Türk edebiyatının bağımsız kalemlerinden şair, öğretmen ve çevirmen Behçet Necatigil, kendine has üslubuyla modern şiirimizin en önemli isimlerinden biri haline gelmiştir. 16 Nisan 1916 tarihinde İstanbul'un Fatih ilçesindeki Atikalipaşa Mahallesi'nde dünyaya gelen sanatçı, hiçbir edebi topluluğa katılmadan kendi çizgisini başarıyla oluşturmuştur. Eserlerinde ev yaşamını derinlemesine ele alması sebebiyle "Evler Şairi" unvanını kazanan yazar, tiyatro oyunlarından mitolojiye, çevirilerden sözlüklere kadar geniş bir yelpazede kalem oynatmıştır. Özellikle radyo oyunlarının Türkiye'de saygın bir edebi tür olarak kabul edilmesinde sunduğu uyarlamalar ve özgün yapıtlarla öncü bir rol üstlenmiştir. Edebi başarılarının yanında ömrünü öğretmenlik mesleğine de adayan şair, 13 Aralık 1979 tarihinde yine doğduğu şehir olan İstanbul'da hayata gözlerini yummuştur.
Çocukluk Yılları ve Zorlu Hayat Şartları
Asıl adı Mehmet Behçet Gönül olan şair, resmi olarak 1951 yılında mahkemeye başvurarak Necatigil soyadını almıştır. Atikalipaşa'da doğduğu konak henüz iki yaşındayken, 1918 yılındaki Büyük Fatih Yangını'nda tamamen kül olmuştur. Konaklarının yanmasıyla büyük bir sarsıntı yaşayan aile, aynı dönemde ağır bir mide humması geçiren anne Bedriye Hanım'ın vefatıyla derinden yaralanmıştır. Küçük yaşta annesiz kalan Mehmet Behçet, bir süre Karagümrük Mahallesi'nde yaşayan anneannesi Emine Münire Hanım'ın yanında kalmıştır. Babası Mehmet Necati Efendi ise Beşiktaş Valideçeşme'de yeni bir hayat kurmuştur. Müderrislik ve müftülük yapan babasının saray memurunun kızı Saime Hanım ile yaptığı ikinci evlilikten iki kız kardeşi olmuştur.
Anneannesinin rahatsızlanması üzerine 1923 yılında babasının Beşiktaş'taki evine taşınan Necatigil, Cevriusta Okulu'nda ilköğrenimine başlamıştır. Bu yıllarda babasının Singer Dikiş Makineleri firmasında müfettiş olması sebebiyle aile Kastamonu'ya göç etmiştir. İlkokulu Kastamonu Erkek Muallim Tatbikat Mektebi'nde bitiren yazar, Kastamonu Lisesi'ne başlamıştır. Yetersiz beslenme ve bakımsızlık nedeniyle adenit tüberküloz geçirince okuluna ara vermiştir. Tedavi amacıyla aile İstanbul'a taşındı. Şairin sağlığına kavuşmasıyla eğitimine devam etmesi sağlanmıştır.
Eğitim Hayatı ve Edebi Uyanış
Sağlığına kavuşan genç Behçet, 1931 yılında Kabataş Erkek Lisesi'nde orta ikinci sınıftan itibaren eğitimine yeniden başlamıştır. Yaşadığı ağır hastalık süreci, onun edebi duyarlılığını ve yazma isteğini tetikleyen en önemli unsurlardan biri olmuştur. Yazma serüvenine oldukça erken yaşta atılan Necatigil, henüz 1927-1928 yıllarında kendi el yazısıyla haftalık "Küçük Muharrir" dergisini hazırlamıştır. Yakın çevresi ve arkadaşları için hazırladığı bu derginin on dört sayısını başarıyla sunmuştur. Kabataş Lisesi'ne geçtikten sonra bu yayını yeni Türk harfleriyle basmaya başlamış, bir yaz tatili boyunca on iki sayı daha üretmiştir. Bu dönemde Akşam gazetesinin Çocuk Dünyası köşesine de şiirler, fıkralar ve küçük hikayeler göndermiştir.
Kabataş Erkek Lisesi yıllarında edebi yeteneğini olgunlaştıran genç yazar, "Behçet Necati" imzasıyla ilk ciddi başarısına imza atmıştır. Varlık dergisinde yayımlanan "Gece ve Yas" adlı şiiri, onun edebiyat dünyasında profesyonel anlamda attığı ilk adım kabul edilir. Liseden 1936 yılında okul birincisi olarak mezun olan şair, yükseköğrenimini Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde sürdürmüştür. Burada Ali Nihat Tarlan ile Ahmet Hamdi Tanpınar gibi kıymetli hocalardan dersler alarak Divan ve Tanzimat şiirini yakından tanımıştır. Öğretmen okulunda geleceğin bir diğer büyük şairi Cahit Külebi ile sarsılmaz bir dostluk kurmuştur. Alman Filolojisi derslerini de dışarıdan takip eden sanatçı, burs kazanarak dört aylığına Berlin'e gitmiş ve burada Almancasını geliştirmiştir.
Öğretmenlik Yılları ve Şiir Dünyası
Üniversiteyi 1940 yılında bitiren Necatigil, hemen öğretmenlik mesleğine atılmıştır. İlk görev yeri olan Kars Lisesi, şair için oldukça zorlayıcı bir deneyim olmuştur. Ağır iklim koşullarına uyum sağlayamadığı için hastalanan genç öğretmen, 1941 yılında Zonguldak Mehmet Çelikel Lisesi'ne atanmıştır. Zonguldak, şairin edebi yaşamında önemli dostlukların kurulduğu bir şehir olmuştur. Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur ile yakın ilişkiler kurarak ortak çalışmalar yürütmüştür. Bu isimlerle birlikte Zonguldak'ın yerel gazetesi Ocak'ta, Kara Elmas dergisinde ve İstanbul'da basılan Değirmen dergisinde şiirlerini yayımlamıştır.
1943 yılının Mart ayında İstanbul Pertevniyal Lisesi'ne atanan Necatigil, yalnızca iki ay sonra askere çağrılmıştır. Vatani görevini tamamladıktan sonra İstanbul'a dönmüş ve Kabataş Erkek Lisesi'ne atanmıştır. Burası onun öğretmenlik yaşamındaki en uzun soluklu durağı olmuştur. Kabataş Erkek Lisesi'nde görev yaparken Demir Özlü ve Hilmi Yavuz gibi ileride edebiyat dünyasına damga vuracak öğrencilere rehberlik etmiştir. Okulda öğrencilerinin edebi gelişimine katkıda bulunmak amacıyla "Dönüm" dergisinin çıkarılmasına da öncülük etmiştir. 1945 yılına gelindiğinde ise ilk şiir kitabı olan "Kapalı Çarşı" edebiyat severlerle buluşmuştur.
Yaşamı boyunca öğretmenlik mesleği ile şiir üretmeyi büyük bir titizlikle bir arada yürüten sanatçı, ailesini de bu dönemde kurmuştur. 1948 yılında geçici bir süre Sarıyer Ortaokulu'nda ders verdiği sırada meslektaşı Huriye Korkut ile tanışmıştır. Hayatını Huriye Korkut ile birleştiren şairin evliliğinden iki kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Aile babası kimliğiyle edebi üretkenliğini birleştiren Necatigil, geride modern Türk edebiyatına yön veren büyük bir miras bırakmıştır.
Behçet Necatigil, şiir çalışmalarının dışındaki edebi faaliyetlerini şu alanlarda yoğunlaştırmıştır:
- Radyo oyunları ve uyarlamaları
- Mitoloji çalışmaları ve sözlük bilim
- Tiyatro eserleri ve roman çevirileri
