Finans dünyasının en karizmatik liderlerinden Warren Edward Buffett, 30 Ağustos 1930 tarihinde Omaha, Nebraska topraklarında dünyaya gözlerini açtı. Borsa simsarı Howard Buffett ile Leila Buffett çiftinin ortanca çocuğu olan dahi isim, küçük yaşta ticarete atıldı. Borsadaki sıra dışı yeteneği ve sabırlı değer yatırımı stratejisi sayesinde, sıfırdan inşa ettiği devasa servetiyle küresel ölçekte en zengin liderler arasına girmeyi kalıcı olarak başardı. Finans dünyasına duyduğu tutku, onu zamanla holding devi Berkshire Hathaway'in tek yöneticisi konumuna getirdi.
Girişimci Bir Çocukluktan Yüksek Finansa
Buffett, henüz altı yaşındayken dedesinin bakkal dükkanından aldığı altılı Coca-Cola şişelerini kârla satarak ilk parasını kazandı. On yaşındayken gerçekleştirdiği New York seyahatinde borsa binasını gezmesi onun geleceğini tamamen şekillendirdi. Böylece on bir yaşında ilk hisse senedini babasının yanında satın aldı. İlk hisselerini erken satıp tavan yaptığını görünce, uzun vadeli yatırımın önemini hemen kavradı. Rose Hill İlköğretim Okulu'nun ardından eğitimine Washington'da devam etti. Lisede gazete dağıtarak birikim yaptı. Babasının ısrarıyla Wharton Business School'da başladığı yükseköğrenimini Nebraska-Lincoln Üniversitesi'nde tamamladı. Harvard Business School ise yaşını küçük bularak başvurusunu reddetti. Bunun üzerine Columbia Business School'da Benjamin Graham'ın öğrencisi oldu. Wall Street hayali babasının ve hocasının itirazlarıyla karşılaşınca mecburen Omaha'ya dönerek borsa simsarlığı yaptı. Bu süreçte Nebraska Üniversitesi bünyesinde yatırım ilkeleri konulu gece dersleri de verdi. GEICO yöneticisi Lorimer Davidson ile yaptığı uzun görüşme, hayatı boyunca sürecek güçlü bir dostluğun kapısını araladı. Graham, 1954 yılında ona nihayet şirketinde iş verdi. Onun emekliliğinin ardından Omaha'ya dönen Buffett, 1956'da kurduğu Buffett Associates firmasıyla profesyonel fon yönetimine başladı.
Berkshire Hathaway ve Milyarderliğe Uzanan Yol
Şirket hisselerini Seabury Stanton adındaki patrondan azar azar toplayarak yönetimi tamamen kendi kontrolüne aldı. Tekstil sektöründeki genel gerileme sebebiyle başlangıçta riskli görünen bu büyük hamle, zamanla onu milyonerler kulübüne taşıyan en önemli ve kazançlı finansal dönüm noktası haline geldi. Şirket bünyesindeki ortaklara 1970 yılından itibaren gönderdiği mektuplar, finans dünyasında adeta rehber niteliği kazandı. Forbes listesine 1979'da giren Buffett, yatırımlarını ABC ve Coca-Cola gibi devlerle güçlendirdi. Yeni milenyumda gerçekleştirdiği forward sözleşmelerinden de birkaç sene içinde milyarlarca dolar net kâr elde etti. 2008'de ise 62 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin insanı oldu.
Buffett'ın en çok kazandıran stratejik hamlelerinden bazıları şunlardır:
- Berkshire Hathaway holdinginin kontrolünü ele geçirip tekstilden sigorta devine dönüştürmesi,
- Coca-Cola şirketinin yüzde yedi oranındaki hissesini portföyüne eklemesi,
- Salomon Inc firmasının hisselerini satın alarak en büyük ortak konumuna gelmesi.
Mütevazı Yaşam Tarzı ve Tarihi Bağışlar
Dünyanın en büyük jet filosu şirketine sahip olmasına karşın kendisinin tek bir özel uçağı bile bulunmuyor. Gündelik hayatında orta sınıf Cadillac otomobilini bizzat sürerken çevresinde hiçbir koruma ordusu barındırmıyor. Aile hayatında 1952 yılının nisan ayında Susan Thompson ile dünya evine girerek üç çocuk sahibi oldu. Yirmi beş yıl sonra ayrılsalar da eşinin 2004'teki ölümüne dek evli kaldılar. 2006 yılında ise Astrid Menks ile ikinci evliliğini yaptı. 2012'de prostat kanseri teşhisi alsa da tedavisi başarıyla tamamlandı. Servetini yüzde seksen beşini bağışlayacağını ilan eden cömert milyarder, 2006 yılında Bill ve Melinda Gates Vakfı'na otuz bir milyar dolarlık tarihi bir hisse devri gerçekleştirdi. Servetini geriye kalan kısmını ise çocukları ile eski eşinin anısına kurduğu Susan A. Buffett Vakfı'na bırakacağını duyurdu.
