Mehmet Hatip Dicle, 1955 senesinde Diyarbakır'da dünyaya gelen, yakın siyasi tarihin en bilinen aktörlerinden biri olan Kürt kökenli Türk siyasetçi ve inşaat mühendisidir. Diyarbakır merkezli sivil toplum ve siyaset odaklı çalışmalarıyla tanınan isim, 1991 senesinde meclise girerek adını duyurmuştur. Siyasi düşünceleri nedeniyle hayatı boyunca pek çok defa yargılama süreçlerine tabi tutulmuş ve uzun yıllar cezaevinde kalmıştır.
Gençlik Yılları ve Siyasi Mücadelenin Başlangıcı
Mehmet Hatip Dicle, Emin Bey ile Mübeccel Hanım'ın evladı olarak Diyarbakır'da doğup büyüdü. Kentteki Ziya Gökalp Lisesi'nden mezun olduktan sonra mühendislik okumak için İstanbul Teknik Üniversitesi'ne kaydoldu. Buradaki İnşaat Fakültesi'nden 1979 yılında başarıyla mezun oldu. Gençlik yıllarında toplumsal meselelerle yakından ilgilenen Dicle, 1970'li yıllarda Devrimci Doğu Kültür Derneği bünyesinde çalışmalar yaptı. Bu dönemde yürüttüğü siyasi faaliyetler yüzünden 1984 yılında ilk kez emniyet güçlerince gözaltına alındı. Daha sonra sivil toplum alanına yönelen tecrübeli isim, 1990 yılındaki İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi 2. Olağan Genel Kurulu'nda başkanlık görevine getirildi.
Parlamentodan Cezaevine Uzanan Zorlu Yıllar
Sivil toplumdaki tecrübesini meclise taşımak isteyen Dicle, 1991 yılındaki genel seçimlerde SHP-HEP ittifakıyla Diyarbakır milletvekili seçildi. Seçimlerin ardından Halkın Emek Partisi'ne katılan Kürt siyasetçi, 12 Aralık 1993'te ise Demokrasi Partisi (DEP) Genel Başkanı oldu. Ancak meclisteki bu görev süresi oldukça kısa sürdü. TBMM, 2 Mart 1994 tarihinde aldığı kararla Hatip Dicle'nin dokunulmazlığını kaldırdı. Bu süreçte dokunulmazlığı elinden alınan diğer milletvekilleri şunlardır:
- Leyla Zana
- Selim Sadak
- Orhan Doğan
Dokunulmazlığı kaldırılan Dicle, aynı gün meclis çıkışında Orhan Doğan ile birlikte Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri tarafından gözaltına alındı. Dönemin Ankara DGM Başsavcısı Nusret Demiral tarafından hazırlanan ve vatan hainliği iddiaları içeren iddianameyle yargılanan Kürt politikacı, çarptırıldığı ağır hapis cezası nedeniyle tam on yılını cezaevinde geçirmek zorunda kaldı.
Siyasi Dönüşüm ve Demokratik Toplum Hareketi
Yeniden yapılan yargılama sonucunda 2004 senesinde cezaevinden tahliye edilen Dicle, siyaset yapmayı kararlılıkla sürdürdü. Çok geçmeden diğer Kürt aydınları ve siyasetçileriyle ortaklaşa hareket ederek Demokratik Toplum Hareketi'nin kuruluşunu gerçekleştirdi. Bu oluşum bir süre sonra Demokratik Toplum Partisi'ne evrildi. Buna karşın, anayasal yasakları gerekçe gösteren Anayasa Mahkemesi, Hatip Dicle'nin yeni partideki üyeliğini düşürdü. Çalşmalarına ara vermeyen tecrübeli politikacı, Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) kuruluşuna öncülük ederek bu yapının eşbaşkanlığını ve sözcülüğünü üstlendi. Ardından KCK soruşturmaları çerçevesinde 24 Aralık 2009 tarihinde yeniden tutuklanarak Diyarbakır Cezaevi'ne gönderildi. Avukatlarının yaptığı hukuki itirazlar sonucunda Dicle, yaklaşık beş yıllık tutukluluğun ardından 29 Haziran 2014 tarihinde serbest bırakıldı.
Seçimlerin İptal Edilen Vekilliği
Siyasetçinin yaşamındaki en büyük hukuki açmazlardan biri ise 12 Haziran 2011 genel seçimleri sırasında yaşandı. Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun Diyarbakır'dan bağımsız adayı olan Dicle'nin başvurusu, YSK tarafından önce iptal edildi. Gerekçe olarak ise geçmişteki kesinleşmiş cezaları gösterildi. Kamuoyunun tepkisi ve yapılan yeni hukuki incelemeler sonrası YSK, Dicle'nin de aralarında bulunduğu adayların seçime girebileceğini onayladı. Yapılan genel seçimlerde yüksek oy oranıyla Diyarbakır'dan ikinci kez milletvekili seçilmeyi başardı. Fakat kesinleşen hapis cezası nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu kararıyla milletvekilliği tekrar elinden alındı.
