İçeriğe Atla
Afife Batur fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Afife Batur Kimdir?

Afife Batur, 1935 yılında doğan, İTÜ'de doktora alan ilk kadın mimarlık tarihçisi olarak Türk mimari mirasına büyük katkılar sunmuş değerli bir profesördür.

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Afife Batur Hakkında

Türkiye'nin mimarlık tarihi sahnesinde öncü bir figür olan Afife Batur, cumhuriyet dönemi Türkiye mimarisi ile geç dönem Osmanlı mimarisi üzerine yaptığı çalışmalarla adını tarihe yazdırmıştır. 1935 yılında dünyaya gelen Batur, 16 Aralık 2018'de İstanbul'da yaşamını yitirene dek mimarlık eğitimi ve koruma bilincinin yaygınlaşması için durmaksızın çalışmıştır. Uzun yıllar görev yaptığı İTÜ Mimarlık Fakültesi bünyesinde profesör unvanıyla yüzlerce öğrenci yetiştirmiş, sayısız tezin danışmanlığını üstlenmiştir. Kendisi, ülkenin kültür mirasını geleceğe aktarmayı hedefleyen restorasyon projeleriyle mimarlık dünyasında derin izler bırakmıştır.

Akademide Büyüyen İlklerin Kadını

Öğretmen bir anne ve babanın evladı olan değerli akademisyen, ortaöğrenimini Bursa Kız Lisesi bünyesinde tamamladı. Mimarlık yolculuğuna ilk adımı 1952 yılında, İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen giriş sınavını kazanarak attı. O dönemde bu zorlu sınavı geçmeyi başaran yegane kız öğrenci olması, kariyerindeki kararlı ve öncü duruşun ilk büyük göstergesiydi.

Tarihler 1958 yılını gösterdiğinde İTÜ'den mezun olan başarılı mimar, akademik gelişimini aynı yuvada sürdürmeye karar verdi. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını başarıyla tamamlayarak, kurumda doktora derecesi elde eden ilk kadın mimarlık tarihçisi unvanına erişti. 1960 yılında asistan olarak göreve başladığı Mimarlık Tarihi kürsüsünde, kürsü başkanı Doğan Kuban'ın yanında yer alan ilk asistan olma özelliğini kazandı.

Akademik hayatındaki gelişim sürecinde, ülnü düşünür ve sanat insanı Sabahattin Eyüboğlu ile yolları kesişti. Onun hem öğrencilişi hem de asistanlığı vazifesini yürüten Batur, Eyüboğlu'nun sanat tarihi ve hümanizma odaklı vizyonundan derin ölçüde feyiz aldı. Bu güçlü etkileşimle birlikte, Anadolu topraklarının kültürel zenginliğini keşfetmek için düzenlenen mavi yolculuklara ve gezilere iştirak ederek bakış açısını zenginleştirdi.

Batur, doktora derecesini 1974 yılında "Osmanlı Camilerinde Kemer Strüktür Biçim İlişkisi Üzerine Bir Deneme (1300-1730)" isimli çalışmasıyla taçlandırdı. Hemen ardından gerçekleştirdiği doçentlik tezinde ise 16. yüzyıl sonuna odaklanarak "Osmanlı Camilerinde Eğrisel Örtüler ve Geçiş Öğeleri, Sorunlar ve Biçimler" konusunu detaylıca inceledi. Her iki araştırmasında da Osmanlı mimarisinin yapısal çözümlemelerini temel alan Batur, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde 19. ve erken 20. yüzyıl mimarlık pratiklerine doğru yöneldi.

Mimari Mirası Koruma Mücadelesi ve Eserleri

Profesörlük unvanını "İstanbul Metrosu ve Tüp Geçişi Güzergah Bölgelerinin Arkeolojik ve Mimari Etüdü" başlıklı teziyle kazanan başarılı bilim insanı, İTÜ Mimarlık Fakültesi çatısı altında uzun seneler boyunca eğitim faaliyetlerini sürdürdü. Burada cumhuriyet dönemi, çağdaş mimarlık eğilimleri ile rölöve-restorasyon disiplinlerinde önemli dersler verdi.

Akademik çalışmalarının dışında sivil toplum alanında da aktif roller üstlenen Batur, 1971 senesinde Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi genel başkan yardımcılığını üstlendi. 1998 ile 2000 yılları arasında ise aynı kurulun başkanlığına seçilerek mesleğe yön vermeyi sürdürdü. 1995-1996 ve 1998 yıllarında Kültür Bakanlığı İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu üyesi olarak görev alarak kentin tarihi dokusunun korunmasına doğrudan katkıda bulundu.

Uluslararası alanda da adından söz ettiren Batur, 1996 yılındaki Habitat II konferansı bünyesinde gerçekleştirilen "Dünya Kenti İstanbul" başlıklı serginin genel koordinatörlüğünü yürüttü. 2005 senesinde ise Uluslararası Mimarlar Birliği Kongresi kapsamında gerçekleştirdiği Art Nouveau sergisiyle kültür sanat dünyasına katkı sağladı. Yazınsal üretkenliği de oldukça yüksek olan akademisyen, ardında pek çok başyapıt niteliğinde kitap bıraktı.

Yazdığı çalışmalar şunlardır:

  • Osmanlı Camilerinde Kemer (1974)
  • Dünya Kenti İstanbul / Istanbul World City (1996, editör)
  • İstanbul: İnançların Buluştuğu Kent, Birlikte ve Yanyana (1996)
  • Dünya Kenti İstanbul Sergisi / Istanbul World City Exhibition (1997)
  • Bir Mimar, Bir Yorum: Alexandre Raymond (1999)
  • Bir Usta, Bir Dünya: Mimar Vedat Tek (1999)
  • Atatürk İçin Düşünmek: İki Yapıt, İki Mimar (2000)
  • Osmanlı Mimarlığının Yedi Yüzyılı (2000, Nur Akın ve Selçuk Batur ile editör)
  • Kimliğinin İzinde Bir Mimar, Vedad (Tek) (2002)
  • Doğu Karadeniz'de Kırsal Mimari (2005)
  • A Concise History: Architecture in Turkey during the 20th Century (2005)
  • Architectural Guide to İstanbul (2006)
  • Mimar Kemaleddin Yapıları Rehberi (2007, editör)
  • Mimar Kemaleddin: Tarihin Dönüm Noktalarında Bir Yaşam (2007)

Meslek Hayatı Boyunca Kazandığı Ödüller ve Başarılar

Meslek yaşamı boyunca üretkenliğiyle fark yaratan Afife Batur, mimarlık yarışması projelerinden akademik başarılara uzanan geniş bir yelpazede takdir toplayıp ödüllendirildi. Henüz kariyerinin erken evrelerinde, Selçuk Batur ile ortaklaşa yürüttüğü 1966 yılındaki Maçka Oteli mimari proje yarşmasında mansiyon ödülüne layık görüldü. İkili, 1967 yılında gerçekleştirilen Zonguldak Kız Öğretmen Okulu yarışmasında üçüncülük, 1969 yılındaki Sayıştay Ek Binası yarışmasında ise ikincilik ödülüne layık görüldü.

Batur, yılmak bilmeden sürdürrdüğü akademik faaliyetleri için 2000 yılında İTÜ 40. Hizmet Yılı Ödülü ile gururlandırıldı. Aynı yıl, Ulusal Mimarlık Ödülleri töreninde Mimarlığa Katkı Dalı Başarı Ödülü'nü kucakladı. Kaleme aldığı derinlikli biyografik eserlerin en önemlilerinden olan "Mimar Kemaleddin: Tarihin Dönüm Noktalarında Bir Yaşam" kitabı ile 2010 yılında Yunus Nadi Ödülleri Sosyal Bilimler Araştırması Ödülü'ne layık görülmesi, onun entelektüel birikiminin en büyük kanıtlarından biri oldu.

Uzun yıllar boyunca mimari koruma mücadelesinde yer alan Batur, restorasyonunda büyük bir emek harcadığı Hasanpaşa Gazhanesi'nin şehre yeniden kazandırılmasına öncülük etmiştir. 16 Aralık 2018 yılında vefat etmesinin ardından, adı Gazhane bünyesindeki modern kütüphaneye verilmiştir. Böylece yıllarını verdiğı o tarihi mekanda ismi sonsuza dek yaşatılacak, tüm mimarlar ve öğrenciler için ilham kaynaşı olmaya devam edecektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Afife Batur kimdir?

Afife Batur, 1935 yılında doğan, İTÜ'de doktora alan ilk kadın mimarlık tarihçisi olarak Türk mimari mirasına büyük katkılar sunmuş değerli bir profesördür.

Afife Batur ne zaman vefat etti?

Afife Batur 16 Aralık 2018 tarihinde hayatını kaybetti.

Afife Batur hangi alanda tanınır?

Afife Batur, mimar olarak tanınır.