İçeriğe Atla
Yavuz Sultan Selim fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Yavuz Sultan Selim Kimdir?

Yavuz Sultan Selim (1470-1520), Osmanlı’nın 9. padişahı; Çaldıran, Mercidabık ve Ridaniye zaferlerinin mimarı, İslam hilafetini Osmanlı’ya taşıyan hanedan.

Diğer adlar: Yavuz Selim, Selim I, Sultan Selim, I. Selim

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Yavuz Sultan Selim Hakkında

Yavuz Sultan Selim, 10 Ekim 1470’da Amasya’da doğdu. Osmanlı Devleti’nin dokuzuncu padişahı ve İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü olan bu hkümdar; sekiz yıllık saltanatında devletin sınırlarını üç kıtada genişletti. Babası II. Bayezid, annesi Dulkadırlı ailesinden gelen Aişe Hatun’du.

Şehzadelik Yılları ve Trabzon Valiliği

Gençliğini geçirdiği Amasya’da devrin önde gelen âlimlerinden Arapça, Farsça, din ve fen bilimleri eğitimi aldı. Devlet idaresi ve askeri komuta konularında yetkinleşmesi için Trabzon Valiliği’ne atandı. Bu görev sırasında pasif kalmadı; Trabzon’a baskın düzenleyen Gürcü kuvvetlerine karşı sefere çıktı ve 1508’de Kars, Ardahan, Erzurum ile Artvin’i Osmanlı topraklarına kattı.

Aynı yıllarda Doğu Anadolu’da Şah İsmail’in körükledği Safevi propagandası giderek yaygınlaşıyordu. Durumu defalarca babasına bildiren Sultan Selim, II. Bayezid’in hare ketsizliği karşısında valilik yetkisinin yeterli olmadığını anladı. 24 Nisan 1512’de babasini tahttan indirdi, kardeşleri Korkut ve Ahmet Çelebi’yi siyasi rekabetten uzaklaştırdı ve tek başına devletin dizginlerini eline geçirdi. II. Bayezid, tahtan çekildikten kısa süre sonra, 26 Mayıs 1512’de hayatını kaybetti.

Çaldıran’dan Mecca’ya: Büyük Doğu Seferleri

Tahta geçer geçmez en önemli tehdit olarak gördüğü Safevi Devleti’ne odaklandi. Batıdaki komşularıyla — Macarlar, Eflak, Boğdan, Venedik ve Mısır — mevcut barış antlaşmalarını yenileyerek arkasını güvenceye aldı. 1514 yazında ordusuyla İran topraklarına girdi. 23 Ağustos 1514’te yapılan Çaldıran Savaşı’nda Safevi kuvvetleri büyük bir bozguna uğradı; Şah İsmail çaresiz kaçarken Sultan Selim Tebriz’e girdi. Hava koşulları nedeniyle İran’ın tamamı ele geçirilemedi, ancak Erzincan ve Bayburt Osmanlı denetimine geçti.

Doğu sınırını iyice pekiştirmek için 12 Haziran 1515’te Dulkadiroğlu Beyliği’ne son verildi; böylece Diyarbakır, Mardin ve Bitlis Osmanlı sınırlarına dahil oldu. Ardından gözler güneye çevrildi. Hac güzergâhındaki anlaşmazlıklar ve Safevi-Memlük ittifakı ikinci büyük doğu seferinin fitilini ateşledi.

5 Haziran 1516’da harekete geçen Osmanlı ordusu süratle Mısır sınırlarına dayandı. Antep ve Besni kaleleri direneme den teslim oldu. 24 Ağustos 1516’da Mercidabık Savaşı’nda Mısır hümkdarı Kansu Gavri yenilip hayatını kaybetti; tüm Suriye Osmanlı topraklarına katıldı. Halep, Hama, Humus ve Şam arka arkaya alındı. Lübnan emirleri Osmanlı hâkimiyetini tanıdı; Gazze ve Kudüs de bu zincirleme fetihler sırasında Osmanlı’ya geçti.

Mısır’ın başına geçen Tumanbay Osmanlı üstnülüğünü kabul etmedi. 22 Ocak 1517’de Ridaniye Savaşı’nda Tumanbay yenilgiye uğratıldı ve Memlük Devleti tarih sahnesinden çekildi. 24 Ocak 1517’de Kahire’nin alınmasının hemen ardından Abbasilerden devreden halifelik makamı Osmanlı hanedanına geçti. Kahire’deki kutsal emanetler İstanbul’a taşındı; Osmanlı padişahı artık İslam’ın en yüksek dini otoritesini de temsil ediyordu.

Mirası ve Vefatı

Sekiz yıllık iktidar süresince Suriye, Filistin ve Mısır’ı Osmanlı’ya bağlayan Sultan Selim, imar alanında da izler bıraktı:

  • Diyarbakır Fatih Paşa Camii
  • Elbistan Ulu Camii
  • Şam Salihiye’deki Muhyiddin-i Arabi Camii, imaret ve türbesi

22 Eylül 1520’de “Aslan Pençesi” olarak adlandırılan bir çıban nedeniyle hayatını kaybetti. Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Sultan Selim Camii’ndeki türbede topr ağa verildi. Tahtı, oğlu Kanuni Sultan Süleyman’a devredildi.