Körfezin Doğusunda Tarih ve Coğrafyanın Buluşma Noktası
İzmit, Marmara Bölgesi'nin Çatalca-Kocaeli bölümünde, İzmit Körfezi'nin doğu kıyısında konumlanmış tarihi bir ilçedir. Kocaeli iline bağlı olan bu yerleşim yeri, adını kurucusu Bitinya Kralı Nikomedes'ten alan antik Nikomedia şehrinden almaktadır. Tarih boyunca İznikomid, İznikmid ve İzmid isimleriyle anılan kent, 1928 yılında Latin harflerine geçilmesiyle bugünkü İzmit adını almıştır.
Antik Çağlardan Roma İmparatorluğu'nun Başkentliğine
Yapılan araştırmalar, İzmit ve çevresinde MÖ 3000'lerden beri insan yaşamı olduğunu göstermektedir. Antik çağlarda Bitinya olarak adlandırılan bölgede, Megara'dan gelen göçmenler önce Astakoz yöresine yerleşmiştir. Bitinya Kralı Nikomedes ise bu kentin karşısına daha güvenli bir yerleşim kurarak Nikomedia adını vermiş ve burayı başkent yapmıştır. Roma İmparatorluğu döneminde MS 123 depreminde yıkılan kenti yeniden onaran İmparator Hadrianus'a meclis tarafından 'Restitutor Nicomedia' (Nikomedia'yı yenileyen) unvanı verilmiştir. 3. yüzyıl sonlarında doğu bölgesinin başkenti ilan edilen Nikomedia; Roma, Antakya ve İskenderiye'nin ardından dünyanın en büyük 4. kenti konumuna yükselmiştir. Bu görkemli dönemden günümüze yalnızca surlar, su kemerleri, anıtsal bir çeşme ve bir su sarnıcı ulaşabilmiştir.
Türklerin Egemenliği ve Osmanlı Dönemi
Konstantinopolis'in Bizans başkenti olmasıyla önemi azalan kent, 11. yüzyılda Türklerin egemenliğine girmiştir. 1078 yılında Anadolu Selçuklu Devleti kurucusu Süleyman Şah tarafından fethedilen şehir, Haçlı Seferleri döneminde tekrar el değiştirmiş ve yağmalanmıştır. Nihayet 1337 yılında, Orhan Bey döneminde Akça Koca'nın da katkılarıyla kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmış ve Süleyman Paşa'nın ilk sancak beyi olduğu bir Osmanlı sancağı haline gelmiştir. Ankara Muharebesi sonrasında kısa süre el değiştirse de Musa Çelebi ve ardından I. Mehmet (Mehmet Çelebi) dönemlerinde yeniden Osmanlı idaresine geçerek bayındır hale getirilmiştir.
Tarihi Afetler ve Salgın Dönemleri
İzmit, tarihi boyunca büyük doğal afetlerle de karşı karşıya kalmıştır. 14 Eylül 1509 tarihinde gerçekleşen büyük depremde Süleyman Paşa Medresesi başta olmak üzere 5 cami, 300 ev ve deniz kıyısındaki surlar onarılamayacak düzeyde yıkılmıştır. 1592 yılındaki veba salgını nedeniyle dükkanların 6 ay boyunca kapalı kaldığı şehirde ulaşım durmuş, 1621 yılındaki şiddetli kış mevsiminde ise İzmit Körfezi'nin bitim noktası tamamen donmuştur.