Türk sanat müziğinin efsanevi isimlerinden kanun üstadı Ahmet Yatman, 1897 senesinde İstanbul’da dünyaya gözlerini açtı. Küçük yaşlardan itibaren mûsikî dolu bir aile ortamında büyüyen sanatçı, çocukluğunda göç ettiği İzmir’den başlayarak ömrünü adadığı müzikal yolculuğunda sergilediği ajiliteli icra tekniğiyle 20. yüzyılın en büyük kanun virtüözlerinden biri haline geldi. Bu hareketli yaşam, 13 Kasım 1973 tarihinde turnedeyken Elazığ’da geçirdiği kalp kriziyle aniden son buldu.
İzmir'den İstanbul Sahnelerine Uzanan İlk Sesler
Sanatçının babası amatör olarak keman çalan Mehmet Bey, annesi ise Saide Hanım’dı. Babasının mesleki görevleri sebebiyle henüz küçük bir çocukken İzmir’e yerleşen Yatman ailesi, burada yeni bir hayata başladı. Eğitim hayatına Yusuf Rıza İptida Mektebi’nde adım atan genç Ahmet, okul sıralarındayken bile zihninde hep kanun çalma hayalleri besliyordu. İlk müzik derslerini en başta babasından alarak bu yola koyuldu. Ardından Hafız Mahmut Efendi ile hanendeliğin yanı sıra kanun da icra eden Ağyazar Efendi’den dersler alarak kendisini geliştirdi.
Henüz on yaşındayken kanunun tellerine profesyonelce dokunmaya başlayan genç yetenek, Ağyazar Efendi ile derslerini sürdürürken dönemin usta isimleri udi Serkis, Ama Ali, klarnetçi İbrahim ve Sotiri gibi müzisyenlerin birikimlerinden faydalandı. Birkaç sene içinde sahne tozunu yutmaya başladı. Aile 1908 yılında İstanbul’a geri döndüğünde, rıhtımda meşhur udi Serkis Ergüzer Efendi ile babasının yan yana icra ettiği mûsikîye Ahmet de eşlik ediyordu. Yaşı ilerledikçe fasıl müziğine yönelen sanatçı, kısa sürede İstanbul sahnelerinde aranan ve çok sevilen bir isim oldu.
Kurtuluş Savaşı'ndan Radyo Yıllarına ve Amerika Serüvenine
Vatan savunmasında da geri durmayan Ahmet Yatman, Kurtuluş Savaşı döneminde Ankara’ya giderek mücadeleye fiilen destek verdi. Zaferden sonra sanat hayatına geri dönen usta, 1927 senesinde kapılarını yeni açan İstanbul Radyosu’nda kadrolu saz sanatçısı olarak görev almaya başladı. Burada çalışırken Hafız Burhan ile izinsiz bir konsere katılması, radyo müdürü Hayreddin Bey tarafından kadrosunun feshine yol açtı. Daha sonra Hafız Burhan ile gazinolarda çalışmayı sürdürdü.
Hayatı boyunca Türkiye sınırlarını aşan pek çok yurt dışı turnesine katılan Yatman; Yunanistan, Almanya, Suriye, Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde konserler verdi. 1929 yılında Yunanistan’da gerçekleşen büyük turnede Safiye Ayla Targan, Yesari Asım Arsoy, Cevdet Çağla ve Hafız Burhan gibi dev isimlerle aynı sahneyi paylaştı. Sabiha Hanım ile evli olan ve bu evlilikten dört çocuk sahibi olan Yatman, çocuklarının eğitimi dolayısıyla Amerika’ya seyahat etti. 1962’de gittiği Amerika’da üç buçuk yıl kalarak burada caz dünyasının önde gelen trompetçilerinden Lee Morgan ile birlikte ortak caz plağı doldurdu. Plağa eklediği kanun taksimiyle Amerikalı dinleyicileri kendisine hayran bıraktı. Yurda dönüşünde ise Perihan Altındağ Sözeri ile sahne çalışmalarına devam etti.
Eşsiz Tekniği ve Türk Mûsikîesine Bıraktığı Derin İzler
İcra tarzıyla çağdaşı olan Artaki Candan, Hasan Ferit Alnar ve Vecihe Daryal gibi isimlerden kolayca sıyrılan sanatçı, kendine has üslubuyla tarihteki yerini aldı. Özellikle parmaklarındaki hız ve kıvraklığı yansıtan ajiliteli icra tarzı, onu dönemindeki diğer müzisyenlerden belirgin şekilde ayırdı. Geliştirdiği özgün süslemeler ve mûsikîimize kazandırdığı kalıplaşmış nağme geçişleri, bugün dahi yeni nesil kanun sanatçıları tarafından temel bir kılavuz olarak kullanılmaktadır. Plak çalışmalarında eşlik ettiği sayısız ismin yanı sıra yetiştirdiği değerli öğrencilerle de Türk müziğinin geleceğini şekillendirdi. Sanatçının eğittiği bazı önemli müzisyenler şunlardır:
- İsmail Şençalar
- Nuri Şenneyli
- Hilmi Rit
- Bahattin Duyarlar
- Cüneyt Kosal
- Coşkun Erdem
Altmış yılı aşan süre sahnelerde devleşen sanatçı, arkasında Türk müziğinin geleceğine ışık tutan zengin ve silinmez bir miras bıraktı.
