Afet İnan, Cumhuriyet tarihinin en seçkin sosyolog, akademisyen ve tarihçilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kendisi, Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi kızıdır. Aynı zamanda modern cumhuriyet ideolojisinin kurulmasında ve Türk kadınının sosyal kimliğinin kurgulanmasında öncü bir rol oynamıştır. 30 Ekim 1908 tarihinde Selanik yakınlarındaki Doyran kasabasında doğan İnan, yaşamı boyunca Türk medeniyetini aydınlatmaya çalışmıştır. 8 Haziran 1985 tarihinde Ankara'da vefat eden İnan, geride Türk tarihi ve devrimleri üzerine yazılmış elliye yakın değerli eser bırakmıştır. Kendisi cumhuriyet tarihinin en parlak simalarındandır.
Çocukluk Yılları ve Eğitim Yolculuğu
Balkan Savaşları sonrasında Selanik'ten Anadolu'ya göç eden orman memuru İsmail Hakkı Bey ve Şehzane Hanım'ın kızı olan Afet İnan, çocukluk yıllarında babasının görevi nedeniyle Mıhalıççık, Ankara ve Biga gibi pek çok farklı bölgede eğitim görmek zorunda kalmıştır. Eskişehir'de başladığı ilköğrenimi sırasında, 1915 yılında annesini verem hastalığı yüzünden yitirmesi hayatının ilk büyük acısı olmuştur. Diplomasını 1920 yılında Ankara'da aldı. 1922 yılında Elmalı Kızokulu'na başöğretmen olarak atanan genç eğitimci, babasının görev yerlerinin değişmesi üzerine Anadolu'yu baştan başa dolaşmıştır. Bursa Kız Muallim Mektebi'ni 1925 yılında başarıyla tamamlayan Afet İnan, İzmir'deki Redd-i İlhak İlkokulu'nda yeni öğretmenlik görevine adım atmıştır.
Atatürk ile Karşılaşma ve Avrupa Yılları
Aynı yıl İzmir'de bir çay davetinde Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ile tanışması, onun akademik kariyerinin ve yaşamının gidişatını tamamen belirlemiştir. Yeni göreve başladığı günlerde Selanik kökenli ailesiyle Atatürk'ün ilgisini çeken İnan, daha yüksek bir eğitim alma arzusunu dilemiştir. Atatürk'ün teşvikiyle İsviçre'nin Lozan kentinde Fransızca eğitimi alan İnan, yurda döndüğünde Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde öğrenimini sürdürmüş ve ardından girdiği sınavı kazanarak Ankara Musiki Muallim Mektebi'ne tarih ve yurt bilgisi öğretmeni olarak atanmıştır. Lozan'daki dil eğitiminin ardından yurda döndü.
Cumhuriyet Müfredatı ve Medeni Bilgiler
Atatürk, okulda okutulacak yurt bilgisi kitabını yetersiz bularak genç öğretmenden Fransızca kaynaklardan çeviriler yapmasını talep etmiştir. Bu tercümeler, Almanca eserlerden yapılan derlemeler ve bizzat Atatürk'ün yazılarıyla birleşerek Vatandaş için medenî bilgiler kitabını oluşturmuştur. Bu eser okullarda ders kitabı yapılmıştır. 1932 yılından itibaren Ankara Kız Lisesi'nde öğretmenliğini sürdüren tarihçi, kadın hakları konusundaki akademik çalışmalarına hız kesmeden devam etmiştir.
Tarih Kurumu ve Kadın Hakları Konferansı
3 Nisan 1930 tarihinde Türk Ocağı sahnesinde Türk kadınlarının seçim haklarına ilişkin tarihi bir konferans veren İnan'ın bu ilk hitabet deneyiminde giydiği elbiseyi bizzat Atatürk tasarlamış ve gömleği için de kendi pırlanta kol düğmelerini hediye etmiştir. Aksaray delegesi sıfatıyla katıldığı Türk Ocakları Kongresi'nde, Türk tarihinin bilimsel metotlarla incelenmesi amacıyla tarihi bir önerge vermiştir. Bu önergenin kabul edilmesinin ardından kurulan ve daha sonra Türk Tarih Kurumu adını alan cemiyetin en aktif üyelerinden biri olmuştur. Kurumda uzun yıllar başkanlık görevini üstlendi.
Akademik Mirası ve Kürsü Yılları
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi bünyesinde Türk devrim tarihi kürsüsü'nü kurarak tarihe geçen İnan, bu alanda ilk profesörlük unvanını alan bilim insanlarından biri olmayı başarmıştır. Cumhuriyet tarihindeki en büyük öncülerden biri olan Afet İnan'ın yürüttüğü akademik çalışmalar ve öncülük ettiği tarih çalışmaları şu şekilde özetlenebilir:
- Türk Tarih Tezi'nin bilimsel altyapısının hazırlanması ve yaygınlaştırılması
- Cumhuriyetin yeni tarih anlayışının metodolojik olarak kurulması
- Türk kadınının siyasal ve sosyal haklarının kazanılmasında ideolojik önderlik üstlenilmesi
- Türk Tarih Kurumu bünyesinde çok sayıda bilimsel yayının yapılmasına liderlik edilmesi
Prof. Dr. Afet İnan, ömrünü vakfettiği Türk tarihi araştırmaları ve cumhuriyet aydınlanması yolunda bıraktığı elliye yakın kıymetli eserle Türk bilim dünyasının en önemli mihenk taşlarından biridir.
