Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının sessiz ama en etkili kahramanlarından biri olan Hüseyin Avni Dökmeci, 1919 yılında Ankara'da dünyaya gözlerini açtı.
Lise öğrenimini İstanbul'daki tarihi Haydarpaşa Lisesi'nde başarıyla tamamlayan genç Dökmeci, yükseköğrenim için Ankara Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu.
Ancak hayatın getirdiği ağır geçim sıkıntıları, onun bu eğitimi yarıda bırakmasına ve erken yaşta iş hayatına atılmasına neden oldu.
Geçinebilmek adına ticaretle uğraşan Dökmeci, edebiyata ve şiire olan derin tutkusunu hiçbir zaman kaybetmedi ve bu aşkı yayıncılığa taşıdı.
Hukuktan Yayıncılığa Uzanan Zorlu Yol
Hukuk fakültesinden ayrıldıktan sonra geçimini sağlamak için ticarete yönelen Dökmeci, asıl üretkenliğini kültür dünyasında gösterdi.
Zorlu koşullara rağmen asla yılmadı.
Kendi yazdığı şiirleri, dönemin önemli yayın organlarından olan İstanbul dergisinde ve ilerleyen yıllarda kendi kuracağı mecralarda edebiyatseverlerle buluşturdu.
Yayıncılık alanında kalıcı bir iz bırakmak isteyen kararlı edebiyatçı, kendi adıyla anılacak olan Kaynak Basım ve Yayınevi'ni hayata geçirdi.
Bu yayınevi vasıtasıyla hem kendi eserlerini hem de genç yeteneklerin yazılarını basarak Türk yayıncılık hayatına taze bir soluk getirdi.
Edebiyat Tarihinde Bir Dönüm Noktası: Kaynak Dergisi
Avni Dökmeci, takvimler 1948 yılını gösterdiğinde Ankara merkezli aylık bir şiir dergisi olan efsanevi Kaynak dergisini çıkarmaya başladı.
O dönemde yeni şiir anlayışını destekleyen büyük bir yayın çıkarmak, hem maddi hem de manevi anlamda büyük bir cesaret gerektiriyordu.
Zaman içinde, edebiyat tarihimizin en parlak isimlerinin yollarının kesiştiği bu efsanevi dergi, yalnızca şiir basmakla kalmayıp Türk öykü ve eleştiri yazınına da benzersiz katkılar sundu.
Dökmeci'nin büyük fedakarlıklarla tam sekiz yıl boyunca ayakta tuttuğu bu yayın, Haziran 1956'daki 113. sayısıyla yayın hayatını sonlandırdı.
Bu süreçte usta kalemlerin yanında genç yeteneklere de kucak açan dergi, adeta bir edebiyat okulu vazifesi gördü.
Kaynak dergisinin sayfalarında eserleri yayımlanan ve Türk edebiyatının altın kadrosunu oluşturan isimlerden bazıları şunlardır:
- Attilâ İlhan
- Cahit Sıtkı Tarancı
- Turgut Uyar
- Edip Cansever
- Behçet Necatigil
- Özdemir Asaf
- Ahmet Muhip Dranas
- Cahit Külebi
- Ümit Yaşar Oğuzcan
Edebi Mirası ve Veda
Dökmeci, Türk şiirine eşsiz katkılar sağladı.
Büyük şair Ülkü Tamer'in de yıllar sonra sevgiyle yad edeceği üzere, o zor dönemde gençlerin sesini duyurabilmesi için adeta bir kalkan olmuştur.
Hayatını sanata ve yayıncılığa adayan değerli fikir insanı, 17 Ocak 1992 tarihinde aramızdan ayrıldı.
Geride bıraktığı zengin kültür mirası ve yetiştirdiği edebiyatçılar, onun adını sonsuza dek yaşatacaktır.