Zübeyir Aydar, 1 Ocak 1961 tarihinde Siirt ilinin Eruh ilçesine bağlı Yanıkses köyünde, Abdullah-Halime Aydar çiftinin evladı olarak dünyaya geldi. Gençlik yıllarının ardından hukuk alanına yönelen Aydar, avukatlık mesleğini icra etmenin yanı sıra yerel siyasete ve sivil toplum faaliyetlerine adım attı. Kendisi aynı zamanda eski bir avukattır. Ülke gündeminde milletvekilliği ve çeşitli örgütlerdeki yöneticilik rolleriyle yer bulan Aydar, 1994 yılından bu yana yaşamını Türkiye dışında sürdürmektedir.
Siyasi Yaşamı ve Meclis Dönemi
Hukuk kariyerinin ardından insan hakları alanında çalışan Zübeyir Aydar, İnsan Hakları Derneği (İHD) Siirt Şube Başkanlığı görevini üstlendi. Siyasi kariyerini ise Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) bünyesinde şekillendirerek partinin Siirt İl Başkanlığı görevini yürüten Aydar, aynı zamanda 1991 Türkiye genel seçimlerinde SHP listesinden milletvekili seçilerek meclise adım atmıştır. Parlamentodaki aynı yıl içerisinde, diğer bazı Kürt siyasetçilerle birlikte Demokrasi Partisi'ne (DEP) geçiş yaptı.
1994 yılında mecliste yaşanan hareketli günlerin ardından, DEP milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırıldı. Aydar, bu milletvekillerinin tutuklanmasının hemen ardından Türkiye'den ayrılma kararı aldı. Dokunulmazlıkları kaldırılıp cezaevine gönderilen milletvekilleri arasında şu isimler yer alıyordu:
- Leyla Zana
- Orhan Doğan
- Hatip Dicle
- Ahmet Türk
- Sırrı Sakık
- Mahmut Alınak
Yurt Dışı Faaliyetleri ve Hukuki Durumu
Türkiye'den ayrıldıktan sonra 1994 yılında İsviçre'ye giderek sığınmacı statüsü alan Aydar, Avrupa'daki faaliyetlerine başladı. PKK tarafından 1995 yılında faaliyete geçirilen Sürgündeki Kürt Parlamentosu (PKDW) bünyesinde görev aldı. Ardından, 1999 yılında kurulan Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) oluşumuna katılarak çalışmalarını sürdürdü. Aydar, 2003 yılında ise Kongra-Gel başkanlığı görevine getirildi.
Aydar'ın yurt dışındaki faaliyetleri uluslararası alanda da çeşitli yaptırımlarla karşılaştı. ABD Hazine Bakanlığı bünyesindeki Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC), 14 Ekim 2009 tarihinde kendisini uyuşturucu kaçakçısı olarak ilan etti. 2010 yılının Haziran ayında ise Belçika'da gözaltına alınarak tutuklandı. Ancak üç hafta süren tutukluluk sürecinin ardından serbest bırakıldı.
Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı, 28 Ekim 2015 tarihinden itibaren Aydar'ı "en çok aranan terûoristler" listesindeki kırmızı kategoriye dahil etti. Bakanlık, Aydar'ın yakalanmasını sağlayacak bilgi paylaşımı için 10 milyon liraya kadar ödül vadetti. 7 Nisan 2021 tarihinde, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun ilgili maddeleri uyarınca İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'ın imzasıyla yayımlanan karar kapsamında, Aydar'ın Türkiye sınırları içerisindeki mal varlığı resmi olarak donduruldu.
