanatçı, burada Polonyalı büyük pedagog Andrej Jasinski ile çalışma ayrıcalığına erişti. Bilkent Üniversitesi’ndeki sekiz yıllık eğitim hayatı süresince, Bilkent Akademik Senfoni Orkestrası (BASO) eşliğinde birçok prestijli konser ve solo resital gerçekleştirdi. Eğitim yelpazesini dünyanın en prestijli merkezleriyle genişleten piyanist, çalışmalarını şu seçkin isimlerle sürdürdü:
- Ankara'da Prof. Nimet Karatekin ve Prof. Ersin Onay,
- Roma'da İtalyan piyanist Marcella Crudeli,
- New York'ta efsanevi sanatçı Oxana Yablonskaya,
- Londra'da dünyaca ünlü piyanist Kevin Kenner.
Uluslararası Başarılar ve “Piyanonun Şeytani Meleği” Lakabı
Sanatçının uluslararası arenada adını duyurması, 1995 yılında katıldığı 5. Roma Uluslararası Piyano Yarışması'nda kazandığı Birincilik Ödülü ile gerçekleşti. Bu zafer ona geniş bir Avrupa konser turnesinin kapılarını açtı. İtalyan sanat eleştirmenleri tarafından sıradışı üslubu nedeniyle “Piyanonun Şeytani Meleği” unvanıyla taçlandırıldı. Aynı yıl kazandığı özel bir bursla Paris École Normale de Musique bünyesindeki piyano bölümüne kabul edildi. Burada “Diplôme Supérieur de Concertiste” sınıfını hem piyano hem de oda müziği branşlarında birincilik derecesiyle bitirdi. Mezuniyetinden iki yıl sonra, en başarılı mezunlar arasında düzenlenen seçmelerde Albert Roussel Komitesi tarafından yine birinciliğe layık görüldü.
1998 yılında Amerika'ya giderek New York'ta Oxana Yablonskaya ile bir yıl süren yoğun bir çalışma gerçekleştirdi. Türkiye'ye döndüğünde, Üstün Yetenekler Yasası kapsamanında 2000 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'ndan Sanat Teşvik Ödülü alarak lisans derecesini tamamladı. Londra'daki eğitimini üstünlük derecesi elde ederek saygın Kraliyet Koleji bünyesinde büyük başarıyla sonuca ulaştırdı. Aynı zamanda konçerto dalında birincilik elde etti. Buradaki eğitiminde seçkin piyanist Kevin Kenner ile çalıştı. 2001 yılında ise dünyaca ünlü BBC Filarmoni Orkestrası'nın İş Bankası etkinlikleri çerçevesinde düzenlediği özel yarışmada; viyolonsel, keman ve piyano adayları arasından tek piyanist olarak seçilerek İstanbul'da Tchaikovsky'nin Birinci Piyano Konçertosu'nu seslendirdi. Bu önemli konser, İngiltere’nin seçkin klasik müzik yayıncısı BBC3 radyo kanalında dinleyicilerle buluştu.
Sanatta Geştalt Yaklaşımı ve Psikoterapi Çalışmaları
Klasik müzik kariyerini felsefi ve psikolojik bir boyuta taşımak isteyen Emre Şen, 2000 yılından itibaren Geştalt Psikoterapisi alanına yöneldi. Amacı, klasik müzik kariyerini psikolojik bir boyuta taşımaktı. Ankara'da Doç. Dr. Ceylan Daş'ın çalşma gruplarına katıldı. Bu yaşantısal süreç 2003 ile 2006 yılları arasında gerçekleşti. Böylece 2008 yılında İngiltere'nin York şehrinde master düzeyinde psikoterapist eğitimi almaya başladı. Geştalt kuramını kendi sanatsal deneyimi ve sahne performansıyla harmanlayan sanatçı, literatüre “Sanatta Geştalt Yaklaşımı” adıyla yeni bir yöntem kazandırdı. Geliştirdiği bu yenilikçi dersi Bilkent Üniversitesi bünyesinde iki yıl boyunca genç sanatçılara aktardı. Bu sayede genç sanatçı adaylarının sahne performanslarını psikolojik açıdan güçlendirmelerine katkı sağladı.
Rusya, Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere, İsrail, Polonya, Bulgaristan, Meksika, Avustralya ve Japonya gibi çok sayıda ülkede konserler vererek dünya basınından büyük övgüler toplayan usta piyanist, günümüzde de yurt içinde ve dışında sahne almaya ve yaşantısal çalşma gruplarıyla farkındalık yaratmaya aktif olarak devam ediyor.