Uzundere'ye Genel Bakış
Erzurum ilinin bir ilçesi ve bu ilçenin merkezi olan Uzundere, deniz seviyesinden ortalama 1.093 metre yükseklikte kurulmuştur. Toplam 505 km² yüzölçümüne sahip olan bu bölge, coğrafi olarak Karadeniz Bölgesi'nde yer almaktadır. Mart 2016'da sakin kent (Cittaslow) unvanını alan Uzundere, küreselleşmenin getirdiği standartlaşmaya karşı yerel değerlerini ve çevre özelliklerini korumayı başarmış nadide seyahat rotalarından biridir.
Uzundere'nin Köklü Tarihi
Uzundere yerleşiminin eski adı Gürcüce kaynaklarda Azorti, Osmanlı kayıtlarında ise Ozort veya Uzort olarak geçmektedir. Orta Çağ'da Gürcistan'ın Tao bölgesinde yer alan köy, 16. yüzyılın ortalarında Osmanlı hakimiyetine girmiştir. 1574 tarihli Osmanlı mufassal defterine göre Oltu sancağının Haho (Hahuli) nahiyesine bağlı olan Azort köyünde 241 Hristiyan ve 2 Müslüman hane yaşamaktaydı. Cumhuriyet döneminde Tortum kazasına bağlı bir nahiye olan Azort'un adı, 1950'lerin ilk yarısında Türkçe olmadığı gerekçesiyle Uzundere olarak değiştirilmiştir. Uzundere, 1987 yılında Tortum'dan ayrılarak bağımsız bir ilçe statüsü kazanmıştır.
İklim ve Coğrafi Yapı
İlçede genel olarak Karadeniz iklimi hakimdir. Çevresindeki dağların uzanışı, bakı ve yükseklik gibi faktörlerin etkisi altında şekillenen yerel iklimde ortalama sıcaklık 11 derecedir. Vadi içinde kurulmuş olması sebebiyle fırtınalı rüzgarların görülmediği Uzundere'de yıllık ortalama yağış miktarı 304,4 mm gibi düşük seviyelerdedir. Yıllık kar yağışlı gün sayısı ortalama 11 gün iken, karın yerde kalma süresi yaklaşık 35 gündür. Balıklı, Gölbaşı, Çağlayanlı ve Altınçanak gibi yükseltinin 1000 metreye kadar düştüğü alanlarda donlu gün sayısında belirgin bir azalma gözlenmektedir.
Görülmeye Değer Tarihi ve Doğal Güzellikler
Uzundere, tarihi ve doğal yapılarıyla her yıl binlerce turisti ağırlamaktadır. İlçenin en önemli tarihi yapısı, Çamlıyamaç mahallesinde bulunan ve Vaftizci Yahya'ya adanan Oşki Manastırı (Öşkvank)'dır. 963-973 yılları arasında Gürcü Kralı Kuropalat Adarnese'nin oğulları Kral Davit ve Prens Bagrat tarafından inşa ettirilen bu yapıdan günümüze kilise, üç şapel, yemekhane ve el yazmalarının kopya edildiği kütüphane binası ulaşabilmiştir. Bunun yanı sıra Tao-Klarceti Krallığı'ndan günümüze kalan Sapaca Kalesi, Dikyar mahallesindeki Engüzekkapı Kalesi ve Oseti Şapeli bölgenin zengin tarihi mirasını oluşturur. Osmanlı dönemine ait 17. ve 18. yüzyıl eseri olan İnçer Camii, doğa harikası Köptek Mağarası, Yayla mahallesindeki Zugar Boğazı ve Tortum Gölü'nün doğu kıyısında yer alan büyüleyici Peri Bacaları da Uzundere'de mutlaka keşfedilmesi gereken yerler arasındadır.