Türk sporunun en önemli yapı taşlarından biri olan Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 1 numaralı üyesi ve ilk başkanı Nurizade Ziya Songülen, 1907 baharında İstanbul'da spor tarihini değiştirecek bir adım attı. Sarı-lacivertli camianın öncüsü olan bu vizyoner spor adamı, İngiltere'deki tahsili sırasında tanıştığı futbol tutkusunu ülkesine taşımıştır. Soylu bir Osmanlı aydını olan Songülen, henüz 21 yaşındayken gerçekleştirdiği bu büyük ülküyüle Türk futbolunun kurumsallaşmasına büyük katkı sağladı.
Saray Köşklerinden İngiltere'ye Uzanan Soylu Bir Yaşam
Ziya Bey, 9 Eylül 1886 günü İstanbul'da dünyaya geldi. Annesi Azize Hanım, Sultan II. Mahmud'un torunu Saliha Sultan'ın birinci kuşak soyundan gelmekteydi. Büyük dedesi Mehmed Nuri Efendi meşhur bir Hariciye Nazırıydı. Büyük dedelerinden Damat Gürcü Halil Rifat Paşa başta olmak üzere, dedeleri Server Paşa ve Asım Paşa ile babası Suad Bey; sadrazamlık, kaptan-ı deryalık, valilik ve adliye nazırlığı gibi devletin en kritik kademelerinde üstün vazifeler üstlenmişlerdir.
Ziya Bey'in ailesinde önemli görevler üstlenmiş bazı isimler şunlardır:
- Büyük dedesi Hariciye Nazırı Mehmed Nuri Efendi
- Büyük dedelerinden Damat Gürcü Halil Rifat Paşa
- Dedeleri Server Paşa ve Asım Paşa
- Babası Suad Bey
Suad Bey ve Azize Hanım, oğullarının çok iyi bir eğitim almasını arzuluyorlardı. Ziya'nın modern dünya görüşüne sahip olması için tüm olanakları seferber ettiler. Saint Joseph Fransız Koleji'nden 1903 senesinde başarıyla mezun olmasının ardından yükseköğrenim hedefleriyle İngiltere'ye giden Ziya Bey, burada zorlu inşaiye mühendisliği tahsilini başarıyla tamamlayarak diplomasını eline almıştır. İnşaiye mühendisliğini bitirip İstanbul'a döndü. İngilizce ve Fransızcaya mükemmel derecede hâkim olması ona önemli kapılar araladı. Ülkeye dönüşünde Düyun-u Umumiye idaresinde görev alarak iş hayatına adım attı.
Fenerbahçe'nin Doğuşu ve Yeşil Sahalardaki Öncülük
İngiltere'de kaldığı yıllarda futbolu yakından izlemişti. Bu sporu vatanında da yaygınlaştırmayı hedefliyordu. İstanbul'a döndüğünde Saint Joseph Fransız Koleji edebiyat muallimi Enver Yetiker ile iletişime geçti. Yapılan verimli görüşmeler meyvesini vermekte gecikmedi. Ziya Bey, Modalı yakın arkadaşlarıyla bir araya gelerek 1907 yılının bahar mevsiminde Fenerbahçe'yi kurdu. Modalı arkadaşlarıyla Kadıköy sokaklarında başlayan futbol sohbetleri, zamanla resmi bir spor kulübünün temellerini oluşturdu. Genç yaşta böylesine cesur bir adım atmak, o dönemin koşullarında büyük bir kararlılık gerektiriyordu.
Tarihi oluşum hayat bulduğunda Ziya Bey yirmi bir, Ayetullah Bey on dokuz, Necip Bey ise henüz on yedi yaşındaydı. Kulübün ilk başkanı seçilen Ziya Bey, aynı zamanda ekibin sol bek mevkiinde aktif olarak futbol oynuyordu. Kulübün kuruluş ve ilk faaliyet dönemlerindeki tüm parasal ihtiyaçlarını hiçbir karşılık beklemeden kendi kişisel servetinden karşılayan fedakar başkan, Fenerbahçe'nin sarı-beyaz renklere sahip ilk formalarını dahi bizzat İngiltere'den sipariş ederek getirtmiştir. Bunun yanı sıra, İngiliz kulüplerinin marşlarından esinlenerek Türk futbol tarihine geçecek bir ilke imza attı. Osmanlı vatandaşı müzisyen Krikor Sinanyan ile anlaşarak 1908 yılında kulübe özel bir marş hazırlattı. Notasyonu günümüze kadar ulaşan bu eser, bir Türk takımına özel bestelenen ilk marştır.
Türk Sporunun Gelişimi İçin Atılan Büyük Adımlar
O dönemlerde Osmanlı topraklarında futbol oynamak yasaklar altındaydı. Ziya Bey bu engelleri aşmak ve sporu geliştirmek adına büyük bir inisiyatif üstlendi. Futbolun Osmanlı topraklarında serbestçe oynanması ve gelişmesi maksadıyla sorumluluk üstlenen vizyoner lider, dönemin Futbol Ligi işlevini üstlenen Union Club idaresini II. Abdülhamit'in özel doktoru Cemil Topuzlu'nun da dahil olduğu yakın arkadaş çevresiyle birlikte kurmuştur. Bu yeni oluşum dönemin Futbol Birliği rolünü görüyordu. Union Club idaresinin kurulması, Türk sporu için adeta devrim niteliğinde bir gelişmeydi. Bu idare sayesinde dağınık haldeki takımlar tek bir çatı altında birleşerek rekabet edebilme şansı buldular.
İşlerin yoğunlaşması üzere mesaisini yalnızca tek bir kulüple sınırlandırmak istemedi. Bu sebeple, 1908 yılının son günlerinde Fenerbahçe Başkanlığı koltuğunu yakın dostu Ayetullah Bey'e devretti. Ortaklaşa yürütülen bu girişimler neticesinde sarı-lacivertli takım, 1908-1909 sezonunda İstanbul Futbol Ligi'ne ilk adımı attı. 1909 yılında Ziya Bey'in kulüp başkanı olarak Krikor Sinanyan'a bestelettiği 1909 Fenerbahçe Marşı, Türk spor tarihinin ilk marşı olarak kayıtlara geçti. Ziya Bey, 1910 yılında Fenerbahçe'deki görevlerinden istifa ederek ayrıldı. Sonradan kulübe geri dönmüş olsa da kendisine etkin bir vazife verilmedi. Türk sporunda derin izler bırakan bu efsanevi lider, 21 Ağustos 1936 tarihinde İstanbul'da kırk dokuz yaşında hayata gözlerini yumdu.
