Türk basın tarihinin en sıradışı figürlerinden biri olan gazeteci Veli Yılmaz, 1950 yılında Giresun'un Şebinkarahisar ilçesinde hayata gözlerini açtı. Sosyalist fikirleri ve yürüttüğü siyasi mücadele sebebiyle hayatının en verimli dönemini cezaevinde geçiren Yılmaz, dünya genelinde en uzun hapis cezasına çarptırılan basın mensubu olarak tarihe geçti. Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) kurucuları arasında yer alan aydın, genç yaşta başladığı yazı işleri müdürü olduğu gç dönemlerde kaleme aldığı yazılar ve savunduğu görüşler nedeniyle yargılandı. Gazetecilik faaliyetleri dolayısıyla yüzlerce yıl hapis cezasına mahkum edilen Yılmaz, 27 Mart 1993 tarihinde geçirdiği ani bir kalp krizi neticesinde 43 yaşında yaşamını yitirdi.
Gençlik Yılları ve Siyasi Mücadele
İlk ve ortaöğrenimini doğum yeri olan Şebinkarahisar'da tamamlayan Veli Yılmaz, muhalif kimliğiyle henüz lise sıralarındayken tanıştı. Kaleme aldığı bir okul kompozisyonunda sol fikirleri savunduğu öne sürülerek okuldan bir haftalık uzaklaştırma cezası aldı. Bu erken ceza, onun gelecekte yürüteceği zorlu mücadelenin habercisiydi. Yükseköğrenim için 1970 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi'ni kazandı. Ancak üniversite serüveni oldukça kısa sürdü. 68 Kuşağı'nın aktif bir üyesi olan Yılmaz, birinci sınıftayken siyasi eylemleri yüzünden tutuklandı. Askeri cezaevinde iki buçuk yıl hapis yattı. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra, THKO'nun kurucu kadroları içerisinde aktif görev aldı.
Rekor Hapis Cezası ve Cezaevi Dönemi
Şubat 1976 tarihi itibarıyla Halkın Kurtuluşu gazetesinde çalışmaya başlayan Veli Yılmaz, aynı zamanda örgüt içindeki fikri ayrılıklarda da taraf oldu. Mayıs 1977 tarihinde örgüt bünyesinde yaşanan fikirsel ayrışmada bazı isimlerle ortak hareket etmeyi seçti:
- Gökalp Eren
- Mehmet Asal
- Ercan Öztürk
- Semih Orcan
12 Eylül Darbesi sonrasında, Kasım 1980'de tutuklanan gazeteci, Türkiye Devrimci Komünist Partisi (TDKP) üyeliği suçlamasıyla hakim karşısına çıkarıldı. Mahkeme heyeti, sorumlu yazı işleri müdürü olduğu gazetedeki yayınları gerekçe göstererek Yılmaz'a benzeri görülmemiş cezalar verdi. Askeri mahkemenin hükmettiği ve Askerî Yargıtay 1. Dairesi tarafından onaylanan tarihi cezalar şunlardır:
- Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesini 75 defa ihlal etmekten 588 yıl 9 ay
- Kanunun 159. maddesini 141 kez ihlal etmekten 147 yıl
- Yasanın 311 ve 312. maddelerini 25 defa çiğnemekten 12 yıl 9 ay
Bu kapsamda toplamda 748 yıl 6 ay gibi rekor bir hapis cezası alan Yılmaz, Nisan 1991'deki tahliyesine kadar parmaklıklar arkasında kaldı.
Basın Hayatı ve Son Yılları
Zorlu cezaevi koşullarına rağmen üretkenliğini yitirmeyen Veli Yılmaz, yazı hayatına demir parmaklıklar arkasından da devam etmeyi başardı. Çeşitli yayın organlarında makaleleri basılan gazeteci; Özgürlük Dünyası, Gerçek ve Evrensel Kültür dergilerine sürekli yazılar göndererek kamuoyuyla bağını koparmadı. Tahliye olmasının ardından Evrensel Basım Yayın bünyesinde çalışmalar yürüten tecrübeli kalem, Türk sol basını için kıymetli katkılar sundu. Türkiye'de yayıncılık alanında önemli bir yer edinecek olan Evrensel gazetesinin kuruluş aşamasında da kurucu üyeler arasında yer aldı. Ancak maruz kaldığı ağır stres ve cezaevi yıllarının getirdiği yorgunluk, genç bedenini yıpratmıştı. Özgürlüğe kavuştuktan kısa bir süre sonra, henüz kırk üç yaşındayken geçirdiği kalp krizi sebebiyle hayata veda etti.
