Yiğit Aydın, çağdaş Türk müzığinin hem çok yönlü hem de üretken temsilcilerinden biridir. Sanatçı, 4 Ekim 1971'de Erzincan'da dünyaya gelmiştir. Bestecilik ve orkestra şefliğinin yanı sıra müzikolog ve sosyolog kimliğiyle de tanınmaktadır. Sanatçının hazırladığı besteler ile akademik metinler, uluslararası alanda geniş bir yankı uyandırmayı başarmıştır. Kendisi, eserlerinde Doğu ile Batı kültürleri arasındaki paylaşım ve çelişkileri derinlemesine işlemektedir. Aydın'ın özgün çalışmaları yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli festivallerde sıklıkla icra edilmektedir. Sanatçının bestelediği bu eserler ayrıca farklı CD kayıtları aracılığıyla müzikseverlere ve dinleyicilere ulaştırılmaktadır. Kompozisyonlarında sergilediği bu kültürel sentez, onun hem sosyolojik bakış açısını hem de müzikal yeteneğini yansıtmaktadır.
Bilim ve Sanatı Buluşturan Eğitim Yılları
Sanatçının eğitim hayatı oldukça zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı bünyesinde müzikal kompozisyon alanında lisans eğitimi almıştır. Aynı kurumda orkestra şefliği dalında yüksek lisans programını tamamlamıştır. Ankara Devlet Konservatuvarı'ndaki eğitim sürecinde Muammer Sun, İlhan Baran, İstemihan Taviloğlu, Rengim Gökmen ve Ertuğrul Bayraktarkatal gibi Türkiye'nin en değerli besteci ve şefleriyle doğrudan çalışma şansına sahip olmuştur. Sanatçı, müzik çalışmalarına paralel olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde de eğitim görmüştür. ODTÜ makine mühendisliği bölümünden lisans derecesiyle mezun olmuştur. Sanatçı, konservatuvardaki derslerinin yanı sıra mühendislik eğitimini de aksatmadan eş zamanlı olarak başarıyla yürütmüştür.
Mühendislik eğitiminin hemen ardından sosyoloji alanında lisansüstü eğitimine başlamıştır. Sosyoloji alanındaki çalışmalarında çağdaş toplumsal düşünce, kopuş ve Doğu düşüncesi temalarına odaklanmıştır. Ayrıca sömürgecilik ve milliyetçilik gibi kritik konuları da derinlemesine incelemiştir. Bu akademik birikimin hemen ardından Almanya'ya yönelen sanatçı, çalışmalarına Avrupa'da devam etmiştir. Marburg Müzik Bilimleri Enstitüsü bünyesinde profesör Sabine Henze-Döhring yönetiminde doktora tezi hazırlamıştır. Hazırladığı bu tezin ana başlığı ise 'Yeni Türk Müzıği' olmuştur. Almanya'daki doktora araştırmaları süresince Türk Eğitim Vakfı ile Eczacıbaşı Vakfı'ndan burslar almıştır. Almanya topraklarında sürdürdüğü bu kapsamlı doktora çalışmaları, sanatçının hem müzik teorisi alanındaki akademik birikimini hem de kültürel analiz yapabilme yeteneğini çok daha ileri bir boyuta taşımıştır.
Eczacıbaşı Beste Yarışması'nda Tarihi Başarı
Yiğit Aydın, Türkiye'nin en prestijli sanat ödüllerinden birini kazanarak büyük ses getirmeyi başarmıştır. Dr. Nejat Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması'nda iki kez üst üste birincilik elde etmiştir. Sanatçı, 2002 senesinde düzenlenen dördüncü beste yarışmasını 'Adım-Oyun-Ağır-Başka' adlı kompozisyonuyla birinci olarak kazanmıştır. Hemen ardından 2004 yılındaki beşinci yarışmayı ise 'Sahne' isimli çalışmasıyla birinci tamamlamıştır. Bu prestijli ödülü arka arkaya iki defa kazanan ilk besteci unvanını almıştır. Beste yarışmalarında elde ettiği bu üst üste birincilik zaferleri, onun Türkiye genelinde yürüttülüğü çağdaş kompozisyon çalışmalarının sanatsal ve entelektüel gücünü, derinliğini, kalitesini ulusal düzeyde tescil etmiştir. Müzik kuramı ve sosyolojisi üzerine yazdığı makaleleri çeşitli ülkelerde neşredilmiştir. Bu akademik içerikli metinler Türkiye, Almanya ve Belçika'da önemli süreli yayınlarda basılmıştır. Ayrıca sanatçının bazı çalışmaları prestijli derleme kitaplarda bağımsız bölüm olarak yer bulmuştur. Yayınlanan bu yazılar, bestecinin sadece pratik müzikle değil, aynı zamanda işin teorik boyutuyla da ilgilendiğini kanıtlar niteliktedir.
Uluslararası Sahnelerde Tınlayan Yapıtlar
Bestecinin özgün ve yaratıcı kompozisyon çalışmaları, yurt dışındaki çeşitli organizasyonlarda sıklıkla seslendirilmektedir. Yıl 2009 olduğunda, 26. Uluslararası Ankara Müzik Festivali kapsamında özel bir konser düzenlenmiştir. Bu etkinlikte 'Saygun Emre Operası'ndan Prelüd' eseri Bilkent Senfoni Orkestrası tarafından ilk kez icra edilmiştir. Konserdeki bu başarılı ilk seslendirilişin ardından sanatçıya uluslararası alanda yeni kapılar açılmıştır. Avrupa Festivalleri öncülüğünde hayata geçirilen MusMA projesinden önemli siparişler almaya hak kazanmıştır. Avrupa Festivaller Birliği tarafından yürütülen MusMA projesi kapsamında sipariş edilen bu önemli eserler, farklı Avrupa ülkelerdeki radyo yayın ağları ile uluslararası konser programlarında sıklıkla yer bulmuştur. Bu doğrultuda 2013 yılında Hacı Bayram-ı Veli ve Goethe'nin mısralarını buluşturan 'Tanrının Dostları' adlı eseri 12 ses için bestelemiştir. Eser, Hacı Bayram-ı Veli ile Goethe'nin farklı yüzyıllarda dile getirdiği mısralarını müzikal bir düzlemde sentezlemektedir. Bir yıl sonra yine MusMA siparişiyle 12 solist için sekiz dakikalık 'Friends of God' çalışmasını yazmıştır.