Türk sahne sanatlarının saygın temsilcilerinden Ali Sururi, 1913 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açmış ve ömrünü tiyatro ile sinemaya adamış kıymetli bir oyuncudur. Sanat dünyasında derin izler bırakan usta aktör, konservatuvardan mezun olduktan sonra adım attığı sahnelerde uzun yıllar boyunca başarıyla performans sergilemiştir. Sanatçı bir aileden gelen ve bu zengin kültürü başarıyla temsil eden Ali Sururi, yaşamının son dönemlerini eşiyle birlikte geçirdiği Bodrum Torba'da huzurlu bir emeklilik yaşadıktan sonra, 1998 senesinde İzmir'de vefat etmiştir.
Sanatçı Bir Aileden Gelen Yetenek
Usta oyuncunun kökleri, Türk tiyatro tarihine yön veren ünlü Sururi ailesine dayanmaktadır. Osmanlı döneminde bürokrat olarak görev yapan Ali Nazif Sururi'nin oğlu olan Ali Alim Sururi, sanatla iç içe büyümüştür. Ailede tiyatroya gönül vermiş birçok önemli isim yer almaktadır:
- Ağabeyi Yusuf Sururi: Tiyatro oyunculuğu ile tanınır.
- Ağabeyi Celal Sururi: Sahne dünyasının bilinen aktörlerindendir.
- Ağabeyi Lütfullah Sururi: Ülkenin ilk operet sanatçılarındandır.
- Yeğeni Gülriz Sururi: Tiyatro dünyasının duayen isimlerindendir.
Gülriz Sururi'nin de amcası olan usta aktör, bu zengin aile mirasını akademik eğitimle taçlandırmıştır. Sanatçı, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Şan Bölümünü başarıyla tamamladı.
Sahne Hayatı ve İstanbul Tiyatrosu Dönemi
Profesyonel tiyatro serüvenine 1935 senesinde adım atan Ali Sururi, ilk kez Dârülbedâyi bünyesinde sahnelenen Yarasa opereti ile izleyici karşısına çıkmıştır. Sanat yaşamının önemli bir bölümünü İstanbul Tiyatrosu çatısı altında geçiren oyuncu, burada çok sayıda oyunda rol almıştır. Bu ünlü tiyatro aynı zamanda sanatçının hayatının aşkını bulduğu yer olmuş ve kendisi gibi sahneye gönül veren değerli oyuncu eşi Alev Sururi ile yolları bu çatı altında kesişmiştir. Çift, sahnede başlayan bu birlikteliği ömür boyu sürdürdü.
Son Sahne, Emeklilik ve Vefatı
İstanbul Tiyatrosu'nun faaliyetlerine son vermesinin ardından Ali Sururi ve eşi Alev Sururi, şehir hayatından uzaklaşarak Bodrum'un Torba beldesine yerleşmiştir. Aktör, 1984 yılında büyük beğeni toplayan Kaldırım Serçesi adlı tiyatro oyunuyla sahnelere kalıcı olarak veda etmiştir. Emeklilik günlerini Torba'da geçiren usta sanatçı, 11 Mart 1998 tarihinde böbrek yetmezliği sebebiyle İzmir'de hayata gözlerini yummuştur. Cenazesi, çok sevdiği Torba'da toprağa verilmiştir.
