Türk tiyatro tarihinin en saygın isimlerinden biri olan Zeliha Berksoy, 27 Mart 1946 tarihinde İstanbul'da efsanevi opera sanatçısı Semiha Berksoy ve Ercüment Siyavuşoğlu'nun kızı olarak gözlerini dünyaya açtı. Sanatın tam merkezinde büyüyen Berksoy, annesinin izinden giderek tiyatro ve sinema sahnesinde devleşen, aynı zamanda Bakırköy Belediye Tiyatroları'nın kuruculuğunu üstlenen öncü bir sanat kadınıdır. Çocukluğundan itibaren kulis tozu yutarak yetişen usta oyuncu, yarım asrı aşan kariyeri boyunca hem sahne üzerinde hem de kurduğu vakıflarla Türk kültür hayatını şekillendirmeyi başardı.
Sanatla Yoğrulan Çocukluk ve Berlin Yılları
Annesi Semiha Berksoy'un ilk Türk opera sanatçısı ünvanı ve Atatürk Opera Ödülü sahibi olması, onun da sanat dolu bir atmosferde büyümesini sağladı. Berlin Yüksek Müzik Akademisi mezunu olan sıra dışı bir annenin kızı olan Zeliha Berksoy, çocukluğunu Devlet Tiyatrosu kulislerinde, turnelerde ve yurt dışı gezilerinde geçirdi. Henüz üç buçuk yaşındayken Viyana Devlet Operası'nda "Tanrıların Çöküşü" adlı eseri izlemesi, gelecekteki ideallerinin en büyük habercisiydi. Küçük yaşlarda Devlet Tiyatrosu'nda ufak roller alarak sahneye adım atan Berksoy'un en büyük hayali, başarılı bir tiyatro sanatçısı olmaktı.
Bu tutkuyla Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'ne giren sanatçı, eğitimini tamamladıktan sonra 1965 yılında rotasını Almanya'ya çevirdi. Dönemin en önemli reji okulu kabul edilen Alman tiyatrosunu yakından tanımak amacıyla Berlin'e gitti. O yıllarda Berlin Duvarı ile ikiye bölünmüş olan bu tarihi şehirde, her iki yakadaki sanatsal hareketleri de yakından izleme şansı yakaladı. Ünlü Schiller Theatre bünyesinde reji asistanlığı yaparken, aynı zamanda Bertolt Brecht'in kurucusu olduğu Berliner Ensemble'ın provalarını takip etti. Brecht'in eşi Helene Weigel'dan aldığı özel izinle bu köklü tiyatronun muazzam arşivinden yararlanan Berksoy, orada geçirdiği bir yılı mesleki yaşamının en büyük dönüm noktası olarak nitelendirir. Almanya macerası onu bambaşka bir insan yapmıştı.
"Asiye" ile Değişen Hayat ve Sahneye Adanan Ömür
Almanya'da kalması yönünde gelen teklifleri geri çevirerek Türkiye'ye dönen Berksoy, edindiği zengin birikimi kendi topraklarında sergilemek istedi. Ülkeye döndüğünde hareketli bir politik atmosfer ve canlı bir özel tiyatro ortamı buldu. Geleneksel yapılardan uzaklaşmak adına Devlet Tiyatrosu'ndaki görevinden ayrılan usta oyuncu, 1970 yılında nöroloji uzmanı Yıldırım Aktuna ile hayatını birleştirdi. Çiftin bu evlilikten 1971 yılında Oğul Aktuna adında bir erkek çocukları dünyaya geldi ancak birliktelikleri 1974 yılında sona erdi.
Zeliha Berksoy'un kariyerindeki en büyük parlamayı getiren olay, Vasıf Öngören'in kaleme aldığı "Asiye Nasıl Kurtulur?" oyunu oldu. Yazarın ısrarı üzerine başrolü üstlenen Berksoy'a sahnede annesi Semiha Berksoy da eşlik etti. Ankara Birlik Tiyatrosu tarafından sahnelenen bu unutulmaz eser, tam iki yıl boyunca kapalı gişe oynayarak büyük bir yankı uyandırdı. Bu büyük başarının ardından Berlin'e dönme planlarını tamamen rafa kaldıran sanatçı, Dostlar Tiyatrosu ve İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde birbirinden önemli yapımlarda yer aldı. Bu süreçte sahnelediği oyunlarla adından söz ettirmeyi başardı.
Bu dönemde yer aldığı başlıca önemli oyunlar şunlardır:
- Keşanlı Ali Destanı
- Kafkas Tebeşir Dairesi
- Yedi Ölüm Günahı
- Yosma
Dostlar Tiyatrosu çatısı altında usta tiyatrocu Genco Erkal ile uzun yıllar omuz omuza çalışan Berksoy, sahnedeki disiplini ve ödün vermeyen duruşuyla takdir topladı. Tiyatronun yanı sıra Türkiye'nin üçüncü ödenekli tiyatrosu unvanına sahip olan Bakırköy Belediye Tiyatrosu'nun kurucu kadrosunda yer alarak yönetimini üstlendi. Ayrıca Beşiktaş Akatlar'daki Melih Cevdet Anday Sahnesi'nin kurulmasında da öncülük etti.
Kamera Arkası, Vakıf ve Eğitim Mirası
Sahne sanatlarındaki üstün performansının yanı sıra usta oyuncu, 1989 yılında beyaz perdeye de adım attı. Yavuz Özkan'ın yönettiği "Film Bitti" filminde Kadir İnanır ile başrolü paylaşırken, aynı yıl İrfan Tözüm imzalı "İkili Oyunlar" filminde ise Tarık Akan ile birlikte kamera karşısına geçti. Sanatçı sonraki yıllarda "Güz Sancısı", "Ve Merhaba Kainat: Nazım Hikmet" ile "Ve Perde!" gibi yapımlarda da rol alarak sinema izleyicisinin beğenisini kazandı.
Zeliha Berksoy, annesinin sanatsal mirasını yaşatmak amacıyla 1996 yılında dostları Mengü Ertel ve Onat Kutlar'ın önerileriyle Semiha Berksoy Opera Vakfı'nı kurdu. Günümüzde de aktif olarak bu vakfın başkanlığını yürütmekte ve genç yeteneklere kapı açmaktadır. Aynı zamanda akademik alanda da büyük katkılar sunan sanatçı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü Başkanlığı görevini üstlenerek geleceğin tiyatrocularını yetiştirmeye devam etmektedir.
