Türk edebiyatının ve basın tarihinin önemli simalarından biri olan şair, yazar ve gazeteci Ahmed Kemal Akünal, 30 Kasım 1873 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiş ve ömrünü vatan sevgisi ile yazı sanatına adamıştır. Beylerbeyi'ndeki aile konağında hayata gözlerini açan aydın, eğitim hayatındaki üstün başarısının ardından Osmanlı Devleti'nin son dönemindeki çalkantılı siyasi atmosferde aktif rol oynamıştır. Baskıcı yönetimlere karşı duruşu, sürgün yılları ve sınırları aşan gazetecilik faaliyetleriyle tanınan Akünal, 1942 yılında yine doğduğu şehirde vefat etmiştir.
Eğitim Hayatı ve Sürgþne Uzanan Siyasi Mücadelesi
Darüşşafaka Lisesi'ni birincilikle tamamlayarak parlak zekasını kanıtlayan genç yazar, çalışma hayatına ilk olarak Posta İdaresi bünyesinde adım attı. Sonrasında mezun olduğu lisede edebiyat öğretmenliği yaparak yeni nesilleri yetiştirmeye başladı. Fakat yönetim karşıtı fikirleri yüzünden defalarca tutuklandı. Padişaha yönelik planlanan bir suikast girişiminin sonuçsuz kalması üzerine, can güvenliğini sağlamak amacıyla yurt dışına kaçmak zorunda kaldı.
Gurbet Yılları ve Basın Dünyasındaki Faaliyetleri
Sınır dışındaki yaşam mücadelesinde kalemiyle var olan Ahmed Kemal Akünal, Atina'da 1901 senesinde İcma-i Ümmet gazetesini çıkararak yayıncılık faaliyetlerine başladı. Daha sonra Kahire'ye geçerek Ubeydullah Efendi ile ortaklaşa Doğru Söz gazetesini yayımladı. Bu muhalif gazete sadece on üç sayı basılabildi. Ayrıca dört farklı lisanda neşredilen Hakayık-ı Şark gazetesinin Türkçe kısmının yöneticiliğini ve başyazarlığını üstlendi. Mısır macerasının ardından yönünü Kafkasya'ya çeviren yazar, Bakü'ye yerleşerek yazı hayatını burada sürdürdü. Hüseyinzâde Ali Bey'in Füyuzat ile Oruç Oruçov'un Güneş gazetelerinde kıymetli makaleler kaleme aldı. Kafkasya'da Mekatib-i İslamiyye müdürlüğü görevinde bulundu. 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanı üzerine vatanına geri dönen Akünal, liselerde ders vermeye devam etse de hükümet tarafından tekrar Bakü'ye gönderildi. Bakü'deki öğretmenliği esnasında Rus hükümetince casuslukla suçlandı. Hariciye Nezareti'nin yürüttüğü diplomatik çabalar neticesinde serbest bırakılarak ülkesine dönmeyi başardı.
Vatan Savunması, Edebi Mirası ve Son Yılları
Yurda dönüşünün ardından patlak veren Balkan Harbi esnasında Gelenbevi Sultanisinde edebiyat öğretmenliği yaptı. I. Dünya Savaşı yıllarında ise Ankara Sultanisinde öğretmenlik görevini sürdürürken bu eğitim kurumuna müdür olarak atandı. Akünal, dönemin etkili yayın organlarından Çığır ve Hak gazetelerinde yazılarını neşretmeye devam etti. İşgal yıllarında ve Milli Mücadele döneminde İstanbul'da gerçekleştirilen protesto mitinglerinde yaptığı coşkulu konuşmalarla halkın vatanseverlik duygularını ateşledi. Edebi hayatına gençlik yıllarında adım atan Ahmed Kemal Akünal'ın ilk şiir, öykü ve makaleleri şu prestijli mecmualarda yayımlanmıştır:
- Maarif
- Mektep
- Mirsat
- Sabah
- Servet-i Fünûn
Eserlerinde Servet-i Fünûn şairlerinin estetik anlayışı ve hassasiyeti hissedilen sanatının bazı şiirleri, 1909 yılında Füyûzât-ı Kırâat ve 1915 yılında Vatan Çocuklarına Ninniler adıyla kitap haline getirilmiştir. Yazar, Mehmet Behçet Yazar'a gönderdiği bir mektubunda, hareketli yaşamı yüzünden eserlerini derleyip toplayamadığından dert yanmıştır. Tevfik Rüştü Aras'ın yönlendirmesiyle kaleme aldığı ninni parçalarının okullarda okutulduğunu ancak zamanla nüshalarının tükendiğini belirtmiştir. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kuruluşu döneminde ülkeye yaptığı hizmetler ise Azerbaycan halkı tarafından unutulmamış ve 1918 yılında Bakü'yü ziyaret eden Ruşen Eşref vasıtasıyla gıyabında teşekkür edilmiştir. Hayatının son döneminde Beykoz Belediyesi bünyesinde başkâtip olarak görev yapan aydın, Ekim 1942'de Göztepe'deki evinde siroz rahatsızlığı nedeniyle yaşama veda etmiştir. Kabri Merdivenköy mezarlığında yer almaktadır.
