Çanakkale topraklarında doğup büyüyen ve Türk siyasetinde devrim niteliğinde bir başarıya imza atan Zekiye Gülsen, ülkenin en önemli kadın öncülerinden biri olarak Cumhuriyet tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. 1918 yılında Çanakkale'nin şirin ilçesi Lapseki'de dünyaya gelen Gülsen, çocuk yaşlardan itibaren eğitime duyduğu derin tutkuyla kendisini yetiştirmiştir. Cumhuriyet'in aydınlanma meşalesini taşıyan bir öğretmen olmasının yanı sıra, yurt dışında aldığı pedagoji eğitimiyle alanında yetkin bir uzman haline gelmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde üst düzey görevlerde bulunurken, Çanakkale halkının teveccühüyle 12 Ekim 1969 tarihinde yapılan genel seçimlerde milletvekili seçilmiştir. Bu zafer, Çanakkale tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) gönderilen ilk kadın milletvekili unvanını ona kazandırmıştır. O, kent için gerçek bir ilkti. Hayatını eğitime ve halkına adayan bu değerli devlet kadını, 20 Temmuz 2013 tarihinde yine doğduğu topraklar olan Lapseki'de yaşama gözlerini yumuştur.
Gençlik Yılları ve Eğitime Adanmış Bir Ömür
Zekiye Gülsen'in yaşam yolculuğu, Lapseki'nin tarihi sokaklarında başlamıştır. İlk eğitimini doğduğu Lapseki'de, orta tahsilini ise Çanakkale'de tamamlamıştır. Ardından kariyer basamaklarını hızla tırmanan Gülsen'in mesleki ve akademik gelişim basamakları şu şekildedir:
- Edirne Öğretmen Okulu mezuniyeti (1938)
- Gazi Eğitim Enstitüsü diploması
- Münih Üniversitesi Pedagoji Bölümü Özel Eğitim İhtisası
- Hacettepe Tıp Fakültesi Çocuk Psikolojisi uzmanlığı
Münih Üniversitesi'nde pedagoji alanında ihtisas yaptıktan sonra ülkeye dönen Gülsen, çeşitli kademelerde öğretmenlik ve okul müdürlüğü yapmış, ayrıca Hacettepe bünyesinde çocuk psikoloğu olarak çalışmıştır. Siyasete atılmadan hemen önce Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Birimi bünyesinde Şube Müdürü olarak görev yapmaktaydı. Bakanlıkta şube müdürüydü.
Çanakkale Siyasetinde Bir Milat: 1969 ve 1973 Seçimleri
Bürokrasideki başarılı kariyerinin ardından yönünü parlamentoya çeviren Gülsen, 1969 genel seçimlerinde Çanakkale'den aday olmuştur. Sandıktan zaferle çıkarak parlamentoya adım atan Gülsen, şehri için tarihi bir dönüm noktası yaratmıştır. O güne dek kentten TBMM'ye hiçbir kadın vekil gönderilememiş olması, onun bu başarısını daha da anlamlı kılmıştır. Elde ettiği bu tarihi başarıyla Çanakkale'nin ilk kadın milletvekili olarak tanınan Gülsen, parlamentodaki yerini alarak kentin sorunlarını meclis kürsüsüne taşımıştır. Başarılı performansı sayesinde Çanakkale seçmeni ona olan inancını tazelemiştir. 1973 genel seçimlerinde yeniden aday gösterilen deneyimli siyasetçi, seçimi tekrar kazanarak meclisteki yerini korumuştur. Milletvekilliği vazifesini 1977 yılına dek kesintisiz bir biçimde, kentine ve milletine layık bir özveriyle sürdürmeyi başarmıştır.
Kadınların Temsil Mücadelesi ve Çanakkale Örneği
Zekiye Gülsen'in meclise giden yolu, Türk kadınının siyasi haklar mücadelesinin de önemli bir parçasıdır. Türkiye'de kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının hemen ardından 8 Şubat 1935 Cuma günü başlayan seçimlerde, halk önce ikinci seçmenleri belirlemiş, bu seçmenler de nihai olarak milletvekillerini seçmiştir. İlk seçimde kadın aday çıkmamıştı. Yapılan bu tarihi seçimler neticesinde Çanakkale milletvekili olarak meclise giren isimler şunlardır:
- Mehmet Şükrü Yaşin
- Ziya Gevher Etili
- Ahmet Cevat Emre
- Hilmi Ergeneli
- Doktor Mustafa Bengisu
Çanakkale'de kadınların meclis yolundaki bu sessiz dönemi, 1950 genel seçimlerine kadar devam etmiştir. Bu durum 1950'ye kadar sürdü. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde Çanakkale'de ilk kez kadınlar da aday adayı olmuş, Cumhuriyet Halk Partisi'nden başvuran ve o sırada Amerika'da bulunan Nezahat Şavran ise aday listesine dahil edilmemiştir. Aynı seçim döneminde Demokrat Parti de Çanakkale seçim çevresinde kadın aday göstermemeyi tercih etmiştir. Bu tarihi dönemecin tek cesur kadın figürü ise bağımsız olarak yarışa katılan Şükrüye Yener olmuştur. Yıllarca ebe olarak görev yapan Yener, bağımsız adaylık mücadelesinde ne yazık ki arzu ettiği başarıyı yakalayamamıştır. Yener seçimlerde başarı gösteremedi. İşte bu uzun ve zorlu mücadele geçmişi, Zekiye Gülsen'in 1969 yılındaki tarihi başarısının Çanakkale için ne denli büyük bir zafer olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.