Türk sanat müziğinin en değerli isimlerinden solist ve bestekar Ziya Taşkent, 1932 yılında Adapazarı'nda dünyaya gözlerini açtı. Aslen Rize kökenli bir ailenin ferdi olan ve musiki dünyasında geniş kitlelerce tanınan sanatçı, müzikal dehasıyla geleneksel Türk musikisine kırk beş yıl boyunca eşsiz katkılar sundu. Klasik Türk müziğinin geniş kitlelere en doğru şekilde ulaştırılmasında son derece büyük bir misyon üstlenen Ziya Taşkent, ömrünü Ankara Radyosu ve TRT çatısı altında yüce sanata adadı. Yeteneğini çok yönlü olarak sergileyen usta isim, icracılığının yanı sıra hocalık ve şeflik rolleriyle de ekol haline geldi. Musiki, onun için en büyük tutkuydu. Cumhuriyet döneminin bu müstesna müzik insanı, 1999 yılındaki yıkıcı Marmara depreminde hayatını kaybederek aramızdan ayrıldı.
Hukuk Fakültesinden Musiki Sıralarına
Lise eğitimini başarıyla tamamlayan Ziya Taşkent, yükseköğrenim hayatına hukuk eğitimi alarak adım atmaya karar verdi. Üniversitede bir yıl boyunca adalet koridorlarında eğitim gören genç Taşkent, içindeki güçlü nota sevgisine daha fazla karşı koyamadı. Hukuk eğitimini yarıda bırakan sanatçı, hayatının asıl yönünü belirleyecek olan müzik patikasında kararlılıkla ilerlemeyi seçti. O, notaları kanunların soğukluğuna tercih etmişti. Bu köklü tercih, onun Türk musiki tarihinin en parlak sayfalarında yer almasının ilk adımını teşkil etti. Sanat hayatı, Ankara Radyosu ile başladı. 1953 yılında Ankara Radyosu'nun kapısından içeri adım atan Taşkent, profesyonel müzik kariyerinin temel taşlarını döşemeye koyuldu. Radyodaki ilk yıllarında sergilediği üstün performans ve gösterdiği üstün disiplin, onun TRT bünyesindeki kırk beş yıllık kesintisiz kariyerinin de en büyük habercisi niteliğindeydi.
TRT Çatısı Altında Geçen Kırk Beş Yıl
Ankara Radyosu ile başlayan bu kutlu yolculuk, daha sonra Türkiye Radyo Televizyon Kurumu bünyesinde kesintisiz kırk beş yıl sürdü. Ziya Taşkent, TRT çatısı altında sadece bir ses sanatçısı olarak kalmayıp kurumun en verimli dönemlerine damgasını vurdu. Solistlik kariyerinin yanına öğretmenliği, bestekarlığı ve koro şefliğini ekleyerek musikinin her alanında aktif bir rol üstlendi. TRT çatısı altında üstlendiği başlıca roller şunlardır:
- Türk sanat müziği bestekarlığı
- Geniş kitlelere hitap eden güçlü solistlik
- Genç nesilleri yetiştiren musiki hocalığı
- Büyük koroları yöneten koro şefliği
Yetiştirdiği sayısız öğrenci ile klasik Türk sanat müziğinin geleceşe aktarılmasında adeta köprü vazifesi gördü. Sanatçı, tam adanmış bir müzik emekçisiydi. Müzik dünyasına kazandırdığı özgün bestelerle, geleneğin sınırlarını genişletirken aynı zamanda melodik zenginliği de en üst seviyeye taşıdı. Sarsılmaz disiplini ve sanata duyduğu büyük saygı sayesinde, TRT koridorlarında efsanevi bir figür haline gelmeyi başardı. TRT çatısı altında geçen kırk beş yıllık bu altın dönem, sanatçının üretkenliğinin en üst seviyeye ulaştığı ve Türk müziğine solist, besteci, koro şefi ve eğitmen olarak yön verdiği paha biçilemez bir süreç oldu.
Devlet Sanatçısı Unvanı ve Yalova'daki Hüzünlü Veda
Uzun yıllar boyunca Türk kültürüne sunduğu üstün hizmetler, devlet kademesinde de en üst düzeyde karşılık buldu. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, 1998 yılında Ziya Taşkent'i Devlet Sanatçısı unvanı ile onurlandırdı. Bu ödül, onun en büyük gururuydu. Ancak bu büyük gururun hemen ardından, Türk milleti ve sanat camiası tarihin en acı felaketlerinden biriyle sarsıldı. 17 Ağustos 1999 gecesi meydana gelen büyük Marmara depremi, usta sanatçıyı Yalova'nın Çiftlikköy ilçesinde yakaladı. Taşkent, bu büyük afette kendisi gibi ses sanatçısı olan eşi Ulviye Taşkent'i, kızı Rengin Dalmanoğlu'nu ve torunları Ece ile Efe Dalmanoğlu'nu kaybetti. Bu trajik afette ailesiyle birlikte aramızdan ayrılan değerli sanatçının cenazesi, Kocatepe Camisi'nde düzenlenen resmi törenin ardından Ankara'daki Cebeci Asri Mezarlığı'nda gözyaşlarıyla toprağa verildi. Onun ani ve hüzünlü vefatı, tüm ülkeyi derinden sarstı. Sanatçının geride bıraktığı ölümsüz nağmeler ve yetiştirdiği kıymetli talebeler, onun adını Türk musiki tarihinde sonsuza dek yaşatacaktır.
